SIHHAT Ü MARAZ TERCÜMESİ (LEBÎB)
Sıhhat u Maraz tercümesi
Lebîb, Mehmed Lebîb Efendi, İstanbullu (d. 1203/1789 - ö. 1284/1867)

ISBN: 978-9944-237-87-1


Fuzûlî'nin (ö. 963/1556) insan ruhunun bu âlemdeki hikayesini konu alan Farsça eserinin Mehmed Lebîb Efendi tarafından yapılan Türkçe tercümesi. Sıhhat u Maraz'ın daha geniş bir kesime yayılması ve Farsça bilmeyen kimselerin bu eserden istifade etmesi amacıyla Meclis-i Vâlâ üyelerinden olan Lebîb Efendi’den bu eseri tercüme etmesi istenir. Lebîb Efendi, tercümeyi tamamladığında Meclis-i Ma’ârif reisi Abdülhak Efendi, incelemek üzere tercümenin bu nüshasını alır, ancak Abdülhak Efendi’nin vefatı üzerine bu nüsha ortadan kaybolur. Lebîb Efendi’nin müsveddesi de bir yangında yanınca, Lebîb Efendi ikinci kez Sıhhat u Maraz’ı tercüme eder ve Rebîulevvel 1273/Ekim-Kasım 1856’da eserin birinci baskısı yapılır. Lebîb Efendi’nin tercümesi daha sonra Galata Gümrüğü baş kitabetinde görevli bulunan Seyyid Mehmed Râgıb tarafından 1282/1865-1866 yılında, Ahmed Hamdî adlı bir zat tarafından 1327/1909-1910 yılında Trabzon’da basılmıştır.

Bu eserde, Fuzûlî insanoğlunun bedeni ve kalbi hakkında eski insanların sahip olduğu geleneksel bilgiyi ve anlayışı özetlemiştir. Sembolik bir üslubun tercih edildiği eserde, her bir terim kişileştirilerek canlı bir hikâye ortaya koymuştur. Rûhlar âlemindeki insan ruhunun dünyaya gelerek bedene yerleşmesinden sonra sahip olduğu maddî ve manevî bütün duyu ve duygular ile her insanın yaşaması muhtemel maddî ve manevî süreçler ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Eserin tercümesinde genel yapıya sadık kalan Lebîb Efendi, dönemin diğer mensur yazarları gibi ağdalı ve sanatlı bir dil ve üslup kullanmayı tercih etmiştir. Lebîb Efendi'nin tercümesinin metni, Mustafa el-Bağdâdî'nin tercümesiyle birlikte  yayımlanmıştır (Çiçekler ve Kaçar, 2018).

Lebîb'in biyografisi için bk. "Lebîb, Mehmed Lebîb Efendi, İstanbullu". Türk Edebitaı İsimler Sözlüğühttp://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/lebib-mehmed-lebib-efendi-istanbullu 

Eserden Örnekler


Fuzûlî merhûm buyurur: Muharrikân-ı silsile-i hikâyet ve mü’essisân-ı mebânî-i rivâyetten menkûl u mervîdir ki rûh nâmında bir pâk-nijâd ki âlem-i ceberûtta doğmuş ve fezâ-yı lâhûtu mekân edinmiş idi, yevmen mine’l-eyyâm seyr ü sefer ârzûsuyla âlem-i nâsûta kadem-nihâde oldukda, beden ismiyle müsemmâ bir diyâr gördü ki heft kişver onun endâm-ı seb‘asından ibâret ve ol iklîmin şehriyârlığı muhâlefette bedî‘u’l-iştirâk ve muvâfakatta adîmü’l-infikâk dört birâdere mahsûs olup bunlardan birinin ismi hûn, diğerinin safrâ, üçüncüsünün balgam, dördüncüsünün sevdâ idi. Bunlar fî-mâ-beynehüm teveddüd ü mahabbetde erkân ünvânıyla mezkûr ve yek-diğere tenâkusta ezdâd denmekle meşhûr olarak muhâletaları vücûda sebeb ve bu cihetten ahlât nâmıyla dahi mülakkab olmuşlar idi. Ve bu dört melikin ihtimâmıyla kişver-i tende telh ve turş ve şîrîn ve şûr, çâr cûy-ı revân, enhâ-yı mülk-i mezkûru ma’mûr u âbâdân etmiş ve enhâr-ı erba’a-i mezkûrenin hâsiyyeti olan yübûset ve rutûbet ve harâret ve bürûdet-nâm tabâyi’-i erba‘a mizâc nâmında bir duhterin zîr-i idâre vü tasarrufunda bulunmuş idi (Çiçekler ve Kaçar, 2018: 103).

Rûh gördü ki şehr-i dil vîrân ve leşker-i havâs perîşân olmuş, sevdâ âteş-efrûhte ve ciger dimâğ-sûhte olup hûn âb-ı dîde ile karışmış safrâ zerd ve balgam serd ve kavâyimin kıyâmı bozulmuş ve tabâyi‘in nizâmı dağılmış ve za‘f kuvvette sâhib-nisâb sıhhat ez-her-cihet halel-yâb olmuş. Rûh bu keyfiyetten muztarib ü müte’ellim olup aşka hitâb ile “ey hânumânımı vîrân ve beni ser-geşte-i devrân eden aşk-ı nâ-mihribân. Meğerki senin da‘vâların mahz-ı kizb ü hilâf ve aşk-ı ma‘şûkluk evsâfında îrâd ettiğin sözlerin cümlesi lâf ü güzâf imiş. Bu nasıl hiledir ki benim hakkımda şâyân gördün ve ne gûne desîsedir ki güftügû-yı mücerredle beni vâlih ü hayrân ettin. Fi’l-asl mülk-i ma‘mûrumda sâhib-fermân bir şehriyâr-ı vâlâ-şân iken hilâf-ı inhâlarla beni iğfal edip bir müddet mülk-i ma‘şûkîde ve biraz vakit diyâr-ı âşıkîde tek ü pû ile bî-mecâl eyledikden başka menâhic-i ma‘şûkîde mübtelâ-yı evzâ‘-ı dil-firîb ve menâzil-i âşıkîde bî-kes ü garîb ederek bilâ-fâ’ide me’yûs u nâ-ümîd vatanıma i‘âde eyledin. Görüyorsun ki dârü’l-mülküm ne hâle girmiş ve tahtgâh-ı saltanatım ne sûrette vîrân-zâra dönmüş” diye izhâr-ı tazaccur ü melâl eyledikte aşk rûhun adem-i dirâyetten nâşî ser-zede olan mugâlatasına ta‘accüp edip “ey rûh bilmem ki senin şikâyetin kimdendir. Hâlbuki bu hey’et ü âfet sana yine sendendir. Hâzin-i idrâka vedî‘a ettiğin âyine-i safâya bir kere nazar et ki ne görürsün ve ne makûle şekl ü şemâyil müşâhede edersin” dedi (Çiçekler ve M. Kaçar 2018: 123).

Kaynakça


Çiçekler, Ahmet Naim ve Mücahit Kaçar (2018). Ruhun Yolculuğu: Ruhnâme (Sıhhat ü Maraz – Hüsn ü Aşk). İstanbul: Büyüyenay Yayınları.

Kaçar, Mücahit (2019), “Fuzûlî’nin Rûh-nâme ’sinin Bilinmeyen Bir Tercümesi Sadrî-i Vânî’nin Behcetü’l-İrfân’ı”, Divan Edebiyatı Araştırmaları Dergisi, (23): 503-542.

Atıf Bilgileri


Kaçar, Mücahit. "SIHHAT Ü MARAZ TERCÜMESİ (LEBÎB)". Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü, http://tees.yesevi.edu.tr/madde-detay/sihhat-u-maraz-tercumesi-lebib. [Erişim Tarihi: 30 Kasım 2025].


Benzer Eserler

# Madde Yazar Madde Yazarı İşlem
1 DÎVÂN (LEBÎB) Lebîb, Mehmed Lebîb Efendi, İstanbullu Prof. Dr. Mehtap Erdoğan Taş
Görüntüle
2 KITA'ÂT-I NA'T-I ŞERÎF-İ HAZRET-İ RİSÂLET-PENÂHÎ (LEBÎB) Lebîb, Mehmed Lebîb Efendi, İstanbullu Doç. Dr. Hasan Kaplan
Görüntüle
3 NUHBE VE TUHFE TAZMÎNÂTI (LEBÎB) Lebîb, Mehmed Lebîb Efendi Doç. Dr. Hasan Kaplan
Görüntüle
4 MERSİYE-İ LEBÎB (LEBÎB) Lebîb, Mehmed Lebîb Efendi, İstanbullu Doç. Dr. Hasan Kaplan
Görüntüle
5 NA'T-I ŞERÎF-İ HAZRET-İ NEBÎ VE MENKABET-İ ÇEHÂR-YÂR (LEBÎB) Lebîb, Mehmed Lebîb Efendi, İstanbullu Doç. Dr. Hasan Kaplan
Görüntüle
6 SOKAKLARIN TATHÎR VE TANZÎMİNE DÂ'İR RİSÂLE (LEBÎB) Lebîb, Mehmed Lebîb Efendi, İstanbullu Akın ZENGİN
Görüntüle
7 ŞERH-İ LÂMİYYETÜ’L-ACEM (LEBÎB) Lebîb, Mehmed Lebîb Efendi, İstanbullu Doç. Dr. Hamza KOÇ
Görüntüle
8 TUHFE ŞERHİ MÜNTAHAB-I LEBÎB (LEBÎB) Lebîb, Mehmed Lebîb Efendi, İstanbullu Doç. Dr. Hasan Kaplan
Görüntüle
9 DİVANÇE (VÂZIH) Mustafâ Vâzıh Araş. Gör. Giyasi BABAARSLAN
Görüntüle
10 MEVRİDÜ’L-VÜSÛL FÎ MEVLİDİ’R-RESÛL (İBRÂHÎM ZİKRÎ) İbrâhîm Zikrî Prof. Dr. Mehmet Fatih Köksal
Görüntüle
11 ED-DÜRERÜ'L-MÜNTAHABÂTÜ'L-MENSÛRE FÎ ISLÂHİ'L-GALATÂTİ'L-MEŞHÛRE / GALATÂT-I HAFÎD EFENDİ Hafîd, Mehmed Hafîd Efendi Doç. Dr. Ramazan Ekinci
Görüntüle
12 TARÎKÜ'L-İHTİSÂR Nûrî, Osman Hanyevî Prof. Dr. Orhan Kurtoğlu
Görüntüle
13 TUHFETU SABRÎ AN-LİSÂNİ BULGARÎ Mehmed Sabrî Dr. Öğr. Üyesi Özkan Uz
Görüntüle
14 RAVZ-I VERD Şâkir, Ahmed Paşa Prof. Dr. Ramazan Sarıçiçek
Görüntüle
15 KENZ-İ FUSAHÂ (ABBAS KEMÂL EFENDİ) Abbas Kemâl Efendi, Kerküklü Diğer Öznur ÖZER
Görüntüle
16 DÎVÂN (ABDÎ) Abdî, Abdülkerîm Abdî Efendi Prof. Dr. Beyhan KESİK
Görüntüle
17 MEVLİD (ABDÎ) Abdî Doç. Dr. Hasan Kaya
Görüntüle
18 DÎVÂN (ABDÎ) Abdî, Şarkîkarahisarlı Dr. Hacer SAĞLAM
Görüntüle