- Yazar Biyografisi (TEİS)
Rızaeddin bin Fahreddin - Madde Yazarı: Dr. Öğr. Üyesi Ayşen Uslu
- Eser Yazılış Tarihi:1899
- Yazıldığı Saha:Bilinmiyor
- Edebiyat Alanı:Yenileşme Dönemi Türk Edebiyatı
- Dönemi:19. Yüzyıl
- Dili:Diğer
- Alfabesi:Arap
- Yapısı:Mensur
- Niteliği:Telif
- Türü/Formu:Roman
- Yayın Tarihi:17/08/2022
SELİME YA Kİ İFFET (RIZAEDDİN FAHREDDİN)
romanRızaeddin bin Fahreddin (d. 1859 - ö. 1936)
ISBN: 978-9944-237-87-1
Rızaeddin bin Fahreddin’in ilk romanı. Eser ilk kez Arap harfli Tatarca metin olarak 1899’da Kazan’da yayımlanmıştır. Orenburg müftüsü olan Rızaeddin bin Fahreddin Selime ya ki İffet romanında Gafil bin Abdullah müstear adını kullanır.
Roman, 21 bölümden oluşmaktadır. Romanın 1904 yılında yayımlanmış 2. baskısının girişinde Gafil bin Abdullah imzalı kısa bir yazı yer alır. Yazıda, anlatılacak hikâyenin Kazan’da başlayıp İdil üstünden Samara’ya ve oradan Astrahan’a geçip Bakü’ye kadar uzanacağı belirtilir. Tatar edebiyatının Marifetçilik döneminin en önemli konularından olan eğitim, romanın ana temasıdır. Eserde eski ve yeni usûl eğitim, medrese eğitimi, kızların okutulması meseleleri ele alınır.
Eserde adı belirtilmeyen medrese öğrencisi Kazan’dan Samara’ya gitmek üzere yola çıkar. On üç yaşında annesi tarafından Kazan’daki bir medreseye gönderilmesinin üzerinden on yıl geçmiştir. Genç adam, medresede geçirdiği on yılın sonunda öğrendiklerinin ne işe yarayacağını sorgulamaya başlar, dünyayı görmek maksadıyla seyahat etmeye niyetlenir. Şairlerin dünya cenneti dedikleri medresesindeki köşesinden bıkmış, başını alıp gitmeye karar vermiştir. Kazan’a gelişinden bir yıl sonra annesi öldüğünden kimsesi yoktur. Vapur yolculuğunda Moskova’da okuyan genç bir öğrenci tanışır ve onunla eğitim üzerine yaptığı sohbet, Batı tarzı eğitim hakkındaki ön yargılarını değiştirir. Vapurda Avrupa seyahatinden dönen bir anne kızla tanışır. Anlatıcı, genç kızın gerçek adını vermeyip ondan bahsederken Selime adını kullanacaklarını belirtir. Selime ve annesi Tahran’dandır. Genç kız çok iyi Arapça konuşmaktadır. Genç adam, on yıl medresede okuduğu halde Arapçayı genç kız kadar iyi konuşamadığını fark eder. Anne kız aralarında Farsça konuşurlar. Selime beş yıl Kahire’de bir Darülfünûn'da okumuş ve orada Arapça, Fransızca ve İngilizce öğrenmiştir. Babasının ölümü üzerine memleketine dönmüş, işlerin başına geçmiştir. Büyük bir tüccar olan babasının mülklerini ve ticaret işlerini başarıyla idare etmiştir. Genç adam, yolculuk boyunca Selime’yle eğitim, din, tarih, ticaret vb. konularda sohbet eder. Kısa zamanda Selime’ye aşık olur. Selime ve annesi, genç adamdan Bakü’ye kadar kendilerine eşlik etmesini rica ederler. Bu teklifi kabul eden genç adam Samara’da işleri olduğunu söyleyince birlikte Samara’da vapurdan inerler. Genç adam Samara’da Kazan’da okurken iyiliğini gördüğü tüccar Hasan Efendi’yi ziyaret eder. Hasan Efendi, yeni usulde eğitime karşı olmasıyla tanınan bir kişidir. Orenburg’ta kızlar için açılmış yeni usulde eğitim veren okulun başarısını görmüş ve düşünceleri değişmiştir. Hasan Efendi’nin heyecanla yeni usulde eğitimi övmesi genç adamı şaşırtır. Genç adam ve Selime birlikte Samara’yı gezerler. Selime, bir dükkanda çalışan Fahrünnisa Banu’yla sohbet eder. Fahrünnisa Banu köyde dört kış ders aldığı halde harfleri öğrenmiş ama yazmayı bilmemektedir. Fakat kardeşi Zeynep Samara’da yeni usulde eğitim yapan bir okula gitmiş kısa sürede okuma ve yazmayı öğrenmiştir.
Bakü’ye ulaştıklarında Selime annesiyle Bakü’de evlerine gider, genç adam bir otele yerleşir. Genç adam, Bakü’de gündüzleri kıraathaneye, akşamları tiyatroya gider. Kıraathanede adını duyduğu ve okumak istediği kitapları bulur. Ayrıca kıraathanede Türkiye’den, Mısır’dan, Hindistan’dan, Suriye’den ve Amerika’dan gelen gazeteleri bulmak mümkündür. Fakat genç adam kıraathaneye girer girmez ilk Tercüman gazetesini sorar ve yeni bir sayısı gelmişse önce onu okur. Tiyatroda da oyun yazarlarının ve oyuncuların hepsinin Müslüman olmasına hayran kalır. Bakü’den çok etkilenir.
Selime’nin mürebbiyesi genç adamı otelinde ziyaret eder. Selime’nin mürebbiyesi Beyrut’ta Amerikalıların kurduğu bir okulda okumuş Şamlı bir kadındır. Selime’nin genç adamla evlenmek istediğini açıklar. Genç adam bu habere çok mutlu olur ve teklifi kabul eder. Selime ile genç adam evlenirler.
Selime ya ki İffet romanında Selime karakteri birçok bakımdan idealize edilmiştir. Yeni usulde eğitime, yabancı dil öğrenmeye - dine ve ahlâka zarar verdiğini düşünerek- karşı çıkan kadimcilerin fikirlerinin aksine Selime yeni usulde eğitim aldığı, yabancı diller öğrendiği halde dinî ve ahlaki bakımdan bozulmamıştır. Selime ya ki İffet romanı İdil-Ural bölgesindeki yenileşme hareketinin önemli temsilcilerinden olan Rızaeddin bin Fahreddin’in yeni usulde eğitimi ve özellikle kızların eğitimini sadece fikrî yazılarıyla değil edebiyat vasıtasıyla desteklediğini göstermesi bakımından önemli bir eserdir.
Eserden Örnekler
Selime sıradan kızlardan değildi. Belki “Gençlikte çalışanlar yaşlılıkta rahat ederler.” sözüne uygun şekilde gerekli tahsili görmüş ve terbiyeyi almıştı. Ana dili olan Farsça’yı Tahran’da okuyup Mısır’ın Kahire şehrine gitmiş. Orada kızlar darülfünûnunda beş yıl okumuş. Arap, Fransız ve İngiliz dillerini mükemmel surette öğrenmiş. El becerilerini, ev idare etmek ve maişetle ilgili ilimleri güzel öğrenmiş. Fakat darülfünûn eğitimini tamamlamadan Tahran’a dönmeye mecbur olmuş. Tahsilini tamamlamaya muvaffak olmadığına çok üzüldüğü ve özlem duyduğu açıkça belli oluyordu. Bunun sebebi ise o zaman babasının vefat etmesi ve çok sayıdaki mülklerini ve ticarethanelerini idare edecek bir kimsenin olmamasıymış. Bu büyük tüccarın Selime ile bu kadından başka varisi olmadığından Selime’nin Mısır’dan geri dönmesi gerekli görülmüş. Selime ile annesi, alış verişi düzene sokup ticaretlerini mükemmel şekilde idare etmeye başlamışlar…
Bu durumu anladıktan sonra annesine bakarak Arapça: “Eğer kızınızı okutmamış olsaydınız, beyefendinin vefatından sonra büyük zorluk görecekmişsiniz. Kızınızı okutmak sizleri bu gibi büyük meşakkatten korumaya sebep olmuş” dedim. Selime bunu biraz süsleyerek ve roman yazarları gibi güzelleştirerek annesine tercüme etti. Bu sözlerime karşı annesi: “Bir kızımı yalnız, uzak yerlere gönderip okutmak gibi zor işlere ve ayrılık hasretine sabredip katlandım. Hiç beklenmedik bir zamanda efendimiz (Allahü Teâlâ affetsin) dünyadan göçtü. Başımdaki kaygılara dağlar dayanmazdı. İşte gözümün nuru bu kızım geri dönüp hem beni teselli etti hem bütün işlerimizi düzene soktu. Bu yaptıkları ile yirmi yıllık ömrümü geri verdi. Benim gibi zayıf bir kula ve çaresiz bir kadına böyle merhamet ettiği için Allah’a şükretmekten acizim. Ateşi veren Allah sonunda bana suyu da verdi.” (Abdullah 1904: 20).
Kaynakça
Abdullah, Gafil bin [Fahreddin, Rızaeddin] (1904). Selime ya ki İffet. Kazan: Haritonov Matbaası.
Gaynullin, M. H. (1979). Tatar Megrifetçélék Edebiyatı. Kazan: Tatarstan Kitap Neşriyatı.
Musin, F. (1985). “Rıza Fahrétdinov”. Tatar Edebiyatı Tarihı. C 2. Kazan: Tatarstan Kitap Neşriyatı, 319-334.
Atıf Bilgileri
Benzer Eserler
| # | Madde | Yazar | Madde Yazarı | İşlem | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | BEHÉTSÉZ YÉGÉT (ALİASGAR KEMAL) | Galiesgar Kamal | Dr. Öğr. Üyesi Ayşen Uslu |
Görüntüle | ||
| 2 | TAALLÜMDE SAADET (M. AYAZ İSHAKİ İDİLLİ) | M. Ayaz İshaki İdilli | Dr. Öğr. Üyesi Ayşen Uslu |
Görüntüle | ||
| 3 | SALİH BABAYNIN ÖYLENÜVİ (FATİH KERİMİ) | Fatih Kerimi | Dr. Öğr. Üyesi Ayşen Uslu |
Görüntüle | ||
| 4 | BİR ŞAKİRD İLE BİR STUDENT (FATİH KERİMİ) | Fatih Kerimi | Dr. Öğr. Üyesi Ayşen Uslu |
Görüntüle | ||
| 5 | HÜSAMEDDİN MOLLA (MUSA AKYİĞİTZÂDE) | Musa Akyiğitzâde | Dr. Öğr. Üyesi Ayşen Uslu |
Görüntüle | ||
| 6 | MAVERAÜNNEHİRDE SEYAHAT (ZAHİR BİGİYEV) | Zahir Bigiyev | Dr. Öğr. Üyesi Ayşen Uslu |
Görüntüle | ||
| 7 | CİHANGİR MAHDUMNIN AVIL MEKTEBİNDE OKUVI (FATİH KERİMİ) | Fatih Kerimi | Dr. Öğr. Üyesi Ayşen Uslu |
Görüntüle | ||
| 8 | ATEŞ İLE BARUT ARASINDA (MEHMED RA'UF BEY) | Ra'ûf, Mehmed Ra'ûf Bey, İstanbullu | Doç. Dr. Dilek ÇETİNDAŞ |
Görüntüle | ||
| 9 | MAİŞET (SADRİ MAKSUDİ ARSAL) | Sadri Maksudi Arsal | Dr. Öğr. Üyesi Ayşen Uslu |
Görüntüle | ||
| 10 | ESER-İ KÂMİL PAŞA/ ESER-İ KÂMİL (YUSUF KÂMİL PAŞA) | Yusuf Kâmil Paşa | Hatem Türk |
Görüntüle |