SEB'ATÜ EBHUR VE ŞERHİ (CELÎLÎ)
manzum sözlük şerhi
Celîlî, Abdü’l-celîl Efendi (d. 926/1520 - ö. 974/1566)

ISBN: 978-9944-237-87-1


Lügat ilminde derin bir vukufiyet sahibi olduğu anlaşılan Abdülcelîl b. Yûsuf’un hayvanların künye ve lakaplarına dair kaleme aldığı Seb‘atü Ebhur adlı manzum sözlüğünün yine kendisi tarafından Türkçe olarak şerh edildiği eseri.

Abdülcelîl b. Yûsuf’un Seb’at-i Ebhur’a yazdığı şerhin Nuruosmaniye Koleksiyonu 4755 ve Süleymaniye Kütüphanesi, Yahya Tevfik Koleksiyonu 312 numarada kayıtlı olmak üzere iki nüshası tespit edilmiştir (Fidan 2020a: 378). Tam olan Nurosmaniye nüshası beş yapraktan oluşan mensur bir mukaddime ile başlar. Burada şarih, kısa bir hamdele ve salveleden sonra adını metnin secili yapısına uygun olarak “İbni Yûsuf Abdülcelîl” olarak takdim edip bu şerhinden evvel hadis sahasında Zuhrü’l-Âhire adlı bir eser ile Sükker-i Sâfî isminde manzum bir sözlük kaleme alıp bunu şerh ettiğini ifade eder. Aynı şekilde Seb’atü Ebhur isimli manzum bir sözlük daha kaleme adlığını belirten yazar, bu manzumeyi de şerh etmek amacıyla bu eseri kaleme aldığını açıklar. Bahsi geçen manzum sözlüğün “a’câm ve harekât ve mu’cemât ve muhtemelâtını şerh ve beyan” edip müşkilâtını keşf ederek kaynak metinde geçen hayvanların tabiatleri ve özelliklerini inceleyip bunlara dair her hususu ortaya çıkarmak istediğini belirtir. Bu amaç doğrultusunda birçok kitap ve âlimden istifade etmek için seyahatlere çıktığını, bu seyahatler sırasında ondan fazla arkadaş ve hizmetkarının vebadan vefat ettiğini ifade ederken Mehmed isimli bilgili bir arkadaşı ile Abdurrahmân isimli bir hafız-ı kütübünün ansızın vefat etmelerini hüzünlü bir dille tahkiye eder. Bu ölümlerden dolayı şerhini yazmaya ara veren şarih sonrasında şerhini tamamladığını ve bunun için tefâsir, ehâdîs, fürû’-ı fukahâ, lügât, tevârîh, tıb, Arabiyye ve fünûn-ı şettâ başlıkları ile tasnif edip künyelerini verdiği 202 adet eserden (bu eserlerin dökümü için bk. Yazar 2011: 87-90) yararlandığını belirtir.

Mukaddime bölümünden sonra başlayan şerhte her bir beyitteki şerhe değer bulunan kelimeler; binası ve i’rabı (imlası), gramer bakımından özellikleri ile anlam bakımından şerh edilmişken sözlüğün asıl kısmında Zehra Fidan’ın tespiti ile sözlükte bahsi geçen hayvanların kendilerine has özellikleri, onlara dair darb-ı meseller, hayvanların halk tıbbında kullanımı, üretim, tüketim ve satışının dindeki yeri, hayvanların içinde geçtiği rüya tabirleri, konuyla alakalı ilginç bilgiler, çeşitli hikâye, kıssa ve rivayetleri bölümlere ayırarak her birini ayrı başlıklar altında verir (Fidan 2020: 380). Bu itibarla birçok beytin şerhinde kelimelerin filolojik ve semantik şerhlerinden sonra şerh edeceği her kelime için “el-Emsâl, el-Havâss/et-Tıbb, et-Ta‘bîr, el-Hükm, ‘Acîbe/Garîbe, Hikâye, Fâ’ide” bölümleri altında verdiği malumatlarla şerhe devam eder (Fidan 2020: 382).

Nurosmaniyede’ki nüshasına göre 46a-b’de Abdülcelîl b. Yûsuf şerhinin buraya kadarki kısmını sonradan yazdığını ve bu bölümün de 23 Cemâziyelula 1026 (1617 yılının 29 Mayıs Pazartesi gecesi) tarihinde tamamlandığını belirtir. Buna göre eserin yazılış tarihi olarak bu tarihi vermek mümkündür (Fidan 2020: 379).

Derkenar/haşiye kısmına eklenen birçok minhüvât ile notlandırılan şerh üzerinde Zehra Fidan bir doktora tezi hazırlamaktadır.

Şairin biyografisi için bk. "Celîlî, Abdü’l-celîl Efendi ". Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü. http://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/celili-abdulcelil-efendi

Eserden Örnekler


Sözlükten metinler

Besmele ile olınsa ibtidâ

Nâmî olur ibtidâ vü intihâ

İbtidâ kıl nâm-ı Hak’la her işi

Mâlik-i yümn olasın sen iy kişi (Abdülcelîl b. Yûsuf. Şerh-i Seb’at-i Ebhur, 6b)

Rabb-ı şark u garba olsun dâ’imâ

Medh ü hamd u şükr-i bî-hadbî-riyâ (10a)

Ya’nî Ahmed Mustafâ’dur müctebâ

Rezm-i a’dâda iden katl-i ‘udâ (10b)

Der-beyân-ı sebeb-i te’lîf

Pes imdi dinlegil iy nûr-ı a’yân

Lügat ilmi olur insân-ı insân

Lügat çünkim ulûma oldı miftâh

Ana cehd it ki feth eyleye Fettâh

Anun-çün nazm itdüm bundan esbak

Niçe dürlü lügâtı ben muhakkak (14a)

El-kıt’âtü’l-ûlâ fî Bahri’s-Serî’i’l-Matvî

Tanrınun adıdur Allâh u melik

Dahı rahmân u rahîm ü şeh melik

Bil Muhammed adı Ahmed oldı hem

Farkalit İncîl’de hırka delik (20b)

Huttâf di kırlanguca bir balığa hattâf di

Zabye olupdur kalb-i mâ aru begi haşrem durur (305a)


Şerhten metin örneği


El-kıt’atü’s-Sâlisetü fî Bahri’r-Remeli’l-Müsemmen Remel:

Feth-i mîm-ile dokumak ma’nâsınadur nesc gibi. Remeltü’l-hasîre dirler. Ben hasîri dokudum diyecek yirde. Fâ’ilâtün vezni ile mevzûn beyte remel dinilmek evtâdı hasîr gibi muntazım olduğı-çündür. Veyâ remel hervele ve yelmek ma’nâsına olandan me’hûz ola. Bahr-ı remel recez ve gayrıya nisbet tîzce oldığı-çün ana remel dinilmişdür. Kezâ fî Şerhi’l-Arûz li’l-Endülüsî. Ve müsemmen: mu’azzam vezni üzere beytdür ki anun erkânı sekiz ola meselâ işbu kıt’ada bahr-ı remel içün sekizgen her beytde mevcûdur ve taktî’i böyledür. “Tanrı zü’l-cüb” fâ’ilâtün “bûradur da” fâ’ilâtün “hı silatlî” fâ’ilâtün “tu Huzâ” fâ’ilün. “Mekke şehri” fâ’ilâtün “dur arûz u” fâ’ilâtün “zamm-ile üm” fâ’ilâtün “mü’l-kurâ” fâ’ilün. “Zü’l-cübbûre” ve “ümmü’l-kurâ”da müşeddede olan bâ ve mîm ikişer harf i’tibâr olınur ki biri müdğam ve biri müdğamun fîhdür. Ve taktî’de olan sekizgenün dördi mısrâ’-ı evvel ve dördi mısrâ’-ı sânîdedür. Mısrâ’-ı evvelde evvel vâki’ olan fâ’ilâtün sadr ve sânî ve sâlis haşv ve dördünci arûzdur. Ve mısrâ’-ı sânîde evvel vâki’ olan fâ’ilâtün ibtidâ ve sânî ve sâlis haşv ve dördinci darbdür. Bunları bilmek ve anlamak be-gâyet lâzım ve ziyâde mühim olmağın burada işâret olındı. Tâlib olanlara ve ta’lîm ve râgıb olanlara tefhîm içün (Abdülcelîl b. Yûsuf. Şerh-i Seb’at-i Ebhur, 45a-b).

Kaynakça


Fidan, Zehra (2020a). "Abdülcelîl Bin Yûsuf El-Akhisarî’nin Arapça-Türkçe Manzum Sözlüğüne Yaptığı Şerh: Şerh-i Seb‘atü Ebhur". Divan Edebiyatı Araştırmaları Dergisi 25: 373-388. 

Fidan, Zehra (2020b). "Ali Şir Nevâî’ye Atfedilen Seb’atü Ebhur İsimli Eserin Müellif Karmaşasına Dair Bazı Tespitler".Türük: Uluslararası Dil, Edebiyat ve Halk Bilimi Araştırmaları Dergisi VII/ 21: 402-411. 

Yazar, Sadık (2011). Anadolu Sahası Klasik Türk Edebiyatında Tercüme ve Şerh Geleneği. Doktora Tezi. İstanbul: İstanbul Üniversitesi.

Atıf Bilgileri


Yazar, Sadık. "SEB'ATÜ EBHUR VE ŞERHİ (CELÎLÎ)". Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü, http://tees.yesevi.edu.tr/madde-detay/seb-atu-ebhur-ve-serhi-celili. [Erişim Tarihi: 09 Nisan 2026].


Benzer Eserler

# Madde Yazar Madde Yazarı İşlem
1 EŞ-ŞERHÜ'L-MUSTAFFÎ FÎ FETHİ SÜKKERİ'S-SÂFÎ (CELÎLÎ) Celîlî, Abdülcelîl Efendi Prof. Dr. Sadık Yazar
Görüntüle
2 ZUHRÜ'L-ÂHİRE (CELÎLÎ) Celîlî, Abdü’l-celîl Efendi Prof. Dr. Sadık Yazar
Görüntüle
3 DÜRR-İ BAHRÎ (CELÎLÎ) Celîlî, Abdü’l-celîl Efendi Prof. Dr. Sadık Yazar
Görüntüle
4 MÜKERRER ŞEKER (CELÎLÎ, ABDÜLCELÎL b. YÛSUF) Celîlî, Abdülcelîl b. Yûsuf Prof. Dr. Sadık Yazar
Görüntüle
5 SEB'ATU EBHUR (CELÎLÎ, ABDÜLCELÎL b. YÛSUF) Celîlî, Abdülcelîl b. Yûsuf Prof. Dr. Sadık Yazar
Görüntüle
6 SÜKKER-İ SÂFÎ (CELÎLÎ, ABDÜLCELÎL b. YÛSUF) Celîlî, Abdülcelîl b. Yûsuf Prof. Dr. Sadık Yazar
Görüntüle
7 DÎVÂN (CA’FER) Ca’fer, Tâcî-zâde Ca’fer Çelebi Dr. Fatma Meliha Şen
Görüntüle
8 MÜNŞE’ÂT (CA’FER) Ca’fer, Tâcî-zâde Ca’fer Çelebi Dr. Fatma Meliha Şen
Görüntüle
9 TERCEME-İ CÂMEŞÛY-NÂME (FİRDEVSÎ) Firdevsî, Şerefeddîn Mûsâ, Uzun Firdevsî, Firdevsî-i Rûmî, Firdevsî-i Tavîl, Türk Firdevsî Dr. Öğr. Üyesi Ozan Kolbaş
Görüntüle
10 KİTÂB-I TÂLİ'-İ MEVLÛD / TÂLİ’-İ MEVLÛD-İ KEBÎR (FİRDEVSÎ) Firdevsî, Şerefeddîn Mûsâ, Uzun Firdevsî, Firdevsî-i Rûmî, Firdevsî-i Tavîl, Türk Firdevsî Doç. Dr. Himmet BÜKE
Görüntüle
11 HEŞT BİHİŞT / KİTÂBÜ’S-SIFÂTİ’S-SEMÂNİYYE FÎ ZİKRİ’L-KAYÂSIRETİ’L-OSMÂNİYYE (İDRÎS) İdrîs, İdrîs-i Bitlîsî Doç. Dr. ADNAN OKTAY
Görüntüle
12 ŞERH-İ MESNEVÎ-İ MA’NEVÎ (İDRÎS) İdrîs, İdrîs-i Bitlisî Doç. Dr. ADNAN OKTAY
Görüntüle
13 ŞEHRENGÎZ DER-MEDH-İ CÜVÂNÂN-I EDİRNE / ŞEHRENGÎZ-İ EDİRNE (MESÎHÎ) Mesîhî, Îsâ Prof. Dr. Yunus KAPLAN
Görüntüle
14 DÎVÂN (ŞÂMÎ) Şâmî, Şâmlıoğlu Mustafâ Bey Prof. Dr. Yunus KAPLAN
Görüntüle
15 HEFT PEYKER (ABDÎ) Abdî Dr. Öğr. Üyesi ASLI AYTAÇ
Görüntüle
16 CEMŞÎD Ü HURŞÎD (ABDÎ) Abdî Prof. Dr. Adnan Ince
Görüntüle