SAMSÂMÜ'L-HİSÂM (FÂNÎ )
tasavvufi eser
Fânî, Ömer Fânî Efendi (d. ?/? - ö. ?/1622)

ISBN: 978-9944-237-87-1


Ömer Fânî Efendi'nin tasavvufî konuları tartıştığı eseri. “Samsâm”, Arapça olarak yaradan geri sıçrayan keskin kılıç demektir. “Hisâm” da, harb ve mücâdele anlamına gelir. Buna göre Samsâmü’l-hisâm, “Mücâdelecinin Keskin Kılıcı” anlamına gelmektedir (el-Müncid 1973:434; el-Mü’cemü’l-Vasît 1989:523; Ahter 1316/1898:593). Eserin hangi yıllarda yazıldığına dâir bilgi mevcut değildir. Ancak Ömer Fânî Efendi’nin bu kitapta yer alan, “Kitabımız Huccetü’n-Neyyire fî Beyâni’t-Tarîkati’l-Münîre’de açıkladığımız gibi…” (Fânî Yzm 3808: vr. 60a) ifadesinden hareketle bu kitabı el-Hücce adlı eserinden sonra yazdığı anlaşılmaktadır. Kâtib Çelebi’nin, el-Hucce’nin, 1026/1617’de (Çelebî 1941:I, 631) yazıldığına dâir beyânı dikkate alındığında, Samsâmü’l-Hisâm’ın, 1026/1617-1033/1624 yılları arasında yazıldığı söylenebilir.

Ömer Fânî Efendi, bu eserini Nebî b. Turhân b. Durmuş es-Sinobî (ö. ?) adındaki birinin, Hayâtü’l-Kulûb ismini verdiği ve içinde tasavvuf ehli ve tasavvufa dâir konulara çok ağır eleştiriler bulunan kitaba cevap mahiyetinde yazdığını ifade etmiştir (Fânî Yzm 3808: vr. 53b-54a). es-Sinobî’nin Hayâtü’l-Kulûb adlı eseri, genel anlamda İslâm ahlâkıyla ilgili olmakla beraber, mutasavvıfları ağır bir dille eleştirip onları bazı konularda tekfire varacak şekilde itham eden bir eserdir (bkz.es-Sinobî Yzm 703). Ömer Fânî'nin, söz konusu kitaba reddiye mahiyetinde yazdığı eserine (Mücâdelecinin Keskin Kılıcı) adını vermesinin bu nedenle olduğu söylenebilir.

17. yüzyıl Osmanlı dil özelliklerini taşıyan eser, mensur olup sade ve anlaşılır bir Arapça ile yazılmıştır. Eserin bir nüshası, İstanbul Üniversitesi Ktp., A.Y., 3808 numarada bulunan bir mecmuanın 53b-63b varak aralığında yer almaktadır. Bu nüsha, on varak olup, dili Arapça’dır. Bir diğer nüshası ise İzmir Millî Kütüphânesi 1395/2’de bir mecmuanın 33b-39b varak aralığında yer almaktadır (Fânî Yzm 1395/2; idiz 2011: 127). Bunun da dili Arapçadır.

Eser kısaca şöyle özetlenebilir: es-Sinobî, Hayâtü’l-Kulûb adlı eserinde mutasavvıfların, özellikle de İbn Arabî’nin; vucûd-ı mutlak ve a‘yân meselesi, vahdet-i vucûd, İbn Arabî’nin “Putlara tapan aslında Allah’a tapmıştır” sözü, İbn Arabî’nin ölüm şekli, rüyanın te’vilinin doğru olup olmadığı, Halvetiyye Tarkatı'na mensûp olanların tekfîri, ye’s anındaki imânın makbul olup olmadığı, Firavun’un imân üzere ölüp ölmediği, velâyet-nübüvvet meselesi, sûfîlerin zâhir ibâdetlerden kendilerini muaf tuttukları, raks ve vecdin Sâmirî’nin icâdı olup olmadığı gibi görüşlerini ele alarak onları tekfirle itham edecek kadar sert bir dille eleştirmiştir. Ömer Fânî Efendi de bu eserinde es-Sinobî’nin iddialarını tek tek ele alarak hepsine Kur’ân ve sünnet çerçevesinde cevaplar vermiştir (Fânî Yzm 3808: vr. 53b-63b).

Eserden Örnekler


  • Beşinci İddia: “Fusûs’un sahibi (İbn Arabî), ilk dönemlerinde âlimlerin faziletlisi ve meşâyihin reisi iken, son zamanlarında şeytan gibi, mülhidlerin reisi oldu.” (Sinobî Yzm 703: vr. 199b).
  • Beşinci İddiaya Cevap: İbn Arabî, ilk dönemlerinde (alanında) tek (eşsiz) idi ve bu dönemde el-Fütûhâtü’l-Mekkiyye adlı kitabını yazdı. Son dönemlerinde ise, Allah kendisinden râzı olsun ve keskin sırları münâsebetiyle bize yardım etsin, “Kutbü’l-Aktab” oldu ve Resûlullah (s.a.v.) tarafından Fusûs’u yazmakla emrolundu ki, o (Fusûs), hikmetin ta kendisi, sevenlerin gözünün sürmesidir. Yazar, (bunları söylemekle) sadece kendisine zarar vermektedir. Zîrâ, yarasalar kusurlu bulsalar (hoşlanmasalar) da güneş yine de güneştir. Bu, Sâni’-i Nakkaş’ın garâiblerinden başka bir şey değildir. En güzel yaratıcı olan Allah’ın şanı ne kadar yücedir. Şu söz meşhur sözlerden dir: “Emrolunan (emir kulu) ma’zûrdur.” Böylece cüretkâr kınayıcı, kendisi şaşkın olduğu halde kime saldırdığını anladı. Yüce Allah bizi, Hakk’ı bulmuşken, şaşkınlığa düşmekten muhâfaza eylesin. (Fânî 3808: vr. 57a).
  • Altıncı İddia: “(İbn Arabî), Fusûs’unda şöyle demektedir: ‘Ulûhiyet iddiasın da bulunan kimse, bu davasında doğrudur.’ Ve yine bunun gibi şerîata muhalif sözler beyân ediyor.” (Sinobî Yzm 703: vr. 200a).
  • Altıncı İddiaya Cevap: Hakikât lisanıyla söylenmiş olan bu sözlerin hepsi “cem‘ makåmı”nda söylenmiş sözlerdir. Dolayısıyla bunu anlayan, anlar. Yukarıda öğrendiğin gibi, şer’-i mutaharranın vürûd bulduğu yer “fark makåmı”’dır. O halde evlere kapılarından girin ve yayı (ok atıcı) erbâbının eline verin. (Fânî 3808: vr. 58a)

Kaynakça


Ahter-i Kebîr (1316/1898). İstanbul: Mahmud Bey Matb.

Çelebi, Kâtib (1941). Keşfü’z-Zünnûn en-Esâmi’l-Kütübi ve’l-Fünûn. Maarif Matbaası. 

Ömer Fânî Efendi. Huccetü’n-Neyyire fî Beyâni’t-Tarîkati’l-Münîre, İzmir Milli Kütüphânesi. No. 1395/2.

Ömer Fânî Efendi. Samsâmü’l-Hisâm. İstanbul Üniversitesi Ktp., A.Y. No. 3808

el-Mü’cemü’l-vasît (1989). Heyet. İstanbul: Çağrı Yay.

el-Müncid fî’l-lüğati ve’l-a‘lâm (1973). Beyrût: Dâru’l-Maşrik.

es-Sinobî, Nebî b. Turhan b. Durmuş. Hayâtü’l-Kulûb. Süleymâniyye Ktp. Süleymâniye Bl. No. 703.


Atıf Bilgileri


İDİZ, FERZENDE. "SAMSÂMÜ'L-HİSÂM (FÂNÎ )". Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü, http://tees.yesevi.edu.tr/madde-detay/samsamu-l-hisam-fani. [Erişim Tarihi: 27 Şubat 2026].


Benzer Eserler

# Madde Yazar Madde Yazarı İşlem
1 KIYAFETNÂME (FÂNÎ) Fânî, Ömer Efendi Doç. Dr. FERZENDE İDİZ
Görüntüle
2 TA'LİKA ALÂ TEFSÎRİ KAVLİHİ'T-TAÂLÂ FELÂ YEKÜN FÎ SADRİKE HARAC (FÂNÎ) Fânî, Ömer Fânî Efendi Doç. Dr. FERZENDE İDİZ
Görüntüle
3 RİSÂLE FÎ CEM'İ'L-ÂYÂTİ'L-MÜTAALLİKA Bİ'L-MÎZÂN MAA'T-TEFSÎR (FÂNÎ) Fânî, Ömer Efendi Doç. Dr. FERZENDE İDİZ
Görüntüle
4 FETHU'L-ĞITÂ AN VECHİ'L-AZRÂ (FÂNÎ) Fânî, Ömer Efendi Doç. Dr. FERZENDE İDİZ
Görüntüle
5 EL-HUCCETÜ’N-NEYYİRE FÎ BEYÂNİ'T-TARÎKATİ'L-MÜNÎRE (FÂNÎ) Fânî, Ömer Efendi Doç. Dr. FERZENDE İDİZ
Görüntüle
6 KİTÂBU ÂDÂBİ’T-TARÎKA (FÂNÎ) Fânî, Ömer Efendi Doç. Dr. FERZENDE İDİZ
Görüntüle
7 BEYÂNÜ AKVÂLİ TEFSÎRİ'L-KÂDÎ FÎ ÂYÂTİ'L-MEVÂZÎN (FÂNÎ) Fânî, Ömer Efendi Doç. Dr. FERZENDE İDİZ
Görüntüle
8 MENAKIB (FÂNÎ) Fânî, Ömer Efendi Doç. Dr. FERZENDE İDİZ
Görüntüle
9 DÎVÂN (ABDÎ, HİMMET-ZÂDE ŞEYH ABDULLÂH EFENDİ) Abdî, Himmet-zâde, Şeyh Abdullâh Efendi Dr. Öğr. Üyesi Bekir Belenkuyu
Görüntüle
10 GENCÎNE-İ İ'CÂZ (ABDÎ, HİMMET-ZÂDE) Abdî, Himmet-zâde Şeyh Abdullâh Efendi Araş. Gör. Emrah Baş
Görüntüle
11 DÎVÂN-I LUGAZ (ABDÎ, HİMMET-ZÂDE) Abdî, Himmet-zâde, Şeyh Abdullâh Efendi Dr. Öğr. Üyesi Oğuzhan UZUN
Görüntüle
12 DÎVÂN (BEHCETÎ HÜSEYİN EFENDİ) Behcetî Hüseyin Efendi ismail Aksoyak
Görüntüle
13 DÎVÂN (FASÎH, AHMED DEDE) Fasîh, Ahmed Dede Dr. Öğr. Üyesi GAMZE ÜNSAL TOPÇU
Görüntüle
14 FARSÇA DÎVÂNÇE (FASÎH, AHMED DEDE) Fasîh, Ahmed Fasîh Dede Dr. Öğr. Üyesi Fatih Odunkıran
Görüntüle
15 BEHİŞT-ÂBÂD (FASÎH, AHMED DEDE) Fasîh, Ahmed Dede Dr. Öğr. Üyesi Fatih Odunkıran
Görüntüle
16 HÜSREV Ü ŞÎRÎN (FASÎH, AHMED DEDE) Fasîh, Ahmed Dede Dr. Öğr. Üyesi GAMZE ÜNSAL TOPÇU
Görüntüle
17 MÜNŞE'AT (FASÎH, AHMED DEDE) Fasîh, Ahmed Dede Dr. Öğr. Üyesi GAMZE ÜNSAL TOPÇU
Görüntüle
18 DÎVÂN (FENÂYÎ, CENNET MEHMED EFENDİ) Fenâyî, Cennet Mehmed Efendi Prof. Dr. ABDULLAH AYDIN
Görüntüle