- Yazar Biyografisi (TEİS)
Akşemseddin, Şemseddin Muhammed - Madde Yazarı: Araş. Gör. Harun ALKAN
- Eser Yazılış Tarihi:?/?
- Yazıldığı Saha:Anadolu-Osmanlı
- Edebiyat Alanı:Tekke Edebiyatı
- Dönemi:Başlangıç-15. Yüzyıl
- Dili:Arapça
- Alfabesi:Arap
- Yapısı:Mensur
- Niteliği:Telif
- Türü/Formu:Dinî-Tasavvufî-Ahlaki Eser
- Yayın Tarihi:29/11/2021
RİSÂLE-İ ZİKRULLAH (AKŞEMSEDDİN)
dinî-tasavvufî risaleAkşemseddin, Şemseddin Muhammed (d. 792/1390 - ö. 863/1459)
ISBN: 978-9944-237-87-1
Bayramiyye tarikatının Şemsiyye şubesinin kurucusu Akşemseddin Muhammed b. Hamza'nın Allah'ı zikretmenin keyfiyetiyle ilgili konuları anlattığı dinî-tasavvufî içerikli eseri. Risalenin dili Arapça, yazım türü mensurdur. Risale-i Zikrullah'ın içeriğini zikrin faziletleri, zikir usüllerinden cehrî (sesli) ve hafî (sessiz) zikrin efdaliyyeti, sema ve vecd konuları oluşturmaktadır.
Akşemseddin’in, risalede âyet ve hadislerin yanı sıra dönemin önemli hadis, tefsir, fıkıh ve tasavvuf kitaplarına atıf yaptığı görülür. Risale'de kullanılan kaynaklar: Tefsir-i Beyzâvî, Keşşâf, Mesâbîhu’s-Sünne, Ravzatü’l-Ulemâ, et-Teysîr fi’t-Tefsîr, Reyhânetü’l-Kulûb, el-Fetâva’l-Bezzâziyye, el-Hidâye, el-İnâye, İhyâu 'Ulûmiddîn, Avârifü’l-Maârif, Mesnevî, Tahâvî, Ebû İshâk Kelâbâzî ve Ebu’l-Hasan Harakânî'dir.
Akşemseddin, risaleye zikir kelimesinin sözlük ve terim anlamlarını vererek başlar. Zikir sözlükte unutmanın zıddı yani hatırlamaktır. Istılahta ise salih amellerin tamamı Allah'ı zikir kapsamına girmektedir. Akşemseddin'e göre umumî örfte zikir denince akla "lâ ilâhe illallah" zikri gelir. Efendimiz'in (sav) telkin ettiği, ondan bir anane olarak günümüze kadar gelen zikir de budur. Mutasavvıflar çoğunlukla "lâ ilahe illallah" kelimesi ve Allah lafzıyla zikretseler de tarikatlarda Allah'ın farklı isim ve sıfatlarıyla da zikirler yapılmaktadır. Akşemseddin'e göre meşayıh, zikrin sesli ya da sessiz olması konusunda ihtilaf etmiştir. Bunun temel sebebi meşreb farklılığıdır. Dolayısıyla hangisinin daha faziletli olduğu kişiye ve hale göre farklılık gösterir. Mesela riya korkusu olan kişi için hafî zikir daha faziletlidir. Eğer riya endişesi yoksa zikrin cehrî yapılması makbuldür. Akşemseddin, risalede cehrî zikrin caiz oluşuyla ilgili Kur’an ve sünnetten deliller getirip bunları tefsir ve fıkıh kaynaklarına atıfla izah eder. Ardından cehrî zikri inkâr edenlerin delillerini tek tek ele alır ve bu delillerin cehrî zikri menetmediğini ilgili kaynaklara dayanarak açıklar. Son bölümde ise semâ ve vecdin çeşitlerini ve bunlara taalluk eden hükümleri açıklayarak risaleyi tamamlar.
Eserin günümüzde tespit edilen iki nüshası bulunmaktadır. Risale'yle ilgili bir tahkik (Alyounes 2017) ve bir de tahlil-tercüme (Çatak ve Vural 2019) çalışması yapılmıştır.
Eserden Örnekler
Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: “Allah Teâlâ, Lâ ilâhe illallâh benim kalemdir. Her kim o kaleme sığınırsa azabımdan emin olur.” Bu kaleye girişte dört mertebe bulunur. (Birinci mertebede) sadece lisan ile girenler bulunur. (İkincisinde) lisan ve sırrında havâtır tehlikesi bulunan bir kalp ile birlikte girenler vardır. (Üçüncüsünde) zikir kalpte mekân edinmiştir. Bu mertebede havâtırın kalpten çıkarılmasında herhangi bir zorluk bulunmaz. (Dördüncüsünde ise) mezkûr kalenin sahibi olan Allah (kulun kalbini) istila eder. Zikri de zikredeni de kalpten silip atar. Zikreden kimse zikriyle birlikte fenâya ermiştir. Şöyle ki kişi kendini kaybeder. Fenâsından da fenâya erer. İşte ârifler fenâ tabiri ile bu hâli kastetmektedirler. Bunun örneği, düşmanlar tarafından ele geçirilmek istenen adamın misali gibidir. Düşmanlar adama ulaşmak için süratli bir şekilde yola koyulmuş, adam da firar ederek bir kaleye sığınmıştır. Zikir de aynı şekilde Allah’ın kalesine sığınmaktır.” Allah Teâlâ, “O halde Allah’a koşun.” buyurmaktadır. Artık şu husus ortaya çıkmıştır ki zikreden kimse şeytanın düşmanlarından, şeytanın aklına gelebilecek şeylerden ve diğer düşmanlardan Rabbinin kalesine sığınır. Düşmanlar saldırdığında, düşmandan korkarak kaçan kişi şiddetli bir şekilde bağırır. Kaleye girip düşmandan emin olana kadar sesini yükselterek avazı çıktığı kadar bağırmaya devam eder. Güven dolu kaleye girdiği zaman da sevinç çığlıkları atar. Hâlbuki Allah kişiye “şah damarından daha yakındır.” (İkinci derece budur.) Dört mertebenin üçüncü derecesi ise zikreden kişi, kendisine hiçbir şekilde ulaşılamayan, görüşülemeyenden (Allah’tan) uzaktır. Onun, bağırıp çağırma yerine, Allah’a kaçması/sığınması gerekir. İşte bundan dolayı bu mertebede kul, rabbini cehrî olarak zikreder (Çatak ve Vural 2019: 18-19).
Kaynakça
Akşemseddin, Muhammed b. Hamza. Rizâle-i Zikrullah. İstanbul: Süleymaniye Kütüphanesi, Pertev Paşa Kitaplığı. 260, 43b-48a; İstanbul: Millet Kütüphanesi Ali Emîri Kitaplığı. 4318/12. 130a-143b.
Alyounes, Hafel (2017). "Akşemseddin ve Risâletühü fî Zikrullah". II. Uluslararası Hacı Bayram-ı Velî Sempozyumu Bildiriler Kitabı. Ankara: Kalem Neşriyat. 97-118.
Çatak, Adem ve Ahmet Vural (2019). "Akşemseddin’in Risâle-i Zikrullah Adlı Eserinin Tercümesi ve Tahlili". AKADEMİAR Akademik İslam Araştırmaları Dergisi 7 (Aralık): 13-48 .
Atıf Bilgileri
Benzer Eserler
# | Madde | Yazar | Madde Yazarı | İşlem | ||
---|---|---|---|---|---|---|
1 | MADDETÜ'L-HAYAT (AKŞEMSEDDİN) | Akşemseddin, Şemseddin Mehmed | Doç. Dr. Muhammed Ali YILDIZ |
Görüntüle | ||
2 | HALL-İ MÜŞKİLÂT (AKŞEMSEDDİN) | Akşemseddin, Şemseddin Mehmed | Doç. Dr. FİDAN ÇERİKAN |
Görüntüle | ||
3 | DEF'İ MATÂ'İN (AKŞEMSEDDİN) | Akşemseddin, Şemseddin Mehmed | Doç. Dr. FİDAN ÇERİKAN |
Görüntüle | ||
4 | TELHİS-İ DEF'İ MATÂ'İN (AKŞEMSEDDİN) | Akşemseddin, Şemseddin Mehmed | Doç. Dr. FİDAN ÇERİKAN |
Görüntüle | ||
5 | MAKAMÂT-I EVLİYÂ (AKŞEMSEDDİN) | Akşemseddin, Şemseddin Mehmed | Doç. Dr. FİDAN ÇERİKAN |
Görüntüle | ||
6 | NASİHAT-NAME-İ AKŞEMSEDDİN (AKŞEMSEDDİN) | Akşemseddin, Şemseddin Mehmed | Doç. Dr. FİDAN ÇERİKAN |
Görüntüle | ||
7 | MENÂKIBÜ’L-ÂRİFÎN (EFLÂKÎ) | Eflâkî, Eflâkî Dede, Eflâkî Ahmed Ârifî, Ârifî | Doç. Dr. Mehmet Ünal |
Görüntüle | ||
8 | MEVHÛB-I MAHBÛB (ŞEYHOĞLU) | Şeyhoğlu, Baba Yusuf Sivrihisarî | Araş. Gör. Harun ALKAN |
Görüntüle | ||
9 | MÜNYETÜ'L-EBRÂR VE GUNYETÜ'L-AHYÂR (ABDURRAHÎM) | Abdurrahîm, Abdurrahîm Karahisârî, Şeyh Abdurrahîm Karahisârî, Abdurrahîmu’l-Karahisârî, Abdurrahîm Sultân, Abdurrahîm Mısırlı-zâde, Mısırlı-zâde, Mısrîoğlu, Mısrî Sultân | Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Taha Orhan |
Görüntüle | ||
10 | TABSİRATÜ’L-MÜBTEDİ VE TEZKİRETÜ-İ-MÜNTEHİ (KONEVÎ) | Konevî, Sadreddin | Doç. Dr. Mevlüt Gülmez |
Görüntüle | ||
11 | KİTÂBÜ’L-MÜNTEHÂ EL-MÜŞTEHÂ ALE’L-FÜSÛS (AHMED BÎCÂN) | Ahmed-i Bîcân, Ahmed Bîcân, Yazıcıoğlu Ahmed Bîcân, Şeyh Ahmed Bîcân Efendi bin Sâlih Efendi, Ahmed İbnü’l-Kâtib | Dr. Mehmet Bilal Yamak |
Görüntüle | ||
12 | MİSBÂHU’L-ÜNS BEYNE’L-MA’KÛL VE’L-MEŞHÛD FÎ-ŞERHİ MİFTÂHİ’L-GAYB (FENÂRÎ) | Fenârî, Mollâ Fenârî, Şemseddîn Muhammed b. Hamza, Şemseddîn Muhammed Efendi | Diğer Edibe Taş |
Görüntüle | ||
13 | ŞERH-İ HADİS-İ ERBÂİN (SOMUNCU BABA) | Somuncu Baba | Prof. Dr. Enbiya Yıldırım |
Görüntüle | ||
14 | ZİKİR RİSÂLESİ/ KELİME-İ TEVHİD ZİKRİ RİSÂLESİ (SOMUNCU BABA) | Somuncu Baba, Hamîdüddîn-i Aksarâyî | Diğer Tuğba Nurlu Ertürk |
Görüntüle | ||
15 | KÂŞİFÜ'L-ESTÂR AN VECHİ'L-ESRÂR (ŞEYH HÂMİD-İ VELÎ) | Şeyh Hâmid-i Velî | Öğretmen TALAT OLGUN |
Görüntüle | ||
16 | RİSÂLE-İ TEVHÎD (MARMARAVÎ) | Marmaravî, Ahmed Şemseddin, Yiğitbaşı Velî | Prof. Dr. AHMET ÖGKE |
Görüntüle |