MESMÛÂT (MURÂD-I BUHÂRÎ)
Tasavvufi eser
Murâd-ı Buhârî (d. 1050-55/1640-1645 - ö. 1132/1719)

ISBN: 978-9944-237-87-1


Murâd-ı Buhârî’nin çeşitli yerlerde gerçekleştirdiği sohbet ve vaazlarını bazı müridlerinin bir araya getirerek oluşturduğu eseri. Eser, Seyyid Muhammed Murâd-ı Buhârî’nin sohbetlerini bazı halifelerinin kaleme aldığı “Mesmû’ât” ve “Sohbet-nâme” isimlerini verdikleri risâleler meydana getirmişlerdir. Eserde çeşitli dinî ve tasavvufi konular ele alınmıştır. Bunlar arasında vakit ve afetleri, ilim, nefs-i natıka, letâif-i hams, nübüvvet, Allah’ın sıfatları, istiğrak, mücahede, ibadet, akıl, his, muhabbet, zikir ve fikir, sabır, sahv-sekr, akıl ile kalp, Allah’ın isimleri, inziva, ihtilat, azimet, ruhsat, sohbet, vahdet-i vücûd, vahdet-i şühûd, fıtrat, vb. gibi konulara değinilmiştir. Müellif konuları açıklarken her zaman olduğu gibi delil olarak da Kur’an-ı Kerim’den örnekler vermeyi ihmal etmemiştir (Şimşek 2004: 128-129).

Açıkladığı konuları örnekler vererek daha iyi anlaşılması için gayret göstermiştir. Bunlarla ilgili birkaç örnek vermek gerekirse; “Vakti ganîmet bilmek gerektiğinden, vaktin afetlerinden biri, fısk, fücûr, şirk, küfür gibi bütün ayıpların ve kabahatlerin toplamı olan hevâdan meydana geldiğinden bahsetmektedir. Yine amelleri açıklarken de şöyle demektedir: “Ameller üç çeşittir: Biri, insanın isteyerek yaptığı işlerdir. Biri, istemediği halde yaptığı işler, biri de, istediği halde yapamadığı işlerdir. Bu, şöyle bir misalle anlatılır: Bir kimse çarşıdan ekmek almak istese bütün kuvvetleri ve hâsseleri ile bu işe teşebbüs eder. Ayağı ile yürür, gözü ile görür, kulağı ile işitir, aklı ile bilir. Hâsılı, bütün a’zâları ve hâsseleri ile hareket eder. Bunun neticesi, yemektir. Yemek ise tabii bir iştir. Yemekte, hayvanlar ile müştereklik vardır”. Bir diğer örnekte ise; “İnsana akıl ve his verildi. Bu ikisi, birbirine zıttır. Bunların arasında bir hâkim gereklidir. Şer’-i Şerîf, bu ikisi arasında hâkimdir. Bu sebeple yalnız bunlar yeterli değildir, peygamberliğe iman etmek gerekir. Kaderiyye fırkası yalnız hisse tâbi’ oldular. Cebriyye fırkası, yalnız akla tâbi’ oldular. Aklın, Allâhü Teâlâ’yı ispata mecâli yoktur. Bilir ki elbette bir Sâni’ ve Mûcid vardır. Yani, yoktan var eden bir yaratıcı vardır. Ama akıl bunun tarifinde âciz ve yetersizdir.” Başka bir örnekte de “Allâhü Teâlâ, insanın yüreğine rûh âleminden bir gönül yani kalp yerleştirmiştir. Bu gönlün; bilmek, tanımak, istemek, sevmek gibi hususiyetleri vardır. Meselâ, bu gönle birbirine zıt iki şeyin sevgisi sığmaz. Bu gönle, kendisini yaratanı bilmek, O'nu sevmek, rızasına kavuşmayı arzu etmek, Allâhü Teâlâ’nın rızasına kavuşmanın yolu olan Rasûlullah’a her bakımdan tâbi’ olmak, O'ndan başka her şeyden alâkayı kesmek, bu geçici dünyada kalp huzuru içinde vakti Allâhü Teâlâ’ya ibadetle geçirmek ve Allâhü Teâlâ’nın rızasına muvafık şekilde konuşmak layıktır” … gibi örnekleri görmekteyiz” (Ünal 2013: 48-49).

Eserin bazı yazma eser kütüphanelerinde nüshalarına rastlanılmaktadır. Bunların en mufassal olanı, büyük bir kısmını Karababa-zâde İbrâhîm Efendi’nin (1b-14a), bir kısmını Vâsıf Efendi’nin (14a-24a) ve bir kısmını da Kâğıtçı Muhammed Efendi’nin (25a-25b) kaleme aldığı ve “Mesmû’âtün Min Hazreti’ş-Şeyh Murâdi’n-Nakş-bendî ve Mektûbâtihî” adlı risâle olup, Süleymaniye Kütüphanesi, Veliyyüddîn Efendi Kısmı, 1780 numarada kayıtlıdır. Seyyid Muhammed Murâd-ı Buhârî Hazretlerinin sohbetlerini aynı anda birden çok halifesi veya talebesi yazıya geçirdiği için, farklı nüshalarda aynı sohbetlerden derlenen kayıtlar da mevcuttur. Bundan başka noksan nüshaları olmak üzere ve “Kelimât-ı Hikmet ve Sohbet-nâme” adlarıyla kayıtlı, gerek Vâsıf Efendi’nin ve gerekse İbrahim Efendi’nin sohbet meclislerinde tutmuş oldukları notların bir arada verildiği karma risalelerde mevcuttur. Bunlardan bazıları, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Atatürk Kitaplığı, Osman Ergin Türkçe Yazmaları, No: 964/2, 2b-11a; 12b-18a varaklarında kayıtlı risâle, Ayrıca Süleymaniye Kütüphanesi, Hacı Mahmud Efendi Bölümü, No: 3152; yine Süleymaniye Kütüphanesi, Tekkeler-Murad Bölümü, No: 256, vr. 51b- 64b’da kayıtlı nüshaları da vardır (Ünal 2013: 46).

Murad-ı Buhârî’nin biyografisi için bk. “Murâd-ı Buhârî”. Türk  Edebiyatı İsimler Sözlüğü. http://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/muradi-munzavi

Eserden Örnekler


Vâsıf Efendi Merhûmun Mesmû’âtıdır

[14a] Sülûkde asl-ı asîl, mahabbet ve mütâbe’atdir. Mahabbetsiz mütâbe’at, ‘asîrdir, bî-fâ’idedir. Kemâlât-ı İlâhiyye’yi Âyât ve Ehâdîs’den alub, kaleme getürüb yazdılar. Ve Şer’de de râsiti beyân etdiler. Ve o kemâlâtın, insânda birer enmûzeci vardır. Meselâ ‘ilm ve irâdet ve sem’ ve basar gibi. Kezâlik, kemâlât-ı İlâhiyye’den olan mahabbetin dahî enmûzeci, insânda halk olunmuşdur. Ve bu mehabbete kudret, irâdete tâbi’dir. Ve irâdet, fıtrat hasebiyle herkesde vardır. Ancak müte’addid nesnelere te’allukı hasebi ile [14b] za’îf olmuşdur. Kaçan, sâlik, irâdetin bi’l-külliyye O Te’âlâ’nın mehabbetine hasr ider, ana ol zemân mürîd dimek lâyık olur. Ve kemâlât-ı İlâhiyye’den olan mehabbet ve fâ’iliyyet ve mef’ûliyyet i’tibârıyla da olur. (Yuhibbü-hüm ve yuhibbûne-hû). Ba’zısına ikisin birden virir. Ba’zısına yalnız birin virir. Ve cemî’-i kemâlât-ı İlâhiyye’yi ‘ibârete alub beyân olundı. İllâ kemâl-i mehabbet kalbden kalbe nakl olundı. Tarîkı (Kul in küntüm tühıbbûne’llâhe fe’ttebi’ûnî...) Âyet-i Kerîmesi’nde olduğı gibi mütâbe’at ile hâsıl olur. Ve mehabbet ile mütâbe’at, irâdeti bi’l-külliyye o cânibe sarf etmeğe muhtâcdır ki insânda olan mahabbet-i kemâlî, kemâlât-ı İlâhiyye’den olan mehabbete vâsıl olub ikisi bir ola.

Buyurdular ki: ‘Akl, âlet-i teklîfdir, dediklerinin manâsı budur ki, ‘akl yalnız ancak mûcidin isbât idebilir. Kemâliyle idrâk ve künhüyle iz’ân edip vâsıl olamaz. Pes, anıniçün ta’lîm ve ta’rîfe muhtâcdır ve ta’rîf-i Şer’le olur. ‘Akl, şâri’den vârid olan ahkâmı iz’ân içündür. Pes, ‘akl, âleti teklîf olması, o ta’rîfi iz’ân ile mükellefdir. Zîrâ şol şey’ ki vicdânımızda bulmadık, ümûr-i gaybiyyeden olduğı hasebiyle anınla teklîfolunmadık olursa, hark-ı ‘âdetdir; mahz-ı fazldır ve ihsândır.

Buyurdular ki: Hazret-i Dâvûd “aleyhisselâm” Mescid-i Aksâ’yı binâya mübâşeret edip cidd ü ihtimâm etdiler. Öyle vârid oldu ki, “Senin elinden itmâm müyesser olmayacakdır.” Tekrâr tezarru’ edip sebebinden isti’lâm idince “Yâ Dâvûd, senin elinden çok kanlar dökülmüşdür. Ana binâ’en.” Diye cevâb vârid oldu. Tezarru’ edip “Yâ Rabb, cümle senin emrinle ve rızânla dökülmüşdür.” Hitâb vârid oldu ki “İsterse emr ve rızâmla olsun. Lâkin sana beşâret ki, oğlun [15a] Süleymân elinden temâm olacakdır.” Ba’dehû, nevbet Hazret-i Süleymân’a “aleyhissalâtü vesselâm” geldikde, bir kimesnenin bir mikdâr mülki var idi, virmedi. Her çend ki Hazret-i Süleymân ziyâde behâ virdi, dahî ziyâde taleb etdi. Ba’dehû, öyle vahy olundı ki “Ne isterse vir. Kendi şey’inden mi virirsün, bizim sana virdiğimizden virirsin” (Ünal 2013: 152-154; Buhârî vr. 14a-15a).

Kaynakça


Murâd-ı Buhârî (?). Mesmû’âtün Min Hazreti’ş-Şeyh Murâdi’n-Nakş-bendî ve Mektûbâtihî. Süleymâniye Kütüphanesi. Veliyyüddîn Efendi Kısmı. No: 1780. vr. 1b-25b.

Murâd-ı Buhârî (?). Mesmû’ât. Süleymaniye Kütüphanesi, Tekkeler-Murad Bölümü, No: 256, vr. 51b- 64b.

Şimşek, Halil İbrahim (2006). “Murad Buhârî”, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, C. 31. 185-187.

Şimşek, Halil İbrahim (2006). Osmanlı’da Müceddidîlik XII-XVIII. Yüzyıl. İstanbul: Sûf Yayınları.

Ünal, Mehmet (2013). Seyyid Murâd-ı Buhârî Külliyyâtı-1. İstanbul: Kutup Yıldızı Yayınları.

Atıf Bilgileri


Ünal, Mehmet. "MESMÛÂT (MURÂD-I BUHÂRÎ)". Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü, http://tees.yesevi.edu.tr/madde-detay/mesmuat-murad-i-buhari. [Erişim Tarihi: 27 Şubat 2026].


Benzer Eserler

# Madde Yazar Madde Yazarı İşlem
1 CÂMİUL’l-MÜFREDÂTİ’L-KUR’ÂNİYYE TEFSİRİ (MURÂD-I BUHÂRÎ) Murâd-ı Buhârî Doç. Dr. Mehmet Ünal
Görüntüle
2 SİLSİLETÜ'Z-ZEHEB Fİ'S-SÜLUKİ VE'L-EDEB (MURÂD-I BUHÂRÎ) Murâd-ı Buhârî Doç. Dr. Mehmet Ünal
Görüntüle
3 MEKTÛBÂT VE MELFUZÂT (MURÂD-I BUHÂRÎ) Murâd-ı Buhârî Diğer Bilge Tüzel
Görüntüle
4 RİSÂLE-İ NAKŞİBENDİYYE (MURÂD-I BUHÂRÎ) Murâd-ı Buhârî Doç. Dr. Mehmet Ünal
Görüntüle
5 LÜBSÜ'L-HIRKATİ'L-KÂDİRİYYE (MURÂD-I BUHÂRÎ) Murâd-ı Buhârî Diğer Bilge Tüzel
Görüntüle
6 MENÂKIB VE TAKRİRÂT-I MUHAMMED MURAD-I BUHÂRÎ (MURÂD-I BUHÂRÎ) Murâd-ı Buhârî Diğer Bilge Tüzel
Görüntüle
7 TEZKİRE-İ ŞU'ARÂ (SÂLİH AYNÎ MEHMED EFENDİ)  Aynî, Sâlih Aynî Mehmed Efendi Prof. Dr. Beyhan KESİK
Görüntüle
8 DÎVÂN (EŞREF-İ SÂNÎ) Eşref-i Sânî, Şeyh Seyyid Öğretmen Kevser Kıroğlu
Görüntüle
9 TECELLİYÂT (FENÂYÎ, CENNET MEHMED EFENDİ) Fenâyî, Cennet Mehmed Efendi Prof. Dr. ABDULLAH AYDIN
Görüntüle
10 ÂDÂB-I HURDE-İ TARîKÂT (HİMMET/ABDÎ, BOLULU ŞEYH HİMMET EFENDİ) Himmet/Abdî, Bolulu Şeyh Himmet Efendi Araş. Gör. Emrah Baş
Görüntüle
11 VAHDETNÂME (LÂMEKÂNÎ) Lâmekânî, Hüseyin Prof. Dr. İbrahim Halil Tuğluk
Görüntüle
12 MECMÛA-İ ŞEYH MISRÎ EFENDİ (NİYÂZÎ-İ MISRÎ) Niyâzî-İ Mısrî, Muhammed/Mehmed Akın ZENGİN
Görüntüle
13 RİSÂLE-İ VAHDET-İ VÜCÛD (MISRÎ) Niyâzî-i Mısrî, Muhammed/ Mehmed Dr. Muhammed Ülgen
Görüntüle
14 RİSÂLE-İ EŞRÂTU’S-S‘AT (NİYÂZÎ-İ MISRÎ) Niyâzî-İ Mısrî, Muhammed/Mehmed Öğretmen TALAT OLGUN
Görüntüle
15 RİSALE-İ TEVHÎD (NİYÂZÎ-İ MISRÎ) Niyâzî-İ Mısrî, Muhammed/ Mehmed Öğretmen TALAT OLGUN
Görüntüle
16 ED-DEVRETÜ’L-ARŞİYYE (MISRÎ) Niyâzî-i Mısrî, Muhammed/ Mehmed Dr. Muhammed Ülgen
Görüntüle