KİTÂBU EVSÂFİ'L-MESÂCİDİ’Ş-ŞERÎFE (AHMED [FAKÎH])
hac seyahatnamesi
Ahmed [Fakîh] (d. ? - ö. ?)

ISBN: 978-9944-237-87-1


Kitâbu Evsâfi’l-Mesâcidi’ş-Şerîfe, Ahmed [Fakîh] tarafından yazılmış bir mesnevidir. Özellikle tarihî veriler ve dil hususiyetleri değerlendirmeye alındığında eserin on dördüncü yüzyılın ikinci yarısı ile on beşinci yüzyılın ilk yarısında, 1350’li yıllar civarında yazılmış olabileceği görüşü kabul edilmiştir (Tezcan, 1994: 88). Kitâbu Evsâf'ın tespit edilebilen üç nüshası mevcuttur: British Library Or. 9847, vr. 1b-17a; Konya Koyunoğlu Şehir Müzesi ve Kütüphanesi 13875/1, vr. 79a-90b; Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi, Kadızade Mehmed Koleksiyonu 407/3, vr. 138b-153a. Bu nüshalardan ilk ikisinin varakları karışık ve eksik olmakla birlikte sonuncusu tamdır.

Kitâbu Evsâf, güncel bilgilerimize göre Anadolu sahasında yazılmış elimize ulaşan ilk hac seyahatnamesidir. Ahmed, Kudüs, Halilürrahmân, Mekke, Medine ve Şam şehirlerinin coğrafi özellikleri ve seyahati sırasında yaşadıkları hakkında kısa bilgiler vermektedir. Ancak eser, bunlardan ziyade Kubbetü’s-sahre, Mescid-i Aksâ, Haremü’l-Halîl, Harem-i Şerîf ve Mescid-i Nebevî gibi Müslümanlar için önem arz eden kutsal yapılara dair ayrıntılı bilgiler aktaran bir mesnevi özelliği göstermektedir. Mazıoğlu’nun incelemesi başta olmak üzere şimdiye kadar Kitâbu Evsâf üzerine yapılan çalışmalarda Ahmed’in hacdan dönüşte Kudüs’e uğradığı, burada geçirdiği günler sırasında oğlunu ve kızını özleyerek daha fazla kalamadığı yönünde verilen bilgiler (Ahmed Fakih 1974: 8, 13) yanlıştır. Nitekim Ahmed Fakîh’in Mekke’den dönüş sırasında değil, Mekke’ye gidiş sırasında Kudüs’e uğradığı; ailesine karşı duyduğu özlemin ise Mekke’den dönüşte, Şam’da konakladıkları sırada arttığı anlaşılmaktadır.

Aruzun hezec bahrinde, mefâ'îlün mefâ'îlün fe'ûlün kalıbıyla kaleme alınan mesnevi, Allah’a şükürle ve nasihatnâme formunda iki münacatla başlar. Nat, medh-i çehâr-yâr, padişaha veya devrin devlet adamlarına övgü, sebeb-i telif yahut âgâz-ı dâstân gibi bölümler bu mesnevide yoktur. Gördüğü mekânları ve bu mekânlardaki çeşitli yapıları anlatan, anlatımını kimi zaman muhtelif kıssalarla çeşitlendiren şair, eserini, Allah’a ettiği duayla sonlandırır. Metnin aralarında, mesnevi metniyle aynı vezinde ancak kaside nazım şekliyle yazılmış iki şiir mevcuttur. İlk şiir, on bir beyitten oluşmaktadır. Bu şiirde hacca gitmenin ve namazın öneminden, dünyadan vazgeçmek ve haramdan sakınmak gerektiğinden bahsedilmiştir. Dokuz beyitten oluşan ikinci şiir ise şairin Mescid-i Nebevî hakkındaki gözlemlerine, burayı görmenin kendilerine verdiği mutluluğa ve mekânın hatırlattıklarına dairdir. Ayrıca eserin Kudüs bahsinde yer alan beş ve Medine bahsindeki iki beyti ise daire-i mu’telifenin remel bahrinde, fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilün kalıbıyla yazılmıştır. Kudüs bahsi içerisindeki beyitlerden ikisi Âşık Paşa’nın Garîb-nâme’sinden alınmıştır. Bunların şair tarafından tazmin amacıyla alıntılanıp alıntılanmadığı veya esere müstensihler tarafından eklenip eklenmediği meçhuldür. Medine bahsi içerisindeki iki beyit ise kafiye örgüsü nedeniyle kıta, nazm yahut dübeyt nazım şekliyle yazılmıştır. Eser içerisinde hece ölçüsüyle yazılıp beyit düzeniyle tertip edilmiş dörtlükler de yer alır. Bunlardan ilki on altılı (veya sekizli) hece ölçüsüyle yazılmış dokuz beyitten/dörtlükten oluşmaktadır. Ahmed, bu şiirinde, Halilürrahmân’a gitmek gerektiğinden bahsederek Hz. İbrâhîm hakkındaki çeşitli telmihlere yer vermiştir. Bir diğeri Mekke bahsinin başlangıcında yer alır. On altılı (veya sekizli) hece ölçüsüyle yazılmış dört beyitten/dörtlükten oluşmaktaysa da istinsahında pek çok hata vardır. Üç nüsha üzerinden kurulan metin, bugün için toplam 432 beyit tutarındadır (Kolbaş, 2023: 43-45).

British Library nüshasının sonunda (vr. 17a-21b), Kudüs övgüsünde hece ölçüsüyle ve beyit düzeninde tertip edilen dört şiir yer almaktadır. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Seminer Kütüphanesi’nde 4453 (veya 246) numarada kayıtlı Kudüs övgülerini içeren yazmanın sonunda da dördü British Library nüshasındakilerle nüsha farkları haricinde aynı olmak üzere beş şiir bulunmaktadır (Sertkaya 1989: 67; Pala 2004: 124). Ancak bu şiirlerden Nûh mahlasıyla yazılmış olanının Fakîh’e aidiyeti şüphelidir (Kolbaş, 2023: 45, 48-50). Bunlar, Koyunoğlu ve Süleymaniye nüshalarında bulunmadığından Kitabu Evsâf metninden ayrı olarak değerlendirilmelidir.

Ahmed Fakîh; eserinde, gördüğü mekânların adım ölçüsüyle tespit ettiği genişliğine ve enine, kemerlerin, direklerin, buralarda asılan kandillerin, minarelerin, minarelere çıkan basamakların sayısına, hangi malzemeden yapıldıklarına ve bu türden başka ayrıntılara detaylıca yer vermiştir. Dolayısıyla şair, bu mesneviyi yolculuk hâtıralarını yazmak, gördüğü mekânların vasıflarını mimar hassasiyetiyle aktarmak, kendisinden sonra aynı coğrafyalara gideceklere ve ilgili mekânlara gireceklere bu yerlerle ilgili önceden bilgi vermek, ayrıca fakih olması hasebiyle de çeşitli nasihatlerde ve tavsiyelerde bulunmak amacıyla kaleme almıştır.

Fakîh’e ait hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerin aynı konuda kendinden sonra yazılmış eserlere örnek oluşturduğunu söylemek mümkündür. Nitekim on altıncı yüzyılın hemen başında aynı yolculuğa çıkan Esîrî’nin Hüsâm-nâme'sindeki iki beytin Fakîh’in iki beytiyle benzerliği bu durumu ortaya koymaktadır (Kolbaş 2021: 91).

Kitâbu Evsâfi’l-Mesâcidi’ş-Şerîfe, 1974 yılında Hasibe Mazıoğlu tarafından yayımlanmış; fakat British Library nüshasını esas alan bu çalışmada eserin varakları yanlış sıralanmıştır. Eser, inceleme, tenkitli metin, sonnotlar, sözlük ve metin dizini ile tıpkıbasım bölümlerini ihtiva eden bir çalışma hâlinde Ozan Kolbaş tarafından yayımlanmıştır (2023).

Şairin biyografisi için bk. “Ahmed Fakîh”. Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü. http://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/ahmed-fakih 

Eserden Örnekler


Fî Zikri Vasfı Mescidi’l-Kudsi’ş-Şerîf ve Mâ Fîhâ

‘Acâyib yer-imiş Kuds-i mübârek

Yaratmış anı sun'ından Tebârek


Bir ulu şar-durur taşdan kirecden

İçinde bir evi yokdur agacdan


O yerdedür bilün Sahre vü Aksâ

Gece gündüz ana göz dikse baksa


Münakkaşdur müzeyyendür müretteb

Ki altun işidür cümle müzehheb


Görince gözüm anı sevdi cânum

Gerü getmegi unutdum e cânum


Erince fikrümüz getmeg-idi hem

Çü gördüm Kuds'i dedüm otur epsem


Bunun gibi şerîf yerde turayın

Gece gündüz Çalab'a yalvarayın


Oturdum anda iki ay temâmet

Çü yoldaşlar çıkub getdi selâmet


Ki ba'zı yoldaşumuz bile turdı

O Kuds şehrin gören anmaya yurdı


Eşid imdi sana vasfın edeyim

Eşidicek çü dersin ben gedeyim


Bir ulu kubbedür Sahre ‘acâyib

İçinde var-durur hem çok garâyib


Sekiz katdur o Kubbe'nün bucagı

Anun karşusınadur Tûr Tagı


Degme dîvârında var beş pencere

Degmesi bin dürlü nakş u kancere


Gey uludur dedügüm pençereler

Dürlü reng-ile bezenmiş câmeler


Câmlarun bir dürlü levne her biri

Şâd olur cânun göriceg anları


Zihî ûstâd kim anı ‘akd eylemiş

Âhirete ecrini nakd eylemiş


Degme bir pençerede envâ'-ı câm

Pençereler kamusı kırkdur tamâm


O Kubbe içi mermer taşı mermer

Ki harc olmış neçe bin bin ana zer


İçi ol Kubbe’nün üc kat kemerler

Bakıncak heybet alur gişi derler


Yaşıl kızıl direkler mermer eblak

Bunun ortasıdur Sahre taşı çak


Yegirmi beş direkdür ortadagı

Dükeli ala eblak yokdur agı


En içinde on altıdur direkler

Kopagelür göricegez yürekler


Demür tarâbuzundur çevre yanı

Dâvûd Peygâmber etmiş derler anı


Anun yüksekligi on beş karışdur

Müşebbekdür kamusı tuhfe işdür


Çü dört yerde kapu düzmiş demürden

Bu dedügüm ne oddan ne kömürden


Nebîdür mu'cizât-ıla düzetmiş

Teferrüc etmege bir hoş yer etmiş


İçindedür demürden nâr agacı

İkidür ol agac var gör e hâcı


Yemişleri budaklarında vardur

Bi-‘aynihî sanasın ki o nârdur


Ol agaclarun altı Sahre taşı

Varup anda geçürse gişi yaşı (Kolbaş, 2023: 140-143).

Kaynakça


Ahmed Fakih (1974). Kitâbu Evsâfı Mesâcidi’ş-Şerîfe. (hzl. H. Mazıoğlu). Ankara: TDK Yay.

Kolbaş, Ozan (2021). Esîrî’nin Hüsâm-nâme Adlı Manzum Hac Seyahat-nâmesi (İnceleme - Metin Tenkidi - Nesre Çeviri - Açıklamalar - Sözlük - Özel Adlar Dizini). Doktora Tezi. İstanbul: Marmara Üniversitesi.

Kolbaş, Ozan (2023). Ahmed Fakîh, Kitâbu Evsâfi’l-Mesâcidi’ş-Şerîfe (İnceleme-Tenkitli Metin-Tıpkıbasım). İstanbul: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Yay.

Pala, İskender (2004). “Ahmed Fakih ve Şiirleri Üzerine Bir İnceleme”. Türk Kültürü İncelemeleri Dergisi, (10): 123-148.

Sertkaya, Osman Fikri (1989). “Ahmed Fakih”. İslâm Ansiklopedisi. C. 2. İstanbul: TDV Yay. 65-67.

Tezcan, Semih (1994). “Anadolu Türk Yazınının Başlangıç Döneminde Bir Yazar ve Çarḫ-nâme’nin Tarihlendirilmesi Üzerine”. Türk Dilleri Araştırmaları, (4): 75-88.

Atıf Bilgileri


Kolbaş, Ozan. "KİTÂBU EVSÂFİ'L-MESÂCİDİ’Ş-ŞERÎFE (AHMED [FAKÎH])". Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü, http://tees.yesevi.edu.tr/madde-detay/kitabu-evsafil-mesacidi-s-serife-ahmed-fakih. [Erişim Tarihi: 02 Temmuz 2026].


Benzer Eserler

# Madde Yazar Madde Yazarı İşlem
1 ÇARH-NÂME (AHMED FAKÎH) Ahmed Fakîh Dr. Öğr. Üyesi Hulusi Eren
Görüntüle
2 CÂMASB-NÂME (ABDÎ) Abdî, Mûsâ Prof. Dr. Müjgân Çakır
Görüntüle
3 TERCÜME-İ KASÎDE-İ BÜRDE (ABDURRAHÎM) Abdurrahîm, Abdurrahîm Karahisârî, Şeyh Abdurrahîm Karahisârî, Abdurrahîmu’l-Karahisârî, Abdurrahîm Sultân, Abdurrahîm Mısırlı-zâde, Mısırlı-zâde, Mısrîoğlu, Mısrî Sultân Doç. Dr. Bünyamin Ayçiçeği
Görüntüle
4 RİSÂLE Fİ’L-MEBDE’İ VE’L-MA’ÂD (ABDURRAHÎM) Abdurrahîm, Abdurrahîm Karahisârî, Şeyh Abdurrahîm Karahisârî, Abdurrahîmu’l-Karahisârî, Abdurrahîm Sultân, Abdurrahîm Mısırlı-zâde, Mısırlı-zâde, Mısrîoğlu, Mısrî Sultân Öğretmen Ece Ceylan
Görüntüle
5 NEKÂVETÜ’L-EDVÂR (HÂCE ABDÜLAZÎZ) Abdülazîz, Abdülkâdir-zâde, Hâce Abdülazîz, Usta Abdülazîz Doç. Dr. Recep Uslu
Görüntüle
6 DÎVÂN (ADLÎ) Adlî, Sultân Bâyezîd-i Velî bin Fâtih Sultân Mehmed Prof. Dr. YAVUZ BAYRAM
Görüntüle
7 DÎVÂN-I TÜRKÎ (ADNÎ) Adnî, Mahmûd Paşa Dr. Öğr. Üyesi Hulusi Eren
Görüntüle
8 DÎVÂN-I FÂRİSÎ (ADNÎ) Adnî, Mahmûd Paşa Dr. Öğr. Üyesi Hulusi Eren
Görüntüle
9 DÎVÂN (ÂFİTÂBÎ) Âfitâbî Prof. Dr. Yunus KAPLAN
Görüntüle
10 DÎVÂN (ÂHÎ) Âhî, Benli Hasan, Dilsiz Dânişmend Doç. Dr. Osman Kufacı
Görüntüle
11 HÜSREV Ü ŞÎRÎN (ÂHÎ) Âhî, Benli Hasan, Dilsiz Dânişmend Prof. Dr. Mehmet Fatih Köksal
Görüntüle