HUDÂ RABBİM (SUN'ULLAH GAYBÎ)
dinî manzume
Sun’ullah Gaybî, Kütahyalı (d. 1023-1024 ?/1615 ? - ö. 1086-1087 ?/1676 ?)

ISBN: 978-9944-237-87-1


Sun’ullah Gaybî tarafından kaleme alınmış olan ve günümüzde de bilinen manzûmesi. Hakiki bir mutasavvıf, değerli bir şair olan, Kütahya’nın edebî ikliminde yetişmiş şairler arasında halkın kendisine layık gördüğü “Huda Rabbim Sultan” ismiyle bilinen Sun'ullah Gaybî, eserinin adını manzûmenin “Hudâ Rabbim benim hakka Muhammeddir resulû’llâh / Hem İslâm dinidir dinim kitabımdır Kelamu’llâh” beytiyle başlamasından dolayı “Hudâ Rabbim şeklinde vermiştir. Şair, eseri aruz vezninin çok kullanılan kalıblarından biri olan hezec bahrinin mefâ’îlün / mefâ’îlün / mefâ’îlün / mefâ’îlün kalıbıyla kaleme almıştır.

Gaybî’nin neşredilen tek eseridir. Manzûme bazı nüshalarda elli beyit, bazı nüshalarda da elli iki beyit olarak verilmektedir. “Hudâ Rabbim benim hakka Muhammeddir resulû’llâh / Hem İslâm dinidir dinim kitabımdır Kelamu’llâh” beytiyle başlamakta; Dilimdeki olan ikrar ve kalbimde olan tasdik eyledim / Senin hıfz-ı emânında emânet ola yâ Allâh” beytiyle hitam bulmaktadır. Eser girizgâh ile başlar. Bu bölümde kelime-i şehâdet ile özetlenen İslâm amentüsüne inandığını Hanefi mezhebine sımsıkı bağlı bir ehl-i sünnet ve’l-cemaat olduğunu Hz. Adem’in soyundan geldiğini ve Hz. Muhammed milletinden olduğunu, Allah’a şeksiz ve şüphesiz bağlı olarak iman ettiğini önemle belirtir (Kemikli 2001: 493). Bu bölümden sonra eser üç kısma ayrılır. Birinci kısımda imanın şartları olan amentünün şerhi niteliğindedir. İmanın altı şartının her biri bir kısmı ifade eder. Yüce Allah'ın zatının gereği olan ezelî ve ebedî olan sıfatlar (sıfat-ı subûtiyyenin), meleklerin, kitapların, peygamberlerin, kazâ ve kader ile âhiretin hak olduğu bölümdür. İkinci bölüm ise, İslâm’ın şartları, namazın, abdestin, guslün ve teyemmümün farzları hakkındadır. Üçüncü ve son bölümde de yüce Allah’a yakarış ve istiğfar kısmı yer almaktadır. Eserin içeriğinden de anlaşılacağı üzere, Sünni-Hanefî inancını ortaya koyan kısa bir ilmihal niteliğindedir (Kemikli 2000: 70).

Eserin Gaybî’ye ait olup olmadığı tartışma konusudur. Manzûmenin gerek yazıldığı dönem gerekse daha sonraki dönemlerde Kütahya halkı tarafından dilden dile sevilerek söylenmesi ve gönüllere çok fazla tesir etmesi, halkın şairi bu manzume ile tanınmasından dolayı eserin Gaybî’ye ait olduğu düşüncesi ön plana çıkmaktadır (Doğan 1997: 33). Bu eserin tartışma konusunun nedeni, şairin kimliği etrafında cereyan etmektedir. Manzûmenin Bayrâmî-Melâmîliğin önemli şairlerinden Sun’ullâh Gaybî’ye ait olmadığı fikri Abdülbâki Gölpınarlı tarafından dillendirilmiştir. Bu manzumenin sûfî şair ve mütefekkir Erzurumlu İbrâhim Hakkı’ya ait olduğunu, fakat an’ane olarak Gaybî’ye isnat edildiğini söylemektedir (Gölpınarlı 1992: 217). Eserin Gaybî’ye ait olduğu konusunda ilk görüşü ise İsmail Hakkı Uzunçarşılı dile getirmiş ve gerekçe olarak da Gaybî’nin İbrahim Hakkı’dan bir asır önce yaşamış olmasından dolayı Gaybî’nin bu eseri alıntılamasının imkânsız olduğu kanaatini belirtip eserin gerçek sahibinin Gaybî olduğunu ileri sürmüş ve bu görüşünü kuvvetlendirmek için halk arasında anlatılan bir menkabeyi de delil olarak göstermiştir. Bu menkabeye göre, Melâmî meşrep olan şâir, vahdet-i vücût tasavvuf anlayışı dolayısıyla Kütahya ulemâsı tarafından zındıklıkla suçlanmıştır. Ulemânın bu olumsuz tavrı kısa zamanda halk arasında da yayıldığından şâir hakkında olumsuz düşünceler ortaya çıkmıştır. Gaybî de tasavvuf dilini anlamayanlara karşı kendinin dinî akîde ve düşüncelerini ortaya koymak bakımından bu eseri kaleme almıştır. Şâirin İslâm itikad ve ibâdet ilkelerine olan bağlılığını ifade eden bu manzûme, şâirin vefatında başucunda bulunmuş, bunun üzerine hakkında kötü zan besleyenler düşüncelerinin yanlışlığını görerek tövbe etmişlerdir (Uzunçarşılı 1932: 238; Kemikli 2001: 493).

Yine başka bir görüşe göre İbrahim Hakkı ünlü eseri Mârifet-nâme'de, Gaybî'ye nisbet edilen nüshalardan kısmen farklı olarak bu manzûmeye yer vermiştir. Ancak İbrahim Hakkı'nın tâc beytinde açıkça mahlasını kullanması ve Gaybî’den de hiç bir şekilde bahsetmemesi, manzûmenin kendi eseri olduğu düşüncesinin ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Nitekim Mârifet-nâme'de geçen bu manzûme, daha sonra Fâtih Câmii vâizlerinden olan Süleyman Efendi'nin delâletiyle Erzurûmî Mağfur İbrahim Hakkı Hazretlerinin Âsâr-ı Bedî’ası adıyla müstakil olarak iki defa yayınlanmıştır. Üçüncü olarak da İbrahim Hakkı'nın metniyle hemen hemen aynı özelliklere sahip bir yazma nüshada, nüshanın başındaki “Seyyid Muhammed Nur Arabî Dîvânı” ifadesinden hareketle eserin Nûru’l-Arabî’ye nispet edilmiştir (Kemikli 2001: 493). Bu bilgiler ışığında ortada bir eser ve bu eserin şairi olarak ileri sürülen ayrı ayrı dönemlerde yaşamış üç farklı şâir verilmektedir. Konu hakkında araştırma yapanların ortak görüşü, Gölpınarlı’nın detaylı bir araştırma ve inceleme yapıp kararı vermesi daha doğru olacağı yönündedir.

Manzûmenin birçok yazma nüshası mevcuttur. Bunlardan bazıları; Konya Mevlânâ Müzesi Abdulbâki Gölpınarlı Yazmaları, Nr. 110; Konya Mevlânâ Müzesi Abdulbâki Gölpınarlı Yazmaları, Nr. 150; Kütahya Vahid Paşa İl Halk Kütüphanesi Yazmalar Bölümü, Nr. 1273/2; Kütahya Vahid Paşa İl Halk Kütüphanesi Yazmalar Bölümü, nr.1325; Bursa Haraçcıoğlu Kitaplığı, Nr. 867/25, Bursa Eski Eserler Kütüphanesi, Genel, Nr. 2287'de kayıtlı nüshalar vardır.

Sun’ullah Gaybî’nin biyografisi için bk. “Sun'ullah Gaybî, Kütahyalı”. Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü. http://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/sunullah-gaybi-kutahyali

Eserden Örnekler


Huda Rabbim nebim hakka Muhammeddür Resûlu’llâh

Hem İslâm dînidür dînim kitâbımdur kelâmu’llâh


Amelde Bû Hanîfe mezhebim hem i’tikâdımda Olubdur

Ehl-i Sünnet ve’l-cemâ’at mezhebi vallâh 


Dahı zürriyyetim Âdem Muhammed milletin denem

İbâdet itmeğe kıblem olur her yerde Beytu’llâh


Bulunmaz ol Hüdâvendin nazîrî misl-i mânendi

Ki sûretden münezzehdür müberrâdur Te’âlâ’llâh


Şerîki yok berîdür dogmadan dahi dogurmakdan

Ahaddür küfvi yok ihlâs içinde zikr eder Allâh


Tebeddülden tagayyürden dahi eşkâl ü elvândan

Muhakkak ol müberrâdur budur evsâf-ı zâtu’llâh


Ne yerlerde ne göklerde ne sag u sol ne ön artda

Berîdir şeş cihetden ol ki hiç yokdur mekânu’llâh


Hudâ vardur velî varlıgına yok evvel ü âhir

Yine varlıgı kendüden budur ekvâl-i vaslü’llâh


Bu ‘âlemler yogıken ol var idi Kâdir u Kayyûm

Degildür kimseye muhtâc ki muhtâc cümle gayru’llâh


Sıfât-ı bâ-kemâl ile O dâ’im muttasıfdur hem

Dahi noksân sıfatlardan berîdür Hazret-i Allâh


            Fî Beyân-ı Sıfat-ı Subûtiyye


Subûtiyye sıfât-ı zât-ı ‘ilmile irâdetdür

Hayât u kudret u halk u basar semi’ kelâmu’llâh


Velî haydur hayâtı cümle hayya hem muhâlifdür

Dem ü lahm ekl ü şurb ile degildür hiç hayâtu’llâh


Alîm oldur ki ‘ilmine irişmez kimsenin ‘aklı

İhata eylemişdür cümle bu eşyâyı ‘ilmu’llâh


Semi’dür hem eşidür her kelâmı sır ile cehri

Münezzehdür özinden ol sıfatdur anda Sem’ullah


Basîr oldur hakîkatde cemi’ eşyâya nâzırdur

Velî gözden münezzehdür dinür amma ki Aynu’llah


Cemî’ eşyâya kâdirdür yaradur hem mürîd oldur

Diledügi olur peydalı ‘alâ vefk-i Murâdu’llah


Mütekellimdür amma ki müberrâdur lisândan ol

Hurûf u lafz u savt ile değildür bi’l-Kelâmu’llah


                    Fî-Beyâni’l-Melâ’ike

İbâdîdür Hak’un yirde vü göklerde melekler var

Olurlar cümlesi her lemhada münkâd emru’llah


Yimezler dahi içmezler Hak’ın emriyle âmiller

Dahi anlarda erkeklik dişilik yok bi-emri’llah


Dahı Cibrîl ü Mîkâ’il u İsrafîl u Azrâ’il

Mukarrebler durur bu dört meleklerdür emînu’llah


                Fî-Beyâni’l-Kütüb

Hakk’un yüzdört kitabı hem nebîler üzre münezzeldür

Yüzi anun suhufdur dört kitâb içinde şer’u’llah


Virildi Âdem’e on suhuf ve Şît’e ellisin virdi

Otuz suhufun İdris’e hem on suhufun Halîlu’llah


Zebûrı virdi Dâvud’a dahı Tevrât’ı Mûsâ’ya

Dahı İncîl’i ‘Îsâ’ya getürdü cümle Ruhu’llah


Habîbu’llah’a Kur’an’ı getürdi hâcet oldukça

Yigirmi üçyıl içinde temam kat’ı oldı vahyu’llah


            Fî-Beyâni Tasdîki’l-Enbiyâ

Dahı bilmesi vâcib enbiyâ hakkında bunlardur

Biri sıdk u emânetdür biri teblîg-i hükmü’llah


Velî kitmân ahkâmile hem kizb u hiyânetden

Münezzehdür müberrâdur cemî’an enbiyâu’llah


Nebîler ismini bilmek didiler ba’zılar vâcib

Yigimıi sekizini i’lâm ider Furkân-ı Hablu’llâh


Ki evvel Âdem u İdrîs u Nûh u Hûd u hem Salih

Dahı İshâk u Îsmâ’îl u İbrahim Halîlu’llah


Dahı Ya’kûb ile Yûsuf Şu’ayb u Lût ile Yahyâ

Zekeriyyâ ile Hârun ahî Mûsâ Kelîmu’llah


Süleyman ile hem Eyyûb Üzeyr İlyâs ile Dâvud

Birisi Elyasdur hem dahı ‘Îsâ-yı Rûhu’llah (Kemikli 2001: 496-497).

Kaynakça


Doğan, Abdurrahman (1997). Sun’ullâh-ı Gaybî, Hayâtı, Eserleri. Fikirleri ve Sohbetnâmesi. Yüksek Lisans Tezi. Bursa: Uludağ Üniversitesi.

Gölpınarlı, Abdülbaki (1992). Melamilik ve Melamiler. İstanbul. Gri Yay.

Güler, Kadir (1995). “Gaybî Sun’ullâh ve Hudâ Rabbim Risâlesi”, Yedi İklim, Kütahya Özel Sayısı, 10/68: 97-100.

Kemikli, Bilal (2001). Popüler Dînî Kültürümüze Dâir Bir Manzûme ve Üç Şâir - “Hudâ Rabbim” Manzûmesi Etrafında Tartışmalar. İslâmî Araştırmalar Dergisi. 14 (3-4): 492-500.

Kemikli, Bilal (2000). Sun’ullah Gaybî: Hayatı-Eserleri-Şiirleri. Ankara: Akçağ Yay.

Atıf Bilgileri


Ünal, Mehmet. "HUDÂ RABBİM (SUN'ULLAH GAYBÎ)". Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü, http://tees.yesevi.edu.tr/madde-detay/huda-rabbim. [Erişim Tarihi: 03 Nisan 2025].


Benzer Eserler

# Madde Yazar Madde Yazarı İşlem
1 DÎVÂN (SUN'ULLAH GAYBÎ) Sun’ullah Gaybî, Kütahyalı Dr. Öğr. Üyesi Yılmaz Şentürk
Görüntüle
2 KEŞFÜ'L-GITÂ (SUN'ULLAH GAYBÎ) Sun’ullah Gaybî, Kütahyalı Dr. Öğr. Üyesi Yılmaz Şentürk
Görüntüle
3 TARIKU’L-HAK FÎ TEVECCÜHÜ’L-MUTLAK (SUN'ULLAH GAYBÎ) Sun’ullah Gaybî, Kütahyalı Doç. Dr. Mehmet Ünal
Görüntüle
4 RUHU'L-HAKÎKA (SUN'ULLAH GAYBÎ) Sun’ullah Gaybî, Kütahyalı Diğer Bilge Tüzel
Görüntüle
5 SOHBET-NÂME (SUN’ULLAH GAYBÎ) Sun’ullah Gaybî, Kütahyalı Diğer Bilge Tüzel
Görüntüle
6 Bİ’AT-NÂME (SUN'ULLAH GAYBÎ) Sun’ullah Gaybî, Kütahyalı Diğer Bilge Tüzel
Görüntüle
7 RİSÂLE-İ HALVETİYYE ve BAYRAMİYYE (SUN’ULLAH GAYBÎ) Sun’ullah Gaybî, Kütahyalı Dr. Abdullah Çakır
Görüntüle
8 MEKARİMÜ’L-AHLÂK (SUN’ULLAH GAYBÎ) Sun’ullah Gaybî Prof. Dr. Ayşe Sıdıka Oktay
Görüntüle
9 AKAİDNÂME (SUN'ULLAH GAYBÎ) Sun’ullah Gaybî, Kütahyalı Diğer Bilge Tüzel
Görüntüle
10 RİSÂLE-İ İLM Ü AMEL (SUN'ULLAH GAYBÎ) Sun’ullah Gaybî, Kütahyalı Doç. Dr. Ömer Faruk Erdoğan
Görüntüle
11 RİSÂLE-İ ESMÂ (SUN'ULLAH GAYBÎ) Sun'ullah Gaybî, Kütahyalı Diğer Bilge Tüzel
Görüntüle
12 RİSÂLE-İ FÎ HALLİ’D-DEVRÂN (SUN'ULLAH GAYBÎ) Sun’ullah Gaybî, Kütahyalı Diğer Bilge Tüzel
Görüntüle
13 MAKÂSİD-İ AYNİYYE TERCÜMESİ (SUN'ULLAH GAYBÎ) Sun’ullah Gaybî, Kütahyalı Diğer Bilge Tüzel
Görüntüle
14 RİSÂLE-İ REDD-İ HULÛL VE’L-İTTİHAD (SUN'ULLAH GAYBÎ) Sun’ullah Gaybî, Kütahyalı Diğer Bilge Tüzel
Görüntüle
15 TEZKİRE-İ ŞU'ARÂ (SÂLİH AYNÎ MEHMED EFENDİ)  Aynî, Sâlih Aynî Mehmed Efendi Prof. Dr. Beyhan KESİK
Görüntüle
16 DÎVÂN (EŞREF-İ SÂNÎ) Eşref-i Sânî, Şeyh Seyyid Öğretmen Kevser Kıroğlu
Görüntüle
17 TECELLİYÂT (FENÂYÎ, CENNET MEHMED EFENDİ) Fenâyî, Cennet Mehmed Efendi Prof. Dr. ABDULLAH AYDIN
Görüntüle
18 ÂDÂB-I HURDE-İ TARîKÂT (HİMMET/ABDÎ, BOLULU ŞEYH HİMMET EFENDİ) Himmet/Abdî, Bolulu Şeyh Himmet Efendi Araş. Gör. Emrah Baş
Görüntüle
19 VAHDETNÂME (LÂMEKÂNÎ) Lâmekânî, Hüseyin Prof. Dr. İbrahim Halil Tuğluk
Görüntüle
20 MECMÛA-İ ŞEYH MISRÎ EFENDİ (NİYÂZÎ-İ MISRÎ) Niyâzî-İ Mısrî, Muhammed/Mehmed Akın ZENGİN
Görüntüle
21 RİSÂLE-İ VAHDET-İ VÜCÛD (MISRÎ) Niyâzî-i Mısrî, Muhammed/ Mehmed Dr. Muhammed Ülgen
Görüntüle
22 RİSÂLE-İ EŞRÂTU’S-S‘AT (NİYÂZÎ-İ MISRÎ) Niyâzî-İ Mısrî, Muhammed/Mehmed Öğretmen TALAT OLGUN
Görüntüle
23 RİSALE-İ TEVHÎD (NİYÂZÎ-İ MISRÎ) Niyâzî-İ Mısrî, Muhammed/ Mehmed Öğretmen TALAT OLGUN
Görüntüle
24 ED-DEVRETÜ’L-ARŞİYYE (MISRÎ) Niyâzî-i Mısrî, Muhammed/ Mehmed Dr. Muhammed Ülgen
Görüntüle