- Yazar Biyografisi (TEİS)
Sun’ullah Gaybî, Kütahyalı - Madde Yazarı: Doç. Dr. Mehmet Ünal
- Eser Yazılış Tarihi:1307/1889 (İstinsah tarihi)
- Yazıldığı Saha:Anadolu-Osmanlı
- Edebiyat Alanı:Tekke Edebiyatı
- Dönemi:17. Yüzyıl
- Dili:Türkçe
- Alfabesi:Arap
- Yapısı:Manzum
- Niteliği:Telif
- Türü/Formu:Diğer
- Yayın Tarihi:11/02/2022
HUDÂ RABBİM (SUN'ULLAH GAYBÎ)
dinî manzumeSun’ullah Gaybî, Kütahyalı (d. 1023-1024 ?/1615 ? - ö. 1086-1087 ?/1676 ?)
ISBN: 978-9944-237-87-1
Sun’ullah Gaybî tarafından kaleme alınmış olan ve günümüzde de bilinen manzûmesi. Hakiki bir mutasavvıf, değerli bir şair olan, Kütahya’nın edebî ikliminde yetişmiş şairler arasında halkın kendisine layık gördüğü “Huda Rabbim Sultan” ismiyle bilinen Sun'ullah Gaybî, eserinin adını manzûmenin “Hudâ Rabbim benim hakka Muhammeddir resulû’llâh / Hem İslâm dinidir dinim kitabımdır Kelamu’llâh” beytiyle başlamasından dolayı “Hudâ Rabbim şeklinde vermiştir. Şair, eseri aruz vezninin çok kullanılan kalıblarından biri olan hezec bahrinin mefâ’îlün / mefâ’îlün / mefâ’îlün / mefâ’îlün kalıbıyla kaleme almıştır.
Gaybî’nin neşredilen tek eseridir. Manzûme bazı nüshalarda elli beyit, bazı nüshalarda da elli iki beyit olarak verilmektedir. “Hudâ Rabbim benim hakka Muhammeddir resulû’llâh / Hem İslâm dinidir dinim kitabımdır Kelamu’llâh” beytiyle başlamakta; Dilimdeki olan ikrar ve kalbimde olan tasdik eyledim / Senin hıfz-ı emânında emânet ola yâ Allâh” beytiyle hitam bulmaktadır. Eser girizgâh ile başlar. Bu bölümde kelime-i şehâdet ile özetlenen İslâm amentüsüne inandığını Hanefi mezhebine sımsıkı bağlı bir ehl-i sünnet ve’l-cemaat olduğunu Hz. Adem’in soyundan geldiğini ve Hz. Muhammed milletinden olduğunu, Allah’a şeksiz ve şüphesiz bağlı olarak iman ettiğini önemle belirtir (Kemikli 2001: 493). Bu bölümden sonra eser üç kısma ayrılır. Birinci kısımda imanın şartları olan amentünün şerhi niteliğindedir. İmanın altı şartının her biri bir kısmı ifade eder. Yüce Allah'ın zatının gereği olan ezelî ve ebedî olan sıfatlar (sıfat-ı subûtiyyenin), meleklerin, kitapların, peygamberlerin, kazâ ve kader ile âhiretin hak olduğu bölümdür. İkinci bölüm ise, İslâm’ın şartları, namazın, abdestin, guslün ve teyemmümün farzları hakkındadır. Üçüncü ve son bölümde de yüce Allah’a yakarış ve istiğfar kısmı yer almaktadır. Eserin içeriğinden de anlaşılacağı üzere, Sünni-Hanefî inancını ortaya koyan kısa bir ilmihal niteliğindedir (Kemikli 2000: 70).
Eserin Gaybî’ye ait olup olmadığı tartışma konusudur. Manzûmenin gerek yazıldığı dönem gerekse daha sonraki dönemlerde Kütahya halkı tarafından dilden dile sevilerek söylenmesi ve gönüllere çok fazla tesir etmesi, halkın şairi bu manzume ile tanınmasından dolayı eserin Gaybî’ye ait olduğu düşüncesi ön plana çıkmaktadır (Doğan 1997: 33). Bu eserin tartışma konusunun nedeni, şairin kimliği etrafında cereyan etmektedir. Manzûmenin Bayrâmî-Melâmîliğin önemli şairlerinden Sun’ullâh Gaybî’ye ait olmadığı fikri Abdülbâki Gölpınarlı tarafından dillendirilmiştir. Bu manzumenin sûfî şair ve mütefekkir Erzurumlu İbrâhim Hakkı’ya ait olduğunu, fakat an’ane olarak Gaybî’ye isnat edildiğini söylemektedir (Gölpınarlı 1992: 217). Eserin Gaybî’ye ait olduğu konusunda ilk görüşü ise İsmail Hakkı Uzunçarşılı dile getirmiş ve gerekçe olarak da Gaybî’nin İbrahim Hakkı’dan bir asır önce yaşamış olmasından dolayı Gaybî’nin bu eseri alıntılamasının imkânsız olduğu kanaatini belirtip eserin gerçek sahibinin Gaybî olduğunu ileri sürmüş ve bu görüşünü kuvvetlendirmek için halk arasında anlatılan bir menkabeyi de delil olarak göstermiştir. Bu menkabeye göre, Melâmî meşrep olan şâir, vahdet-i vücût tasavvuf anlayışı dolayısıyla Kütahya ulemâsı tarafından zındıklıkla suçlanmıştır. Ulemânın bu olumsuz tavrı kısa zamanda halk arasında da yayıldığından şâir hakkında olumsuz düşünceler ortaya çıkmıştır. Gaybî de tasavvuf dilini anlamayanlara karşı kendinin dinî akîde ve düşüncelerini ortaya koymak bakımından bu eseri kaleme almıştır. Şâirin İslâm itikad ve ibâdet ilkelerine olan bağlılığını ifade eden bu manzûme, şâirin vefatında başucunda bulunmuş, bunun üzerine hakkında kötü zan besleyenler düşüncelerinin yanlışlığını görerek tövbe etmişlerdir (Uzunçarşılı 1932: 238; Kemikli 2001: 493).
Yine başka bir görüşe göre İbrahim Hakkı ünlü eseri Mârifet-nâme'de, Gaybî'ye nisbet edilen nüshalardan kısmen farklı olarak bu manzûmeye yer vermiştir. Ancak İbrahim Hakkı'nın tâc beytinde açıkça mahlasını kullanması ve Gaybî’den de hiç bir şekilde bahsetmemesi, manzûmenin kendi eseri olduğu düşüncesinin ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Nitekim Mârifet-nâme'de geçen bu manzûme, daha sonra Fâtih Câmii vâizlerinden olan Süleyman Efendi'nin delâletiyle Erzurûmî Mağfur İbrahim Hakkı Hazretlerinin Âsâr-ı Bedî’ası adıyla müstakil olarak iki defa yayınlanmıştır. Üçüncü olarak da İbrahim Hakkı'nın metniyle hemen hemen aynı özelliklere sahip bir yazma nüshada, nüshanın başındaki “Seyyid Muhammed Nur Arabî Dîvânı” ifadesinden hareketle eserin Nûru’l-Arabî’ye nispet edilmiştir (Kemikli 2001: 493). Bu bilgiler ışığında ortada bir eser ve bu eserin şairi olarak ileri sürülen ayrı ayrı dönemlerde yaşamış üç farklı şâir verilmektedir. Konu hakkında araştırma yapanların ortak görüşü, Gölpınarlı’nın detaylı bir araştırma ve inceleme yapıp kararı vermesi daha doğru olacağı yönündedir.
Manzûmenin birçok yazma nüshası mevcuttur. Bunlardan bazıları; Konya Mevlânâ Müzesi Abdulbâki Gölpınarlı Yazmaları, Nr. 110; Konya Mevlânâ Müzesi Abdulbâki Gölpınarlı Yazmaları, Nr. 150; Kütahya Vahid Paşa İl Halk Kütüphanesi Yazmalar Bölümü, Nr. 1273/2; Kütahya Vahid Paşa İl Halk Kütüphanesi Yazmalar Bölümü, nr.1325; Bursa Haraçcıoğlu Kitaplığı, Nr. 867/25, Bursa Eski Eserler Kütüphanesi, Genel, Nr. 2287'de kayıtlı nüshalar vardır.
Sun’ullah Gaybî’nin biyografisi için bk. “Sun'ullah Gaybî, Kütahyalı”. Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü. http://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/sunullah-gaybi-kutahyali
Eserden Örnekler
Huda Rabbim nebim hakka Muhammeddür Resûlu’llâh
Hem İslâm dînidür dînim kitâbımdur kelâmu’llâh
Amelde Bû Hanîfe mezhebim hem i’tikâdımda Olubdur
Ehl-i Sünnet ve’l-cemâ’at mezhebi vallâh
Dahı zürriyyetim Âdem Muhammed milletin denem
İbâdet itmeğe kıblem olur her yerde Beytu’llâh
Bulunmaz ol Hüdâvendin nazîrî misl-i mânendi
Ki sûretden münezzehdür müberrâdur Te’âlâ’llâh
Şerîki yok berîdür dogmadan dahi dogurmakdan
Ahaddür küfvi yok ihlâs içinde zikr eder Allâh
Tebeddülden tagayyürden dahi eşkâl ü elvândan
Muhakkak ol müberrâdur budur evsâf-ı zâtu’llâh
Ne yerlerde ne göklerde ne sag u sol ne ön artda
Berîdir şeş cihetden ol ki hiç yokdur mekânu’llâh
Hudâ vardur velî varlıgına yok evvel ü âhir
Yine varlıgı kendüden budur ekvâl-i vaslü’llâh
Bu ‘âlemler yogıken ol var idi Kâdir u Kayyûm
Degildür kimseye muhtâc ki muhtâc cümle gayru’llâh
Sıfât-ı bâ-kemâl ile O dâ’im muttasıfdur hem
Dahi noksân sıfatlardan berîdür Hazret-i Allâh
Fî Beyân-ı Sıfat-ı Subûtiyye
Subûtiyye sıfât-ı zât-ı ‘ilmile irâdetdür
Hayât u kudret u halk u basar semi’ kelâmu’llâh
Velî haydur hayâtı cümle hayya hem muhâlifdür
Dem ü lahm ekl ü şurb ile degildür hiç hayâtu’llâh
Alîm oldur ki ‘ilmine irişmez kimsenin ‘aklı
İhata eylemişdür cümle bu eşyâyı ‘ilmu’llâh
Semi’dür hem eşidür her kelâmı sır ile cehri
Münezzehdür özinden ol sıfatdur anda Sem’ullah
Basîr oldur hakîkatde cemi’ eşyâya nâzırdur
Velî gözden münezzehdür dinür amma ki Aynu’llah
Cemî’ eşyâya kâdirdür yaradur hem mürîd oldur
Diledügi olur peydalı ‘alâ vefk-i Murâdu’llah
Mütekellimdür amma ki müberrâdur lisândan ol
Hurûf u lafz u savt ile değildür bi’l-Kelâmu’llah
Fî-Beyâni’l-Melâ’ike
İbâdîdür Hak’un yirde vü göklerde melekler var
Olurlar cümlesi her lemhada münkâd emru’llah
Yimezler dahi içmezler Hak’ın emriyle âmiller
Dahi anlarda erkeklik dişilik yok bi-emri’llah
Dahı Cibrîl ü Mîkâ’il u İsrafîl u Azrâ’il
Mukarrebler durur bu dört meleklerdür emînu’llah
Fî-Beyâni’l-Kütüb
Hakk’un yüzdört kitabı hem nebîler üzre münezzeldür
Yüzi anun suhufdur dört kitâb içinde şer’u’llah
Virildi Âdem’e on suhuf ve Şît’e ellisin virdi
Otuz suhufun İdris’e hem on suhufun Halîlu’llah
Zebûrı virdi Dâvud’a dahı Tevrât’ı Mûsâ’ya
Dahı İncîl’i ‘Îsâ’ya getürdü cümle Ruhu’llah
Habîbu’llah’a Kur’an’ı getürdi hâcet oldukça
Yigirmi üçyıl içinde temam kat’ı oldı vahyu’llah
Fî-Beyâni Tasdîki’l-Enbiyâ
Dahı bilmesi vâcib enbiyâ hakkında bunlardur
Biri sıdk u emânetdür biri teblîg-i hükmü’llah
Velî kitmân ahkâmile hem kizb u hiyânetden
Münezzehdür müberrâdur cemî’an enbiyâu’llah
Nebîler ismini bilmek didiler ba’zılar vâcib
Yigimıi sekizini i’lâm ider Furkân-ı Hablu’llâh
Ki evvel Âdem u İdrîs u Nûh u Hûd u hem Salih
Dahı İshâk u Îsmâ’îl u İbrahim Halîlu’llah
Dahı Ya’kûb ile Yûsuf Şu’ayb u Lût ile Yahyâ
Zekeriyyâ ile Hârun ahî Mûsâ Kelîmu’llah
Süleyman ile hem Eyyûb Üzeyr İlyâs ile Dâvud
Birisi Elyasdur hem dahı ‘Îsâ-yı Rûhu’llah (Kemikli 2001: 496-497).
Kaynakça
Doğan, Abdurrahman (1997). Sun’ullâh-ı Gaybî, Hayâtı, Eserleri. Fikirleri ve Sohbetnâmesi. Yüksek Lisans Tezi. Bursa: Uludağ Üniversitesi.
Gölpınarlı, Abdülbaki (1992). Melamilik ve Melamiler. İstanbul. Gri Yay.
Güler, Kadir (1995). “Gaybî Sun’ullâh ve Hudâ Rabbim Risâlesi”, Yedi İklim, Kütahya Özel Sayısı, 10/68: 97-100.
Kemikli, Bilal (2001). Popüler Dînî Kültürümüze Dâir Bir Manzûme ve Üç Şâir - “Hudâ Rabbim” Manzûmesi Etrafında Tartışmalar. İslâmî Araştırmalar Dergisi. 14 (3-4): 492-500.
Kemikli, Bilal (2000). Sun’ullah Gaybî: Hayatı-Eserleri-Şiirleri. Ankara: Akçağ Yay.
Atıf Bilgileri
Benzer Eserler
# | Madde | Yazar | Madde Yazarı | İşlem | ||
---|---|---|---|---|---|---|
1 | DÎVÂN (SUN'ULLAH GAYBÎ) | Sun’ullah Gaybî, Kütahyalı | Dr. Öğr. Üyesi Yılmaz Şentürk |
Görüntüle | ||
2 | KEŞFÜ'L-GITÂ (SUN'ULLAH GAYBÎ) | Sun’ullah Gaybî, Kütahyalı | Dr. Öğr. Üyesi Yılmaz Şentürk |
Görüntüle | ||
3 | TARIKU’L-HAK FÎ TEVECCÜHÜ’L-MUTLAK (SUN'ULLAH GAYBÎ) | Sun’ullah Gaybî, Kütahyalı | Doç. Dr. Mehmet Ünal |
Görüntüle | ||
4 | RUHU'L-HAKÎKA (SUN'ULLAH GAYBÎ) | Sun’ullah Gaybî, Kütahyalı | Diğer Bilge Tüzel |
Görüntüle | ||
5 | SOHBET-NÂME (SUN’ULLAH GAYBÎ) | Sun’ullah Gaybî, Kütahyalı | Diğer Bilge Tüzel |
Görüntüle | ||
6 | Bİ’AT-NÂME (SUN'ULLAH GAYBÎ) | Sun’ullah Gaybî, Kütahyalı | Diğer Bilge Tüzel |
Görüntüle | ||
7 | RİSÂLE-İ HALVETİYYE ve BAYRAMİYYE (SUN’ULLAH GAYBÎ) | Sun’ullah Gaybî, Kütahyalı | Dr. Abdullah Çakır |
Görüntüle | ||
8 | MEKARİMÜ’L-AHLÂK (SUN’ULLAH GAYBÎ) | Sun’ullah Gaybî | Prof. Dr. Ayşe Sıdıka Oktay |
Görüntüle | ||
9 | AKAİDNÂME (SUN'ULLAH GAYBÎ) | Sun’ullah Gaybî, Kütahyalı | Diğer Bilge Tüzel |
Görüntüle | ||
10 | RİSÂLE-İ İLM Ü AMEL (SUN'ULLAH GAYBÎ) | Sun’ullah Gaybî, Kütahyalı | Doç. Dr. Ömer Faruk Erdoğan |
Görüntüle | ||
11 | RİSÂLE-İ ESMÂ (SUN'ULLAH GAYBÎ) | Sun'ullah Gaybî, Kütahyalı | Diğer Bilge Tüzel |
Görüntüle | ||
12 | RİSÂLE-İ FÎ HALLİ’D-DEVRÂN (SUN'ULLAH GAYBÎ) | Sun’ullah Gaybî, Kütahyalı | Diğer Bilge Tüzel |
Görüntüle | ||
13 | MAKÂSİD-İ AYNİYYE TERCÜMESİ (SUN'ULLAH GAYBÎ) | Sun’ullah Gaybî, Kütahyalı | Diğer Bilge Tüzel |
Görüntüle | ||
14 | RİSÂLE-İ REDD-İ HULÛL VE’L-İTTİHAD (SUN'ULLAH GAYBÎ) | Sun’ullah Gaybî, Kütahyalı | Diğer Bilge Tüzel |
Görüntüle | ||
15 | TEZKİRE-İ ŞU'ARÂ (SÂLİH AYNÎ MEHMED EFENDİ) | Aynî, Sâlih Aynî Mehmed Efendi | Prof. Dr. Beyhan KESİK |
Görüntüle | ||
16 | DÎVÂN (EŞREF-İ SÂNÎ) | Eşref-i Sânî, Şeyh Seyyid | Öğretmen Kevser Kıroğlu |
Görüntüle | ||
17 | TECELLİYÂT (FENÂYÎ, CENNET MEHMED EFENDİ) | Fenâyî, Cennet Mehmed Efendi | Prof. Dr. ABDULLAH AYDIN |
Görüntüle | ||
18 | ÂDÂB-I HURDE-İ TARîKÂT (HİMMET/ABDÎ, BOLULU ŞEYH HİMMET EFENDİ) | Himmet/Abdî, Bolulu Şeyh Himmet Efendi | Araş. Gör. Emrah Baş |
Görüntüle | ||
19 | VAHDETNÂME (LÂMEKÂNÎ) | Lâmekânî, Hüseyin | Prof. Dr. İbrahim Halil Tuğluk |
Görüntüle | ||
20 | MECMÛA-İ ŞEYH MISRÎ EFENDİ (NİYÂZÎ-İ MISRÎ) | Niyâzî-İ Mısrî, Muhammed/Mehmed | Akın ZENGİN |
Görüntüle | ||
21 | RİSÂLE-İ VAHDET-İ VÜCÛD (MISRÎ) | Niyâzî-i Mısrî, Muhammed/ Mehmed | Dr. Muhammed Ülgen |
Görüntüle | ||
22 | RİSÂLE-İ EŞRÂTU’S-S‘AT (NİYÂZÎ-İ MISRÎ) | Niyâzî-İ Mısrî, Muhammed/Mehmed | Öğretmen TALAT OLGUN |
Görüntüle | ||
23 | RİSALE-İ TEVHÎD (NİYÂZÎ-İ MISRÎ) | Niyâzî-İ Mısrî, Muhammed/ Mehmed | Öğretmen TALAT OLGUN |
Görüntüle | ||
24 | ED-DEVRETÜ’L-ARŞİYYE (MISRÎ) | Niyâzî-i Mısrî, Muhammed/ Mehmed | Dr. Muhammed Ülgen |
Görüntüle |