- Yazar Biyografisi (TEİS)
Seyyid Vehbî, Hüseyin - Madde Yazarı: Öğr. Gör. Ipek Taşdemir
- Eser Yazılış Tarihi:?
- Yazıldığı Saha:Anadolu-Osmanlı
- Edebiyat Alanı:Yazılı Edebiyat / Divan Edebiyatı
- Dönemi:18. Yüzyıl
- Dili:Türkçe
- Alfabesi:Arap
- Yapısı:Manzum
- Niteliği:Telif
- Türü/Formu:Divan
- Yayın Tarihi:02/08/2022
DÎVÂN (SEYYİD VEHBÎ)
şiirlerSeyyid Vehbî, Hüseyin (d. 1085?/1674? - ö. 1149/1736)
ISBN: 978-9944-237-87-1
Seyyid Vehbî'nin (d. 1085?/1674? - ö. 1149/1736) şiirlerini ihtiva eden en önemli eseri. Klasik divan tertibiyle kaleme alınan eser, şiir sayısı bakımından oldukça hacimlidir. Şiir sayısı nüshalara göre değişmekle birlikte, Dîvân'ın hazırlanan karşılaştırmalı metninde (Dikmen 1991) yaklaşık 740 adet şiir mevcuttur. Bu şiirlerden 103’ü kaside, 128’i tarih, 266’sı gazel, 105’i rübai, 9’u kıta, 20’si tahmis, 15’i mesnevi, 62’si matla, 25’i müfred, 2’si müseddes, 2’si terci-bend, 2’si terkib-bend, 4’ü şarkı nazım şekliyle yazılmıştır. Dîvân’ın en dikkat çeken şiirleri kasideler ve tarihlerdir.
Vehbî, kasidelerinde büyük ölçüde Nefî etkisinde kalmıştır. Seyyid Vehbî, kasidelerini en çok Nevşehirli Damad İbrahim Paşa’ya, daha sonra sırasıyla Sultan III. Ahmed, I. Mahmud, Kethuda Mehmet Ağa, Sadrazam Hekimzade/Hekimoğlu Ali Paşa, Sadrazam Şehit Ali Paşa, Şeyhülislam Paşmakçızade Seyyid Abdullah Efendi, Kaptan Mustafa Paşa, Reisülküttab Mehmed Efendi, Şeyhülislam İshak Efendi, Defterdar İzzet Ali Paşa gibi devrin önemli şahsiyetlerine sunmuştur (Dikmen 1991: 28). Kasidelerinden “Vekalet-name”si, Vehbî’nin şiir ve şair hakkındaki görüşleri bakımından oldukça değerlidir. Kasidede, Kelîm, İffetî, Yümnî, Âsım Seyyid ve Câzım gibi şairlerden bahseden Vehbî, reis-i şairanlığın getirdiği sorumlulukla bir tezkire yazarı gibi onların edebî şahsiyetleri ile ilgili aydınlatıcı bilgiler verir. Hatırı sayılır sayıda tarih manzumesi bulunan divan, 18. yüzyıl sosyal yaşantısı, Lale devrinin mühim hadiseleri, kıymetli şahıslarının vefat tarihleri gibi hususlarda zengin bilgiler içermesi bakımından önemlidir.
Dîvân'da, musammatlardan sonra Nef’î ve Nabî’nin birer kasidesine, Nabî, Nedim ve Cevrî’nin ikişer gazeline, Şeh-zâde Sultan Mehmed, Riyazî, İsmetî, Kadrî, Cem‘î, Fuzulî, Sırrî, Vâsık, Rüşdî, Necîb, Neylî ve Reşîd’in birer gazeline yazılan tahmisler bulunmaktadır. Ayrıca Fuzulî, Nabî, Riyazî, Râşid, Osman-zâde Tâib, Koca Ragıp Paşa, Vâkıf, Vâsık, Mahdumî, Birrî, Es’ad, Hatayî ve Sabit gibi şairlerin gazellerine yazılmış nazireler de vardır. (Dikmen 1991: 27-28).
Vehbî, Dîvân'daki gazellerde özellikle şekil bakımından Nâbî’yi örnek alarak gazelleri arasında kafiye değiştikçe birer dörtlük kullanmıştır. Şiirlerinde sık sık Nâbî’yi zikreden şair, Nâbî ekolünü kendine destur edinmiş, hatta kendini onun halefi olarak saymıştır (Dikmen 1991: 679). Vehbî, Nef’î ve Nâbi’nin yanında Nedim’den de büyük ölçüde etkilenmiş, onun şiirlerini beğendiğini ifade etmiştir. Ayrıca Lale Devri’nde resmî bir gelenek olarak başlatılan Osmanzâde Tâib’den devraldığı “reis-i şairanlık” unvanını da Nedîm’e devrettiğini ifade etmiştir (Dikmen 1991: K2/106-109).
Vehbî, şiirlerinde Arap ve Fars etkisini en aza indirgemeye çalışmış, Türkçe sözcüklere, halk ağzı ve deyimlerine ağırlık vermiştir. Bu bağlamda Farsça-Arapça sözcüklerle karışık kullandığı Türkçe deyimler ve birleşik fiiller de oldukça dikkat çekicidir. Vezin, redif ve kafiye seçimlerinde Türk geleneklerine bağlı kalmıştır. Vehbî, üslup ve hayal dünyası bakımından Nedîm ve Nâbî’den oldukça istifade etmiş; şiirlerini, bu üslup zenginliği ve kendine has Türkçesiyle harmanlamıştır. Dîvân’da 11 medhiye ve 13 lügaz, mesnevi şeklinde kafiyelenmiştir. Seyyid Vehbî genellikle Türkçe redifleri tercih etmiştir. Ayrıca kısa rediflerin yanında “hoş geldün”, “degmez imiş”, “neyler üstine”, “geh artar geh eksilür” gibi uzun redifleri de sıklıkla kullanmıştır.
Dîvân’da toplamda 32 vezin kullanılmıştır. Söz konusu vezinlerden en fazla kullanılanı (121 kez) “Feʿilâtün feʿilâtün feʿilâtün feʿilün” veznidir. Vehbî, divanında gerek Türkçe redif ve kafiyelere gerek remel bahrine ağırlık vermesiyle Türk şiirinin gelenek ve göreneklerine bağlı kaldığını göstermiştir. Vehbî, yaşadığı dönemdeki Mahallîleşme akımına ayak uydurarak, şiirini bilinçli bir şekilde Türkçe deyim, tabirler ve halk ağzıyla zenginleştirmiş, döneminin sosyal yaşantısını, gezdiği gördüğü yerleri, insanları, samimi bir tavırla şiirlerine aksettirmiştir. Gözlemci yönü yüksek olan Vehbî’nin şiirleri mahallî motiflerle süslenmiş birer tablo niteliğindedir. Lale devrinde düzenlenen eğlencelerden, yeme-içme kültüründen, çocukların o dönemde oynadıkları oyuncaklara kadar her şey şiirinin konusu olmuştur. Bu nedenle Seyyid Vehbî Dîvânı, 18 yüzyıl Türkçesinin söz varlığını yansıtması bakımdan oldukça önemlidir. Seyyid Vehbî Dîvânı’nda 94.201 kelime, 23.857 kalıp ifade tespit edilmiştir. Bu kalıp ifadelerin çoğu (1400 adet) deyimlerden oluşmaktadır. Bu deyimlerin çoğunluğu da Türkçe kelimelerle veya Türkçe ek-fiillerle kurulmuştur. (Söz varlığı hakkında bk. Taşdemir 2020: 1178).
Seyyid Vehbî, Nâbî ve Nedîm gibi ekol oluşturacak kadar üstat bir şair sayılmasa da döneminin “reis-i şuara”sı olarak başarılı bir şair olarak görülmüştür. O, zamanın “reis-i şairan”ı Osmanzade Tâ'ib tarafından kendisinin vekili seçilmiş, şiirleri çoğu tezkire yazarı tarafından övülmüş, vaktiyle Padişah III. Ahmed’in ve Sadrazam İbrahim Paşa’nın sohbetlerine hem-dem olmuş âlim bir şairdir (Taşdemir 2020: 202). Vehbî’nin Dîvânı’nın birçok yazma nüshasının bulunması, döneminde sevilerek okunduğunu göstermektedir. Dikmen’in tespit ettiği 31 nüshaya ek olarak İpek Taşdemir, doktora çalışmasında buna 21 yeni nüsha ilave etmiştir. Son tespit edilen bilgilere göre divanın 33’ü yurt içinde, 19’u ise yurt dışında 52 nüshası bulunmaktadır (Taşdemir 2020: 163-167). Hamit Dikmen tarafından karşılaştırmalı metni hazırlanan (1991) Dîvân üzerinde, sosyal hayat (Düzlü 2018) ve bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük konulu (Taşdemir 2020) doktora tezleri de hazırlanmış ve hakkında çeşitli makaleler (bk. Kaynakça) kaleme alınmıştır.
Şairin biyografisi için bk. "Seyyin Vehbî, Hüseyin". Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü. http://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/seyyid-vehbi-huseyin
Eserden Örnekler
Vekâlet-nâme’den
Biraz oglan uşak bâzî-i tıflân eylemiş nazmı
İdüp çûbin semend-i hâme ile arz-ı cevlânî
Tutar Tıflî’ye râcih kendüsin zu’m ile olmışken
Henüz üstâd önine diz çöker bir mekteb oglanı
Kimi Râsih geçer fenn-i sühanda lîk ahresdür
Sözi anlamaz aklı olur olursa zebân-dânı
Kimi yügrük geçer rahş-ı hayâlin itmeden tathîr
Sanur zu’miyle aldı nükte-pîrâyîde meydânı
Sühanda nâzım-ı Timûr-nâme Hâtifî gûyâ
Fıkıhda Fâzıl-ı Haddâdî zann eyler gören anı
Suver-bâz-ı hayâl olsun sezâdur sûr-ı ma’nâya
Hüseynî perdesinden itmesün ammâ bed elhânı
Kimisi kendüsün Firdevsî-i Tûsî kıyâs eyler
Virür zu’m ile haltıyyâtına Şeh-nâme unvânı
İder gâhice da’vâ-yı sühan gâh eyler istinkâf
Çerâ kârî küned âkil ki bâz-âyed peşîmânî
Eger vâlî-i iklim-i sühan kimdür bilinseydi
Velî başı iderdüm Adlî vü Vaslî-i sekbânı
Yâ Mahtûmî niçün ağzına urmaz mühr-i hâmûşî
Benüm yanumda itmez tayy-i tûmâr-ı sühan-dânî
Silahşör-i fezâ-yı ma’rifet add eyleyüp kendin
Ṣanur ṭab’ın sıtabl-ı hâss ‘irfânın küheylânî
Benüm te’sîr-i mihmiz-i yerâ’am ki şevkından
İder haylü’l-berîd-i tab’ı hâlâ germ-cevlânî
Benüm tamgâ-yı temyizümle hâlî cins-i eş’ârı
Benüm takriz ü tahsînümle âlî kadr-i dîvânı
Güzel itdün efendüm eyledü hatt-ı şerîfünle
Re’is-i şâ’irânTâ’ib kulun gibi sühan-dânı
Vekîl itdi o da bu bendeni öz ihtiyâriyle
Vezîr-i a’zâmun da sâdır oldı emr ü fermânı
Müvellâ eyledüm ben de Nedîm-i nükte-perdâzı
Eger bogmazsa mevc-i ıstılâha sakk-ı irfânı
O da defter idüp erbab-ı isti’dâdı bi’l-cümle
Bakup âsârına bilsün ayâr-ı şi’r-gûyânı (Dikmen 1991: 38-39).
Gazel
Tâ tıfl iken ne analar aglatdı ol perî
Zannum budur cefâ ile togurdı mâderi
Gördügi sâ’at ‘akreb-i zülf-i siyâhunı
Rakkâs gibi oynadı halkun yürekleri
Tasvîr idenler âteş-i âh-ı marîz-i aşk
Memlû da olsa bâl-i semenderle pisteri
Zâhid mey içdi sanma görüp kan bulaşdugum
Sâkî-i meyle eyledüm akd-i birâderî
Geh gavta-hâr-ı gam geh olur pây-ı kûb-ı ye’s
Deryâ-yı ârzûda idenler şinâverî
Vehbî nazımda Nâbî’ye hayrü’l-halef benem
İrs ile girdi zabtuma mülk-i sühanveri (Dikmen 1991: 486-488).
Gazel
Ol berbere uşşâk tırâş olmaga üşdi
Gör kayd-ı serün sen de gönül iş bana düşdi
Deryûze idüp ol kuzumun na’t-ı vaslın
Tuyunca yidüm cerbini ammâ ne sögüşdi
Cem’ oldı matâf-ı der-i dil-berde dil ü cân
Hâcî hâcîye Ka’be’de gûyâ ki bulışdı
Çok sencileyin âfet-i şîrîn-dehânun
Kand-i leb ü şehd-i ruhına mûrlar üşdi
Kurtaramadı dâmenini dest-i kazâdan
Dil mahkeme-i aşkda haylüce sürişdi
Mir’âta bakup kaldı görüp aksini hayrân
Gûyâ iki hasret biri biriyle görişdi
Bilmem ne şaka eyledi Vehbî bu gazelde
Yârân okıyup Sâbit’i yâd itdi gülişdi (Dikmen 1991: 677-678).
Kaynakça
Dikmen, Hamit (1991). Seyyid Vehbî ve Divanının Karşılaştırmalı Metni. Doktora Tezi. Ankara: Ankara Üniversitesi.
Dikmen, Hamit (2003). “Seyyid Vehbî Divanı’nın Şekil ve İfade Özellikleri Yönünden Analizi”. Ç. Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi (3):1 103-126.
Dikmen, Hamit (2004). “Seyyid Vehbî’nin Hayatı, Eserleri ve Sanatçı Kişiliği”. Ç. Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi, (4):1 165-191.
Düzlü, Özlem (2018). Seyyid Vehbî Divanı’na Göre 18. Asırda Osmanlılarda Sosyal Hayat. Doktora Tezi. Sakarya: Sakarya Üniversitesi.
Sevimli, E. (2021), “Nedîm Takipçiliğinde Önemli Bir Eşik: Seyyid Vehbî’de Şuhâne Tarz”. Littera Turca, Littera Turca Journal of Turkish Language and Literature, 7/4, 1495-1523.
Taşdemir, İpek (2020). Seyyid Vehbî Divanı’nın Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlüğü. Doktora Tezi. Eskişehir: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi.
Toprak, Zafer (2017). “Seyyid Vehbî’nin Şiir Anlayışı”. TÜRÜK Uluslararası Dil, Edebiyat ve Halkbilimi Araştırmaları Dergisi, 5:9 200-227.
Atıf Bilgileri
Benzer Eserler
| # | Madde | Yazar | Madde Yazarı | İşlem | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | SÛR-NÂME (SEYYİD VEHBÎ) | Seyyid Vehbî, Hüseyin | Doç. Dr. Necmiye Özbek Arslan |
Görüntüle | ||
| 2 | HADÎS-İ ERBA‘ÎN TERCÜMESİ (SEYYİD VEHBÎ) | Seyyid Vehbî, Hüseyin | Dr. Özlem DÜZLÜ |
Görüntüle | ||
| 3 | SULHİYYE (SEYYİD VEHBÎ) | Seyyid Vehbî, Hüseyin | Dr. Özlem DÜZLÜ |
Görüntüle | ||
| 4 | LEYLÂ VÜ MECNÛN (SEYYİD VEHBÎ) | Seyyid Vehbî, Hüseyin | Dr. Özlem DÜZLÜ |
Görüntüle | ||
| 5 | MANZÛME-İ DURÛB-I EMSÂL (HIFZÎ) | Hıfzî | Dr. Öğr. Üyesi BAHANUR ÖZKAN BAHAR |
Görüntüle | ||
| 6 | NA'T MECMÛ'ASI (HÜSEYİN AYVANSARÂYÎ) (Rıfat Kütük Şahsi Kütüphanesi) | Ayvansarâyî, Hâfız Hüseyin | Diğer Aybala Sena KÜTÜK |
Görüntüle | ||
| 7 | DÎVÂN (KESBÎ /KİSBÎ) | Kesbî/Kisbî, Kesbî Mehmed Efendi | ismail Aksoyak |
Görüntüle | ||
| 8 | TERCÜME-İ DURÛB-I EMSÂL-İ ARABİYYE (KUDSÎ, ABDULLÂH EFENDİ) | Kudsî, Abdullah Efendi | Prof. Dr. Sadık Yazar |
Görüntüle | ||
| 9 | TERCÜME-İ LUTFU'T-TEDBÎR fî SİYÂSÂTİ'L-MÜLÛK (KUDSÎ, ABDULLÂH EFENDİ) | Kudsî, Abdullâh Efendi | Prof. Dr. Sadık Yazar |
Görüntüle | ||
| 10 | TERCÜME-İ EL-BERKU’L-YEMÂNÎ FÎ FETHİ’L-OSMÂNÎ (KUDSÎ, ABDULLÂH EFENDİ) | Kudsî, Abdullâh Efendi | Prof. Dr. Sadık Yazar |
Görüntüle | ||
| 11 | DÎVÂN (TEKİRDAĞLI AHMED LÜTFÎ) | Lütfî, Ahmed Lütfî Efendi | Diğer Ahmet Serdar Erkan |
Görüntüle | ||
| 12 | MÜSTEVCEBÜ’L-HALÂS FÎ TEFSÎR-İ SÛRETİ’L-İHLÂS (TÂHİR, MEKKÎ-ZÂDE MEHMED) | Tâhir, Mekkî-zâde Mehmed Tâhir Efendi (?/? – ö. 1128/1716) | Dr. Öğr. Üyesi Oğuzhan UZUN |
Görüntüle | ||
| 13 | AHSENÜ'L-HABER MİN KELÂMİ SEYYİDİ'L-BEŞER (VÂSIF, ŞA'BÂN-ZÂDE ABDULLÂH VÂSIF ÇELEBİ) | Vâsıf, Şa'bân-zâde Abdullâh Vâsıf Çelebi | Diğer Nükran ERBAŞ Dr. Öğr. Üyesi Muhammed İkbâl Güler |
Görüntüle | ||
| 14 | DÎVÂNÇE (ABDÎ / VASSÂF) | Abdî (Vassâf), Abdullâh Efendi | Prof. Dr. İbrahim Halil Tuğluk |
Görüntüle |