- Yazar Biyografisi (TEİS)
Muhibbî - Madde Yazarı: Prof. Dr. Mustafa İsen
- Eser Yazılış Tarihi:?/?
- Yazıldığı Saha:Anadolu-Osmanlı
- Edebiyat Alanı:Yazılı Edebiyat / Divan Edebiyatı
- Dönemi:16. Yüzyıl
- Dili:Türkçe
- Alfabesi:Arap
- Yapısı:Manzum
- Niteliği:Telif
- Türü/Formu:Divan
- Yayın Tarihi:18/04/2022
DÎVÂN (MUHİBBÎ)
şiirlerMuhibbî (d. 900/1494 - ö. 974/1566)
ISBN: 978-9944-237-87-1
Muhibbî mahlasıyla şiirler yazan Osmanlı padişahı Kanunî Sultan Süleyman’ın şiirlerini topladığı eseri. Siyasi ve idari bakımdan Osmanlı devletinin en büyük padişahı olan Kanunî Sultan Süleyman, çok önemli bir sanat koruyuculuğu yanında hem nicelik hem de nitelik bakımından Osmanlı’nın en büyük şair padişahıdır. Denebilir ki o, bir insanda aynı zamanda bir araya gelemeyecek çeşitli kabiliyet ve değerleri şahsında toplamış eşsiz bir yetenek, Osmanlı Devletinin en önemli hükümdarı olma yanında içinden birçok şair çıkmış Osmanlı ailesindeki şiir geleneğinin de en yüksek temsilcisidir.
Nicelik açısından değerlendirildiğinde Divan edebiyatında biraz başka amaçlarla şiirlerini düzenleyen Edirneli Nazmî (toplam 6967 gazel) hariç tutulacak olursa Muhibbî, 4134 şiir ile bu geleneğin işi sadece şiir yazmak olan şair kadrosunun da açık ara önünde yer almaktadır. Ona yaklaşabilecek şairler olarak Halepli Edib’in divanında 2197, Zatî’nin 1800, Gelibolulu Âlî’nin 1549 gazeli olduğunu belirtmek gerekir.
Nicelik yanında onun şiirleri nitelik açısından da mükemmeldir. Söyleyiş gücü kuvvetli, zevk sahibi usta bir kalemin mahsulü olan bu örnekler, bir heveskârlığın ifadeleri olmaktan ileri gidememiş bazı şair hükümdarlarınkinden tamamıyla farklıdır. Onun, bu denli güçlü ve üretken bir şair olması yeteneği yanında yetiştirilme tarzı ile açıklanabilir. Daha dört yaşından itibaren özel hocalar nezaretinde dinî, ilmî birçok ders alıp, Türkçeden başka Arapça, Farsça, Çağatay Türkçesi gibi dil ve lehçelerden birkaçını öğrenen Muhibbî, ayrıca müzik, hat şiir ve inşa alanında eğitilmişti. Muhibbî, Meftûnî, Aczî mahlaslarıyla Türkçe, Farsça şiirler yazan Kanuni, bunları iki ayrı divanda topladı. Osmanlı Devletinin kuruluşunu izleyen yıllarda, özellikle II. Murad devrinden itibaren önem kazanmaya başlayan Divan şiiri, Kanuni Sultan Süleyman döneminde artık klasik vasfı kazanmış bulunuyordu. Bunu bizzat Muhibbî’nin şiirleri için de söylemek mümkündür. Kanuni’den önceki sultanların şiirleri erken dönem şiirinin özelliklerini taşırken onun yazdıkları, tıpkı Baki örneğinde klasik şiirin kazandığı seviye gibi, ayrı bir düzlemi ifade eder. Muhibbî, hacimli divandaki şiirlerinde Divan şiirinin genel konuları yanında dillerden düşmeyen ve bir atasözü gibi hafızalara yerleşen ve ancak bir padişahın ağzına yakışabilecek söyleyişlere sahiptir. Cihan padişahı olmanın verdiği duyguları da onun şiirine müstesna söyleyişler katmaktadır. Sevgilisine, sahip olduğu ülkelerin paha biçilmez güzellikleriyle hitap etmekte ve ona âdeta “bu ülkeler değerindeki sevgilim” diye seslenmektedir. Mertlikten, kahramanlıktan bahseden büyük cihan padişahı, elde ettiği zaferlerin bolluğuna, aldığı yerlerin çokluğuna, sürdüğü saltanatın yüceliğine rağmen, bazı şiirlerinde devrandan, kimsesizlikten, kıymetinin bilinmediğinden yakınır. Pek çok şiirinde peygamberine karşı samimi duygularını ifade eder ve iki cihanda da ona sığınır. Bazı şiirlerinde yer yer hikemi bir tavırla öğütler dile getirilir. Bunlar hem cihan padişahına hem de görmüş geçirmiş bir tecrübe sahibine yakışır türden ifadelerdir. Diğer padişah şairler gibi üslubu sade ve ifadesi açıktır. Kanuni’nin oğlu Bayezid ile şiir diliyle mektuplaşması edebiyat tarihinin en bilinen örneklerinden biridir. Hayatının son yıllarında oğulları Bayezid ile Selim arasında saltanat kavgası başlamış, Konya’da yapılan savaşı Bayezid kaybetmiş ve İran’a sığınmıştır. Oradan babasına affedilmesi ile ilgili olarak yazdığı manzum mektuba Kanunî de yine manzum olarak cevap vermiştir. Baba ve oğula ait bu iki mektup, edebiyatımızda manzum mektuplaşmanın güzel bir örneğini teşkil eder. Mektup her ikisinin de nesirle yazar hatta konuşur gibi şiiri kolaylıkla kullandığını göstermesi bakımından da önemlidir.
Muhibbî’nin Türkçe Dîvân'ı birkaç yayına konu oldu (Ak 1987, Kut 2001, 2005, Beyazıt 2005, Yavuz 2014, Yavuz vd. 2014, Yavuz, Yavuz 2016, Atasoy 2016). Türkçe Dîvân’ın 875 gazelden oluşan bir seçkisi II. Mahmut’un kızı Âdile Sultan tarafından yayınlandı (1308). Bu kitabı daha sonra Dîvân-ı Muhibbî (Kanûnî Sultan Süleyman’ın Şiirleri) adıyla Vahit Çabuk yeni yazıya aktararak neşretti.
Muhibbî Dîvânı'nın yayınları ile ilgili şu hususa dikkat çekmek gerekir; başka alanlardaki tanınırlığı şairliğinin önünde olan kişilerin divanları hazırlanırken alışılmış metin neşri yöntemleri yetmemektedir. Bu anlamda Muhibbî Dîvânı da mevcut şiirlerin onunla ilişkisi noktasından dikkatle değerlendirmeyi beklemektedir. Nitekim Muhibbî şiirleri üzerine bir doktora çalışması yapın Ak neşrinde 2799 gazel, (9’u tevhid, münacat ve na’t), 1 münacat, 1 elif-nâme, 1 terci’bend, 18 muhammes, 30 murabba’, 5 manzume, 51 dörtlük, 217 müfret ve matla olmak üzere 3123 şiir yer alır. Kemal ve Orhan Yavuz yayınında ise 4134 şiir bulunur. Nüshalar arasındaki bu denli farkın bir izahı olmalıdır. Bu anlamda Hatayî Divanı bir örnek olarak göz önünde tutulabilir (Macit 2017).
Şairin biyografisi için bk. "Muhibbî". Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü. http://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/muhibbi
Eserden Örnekler
GAZEL
Dest-i kudret ile yogken âlemi var eyledin
Kimini müslim kılup kimini küffâr eyledin
Hârdan güller bitirdin nahldan hurmâ-yı ter
İbret için kullarına hikmet izhâr eyledin
Kimine verdin bihişt ü hil’at ü tâc ü kemer
Kiminin yerin cehennem menzilin nâr eyledin
Kiminin kaddini kıldın serv ü ar’ardan yüce
Gözleri yaşın kiminin cây-ı enhâr eyledin
Râzı rûşen eyledin emrinle gün etdi tulû’
Geceyi encümler ile zeyn edip târ eyledin
Güller ile gülşen içre hârı kıldın hem-nişîn
Geceler tâ subha dek bülbülleri zâr eyledin
Zâhide erzâni kıldın kevser ü hûr u bihişt
Bu Muhibbî bendeni müştâk-ı dîdâr eyledin (Yavuz ve Yavuz 2016: 931)
GAZEL
Sakın aldanma cihâna olmasın sende gurûr
Ne kadar devlet bulursan kendüzini eyle mûr
Her ne denlü derd ü mihnet kim gele eyle kabul
Hîç işitmedin mi kim dünyâ değil cây-ı sürûr
Eyleme kibr ü hased merdûd olan şeytâna bak
Zühdüne dayanma gel gör n’oldı Bel’âm-ı Ba’ûr
Sabr kıl kim sabr ile derler koruk helvâ olur
Gitmesin hergiz dilinden zikrin olsun yâ sabur
Çirk-i dünyâ ile olmuşdur mülevves bu gönül
Cehd kıl tevhîdle anın yerine dola nûr
Tâc ü taht ü zûr-ı bâzûya Muhibbî bakmagıl
Hîç bilir misin ki şimdi kandedir Behrâm-ı Gûr (Yavuz ve Yavuz 2016: 416)
GAZEL
Halk içinde mu’teber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi
Saltanat dedikleri ancak cihân gavgâsıdır
Olmaya baht ü sa’âdet dünyede vahdet gibi
Ko bu ıyş u işreti çünkim fenâdır âkıbet
Yâr-ı bâkî ister isen olmaya tâ’at gibi
Ola kumlar sağışınca ömrüne hadd ü aded
Gelmeye bu şîşe-i çarh içre bir sâ’at gibi
Ger huzûr etmek dilersen ey Muhibbî fâriğ ol
Olmaya vahdet cihânda kûşe-i uzlet gibi (Yavuz ve Yavuz 2016: 1676)
GAZEL
Celîs-i halvetim vârım habîbim mâh-ı tâbânım
Enîsim mahremim vârım güzeller şâhı sultânım
Hayâtım hâsılım ömrüm şarâb-ı Kevser’im Adn’im
Bahârım behçetim râzım nigârım verd-i handânım
Neşâtım işretim bezmim çerâğım neyyirim şem’im
Turunc u nâr u nârencim benim şem’-i şebîstânım
Nebâtım sükkerim gencim cihân içinde bî-rencim
Azîz’im Yûsuf’um varım gönül Mısr’ındaki hânım
Stanbul’um Karaman’ım diyâr-ı mülket-i Rûm’um
Bedahşân’ım ve Kıpçağ’ım ve Bağdâd’ım Horasân’ım
Saçı vâvım kaşı yâyım gözi pür-fitne bîmârım
Ölürsem boynuna kanım meded hey nâ-müsel mânım
Kapında çünki meddâhım seni medh ederim dâyim
Yürek pür-gam gözüm pür-nem Muhibbî’yem ü hoş-hâlim (Yavuz ve Yavuz 2016: 1189)
GAZEL
Şâh olup ey dil eger kılmayasın adl ile dâd
İki âlemde mukarrer olusarsın nâ-murâd
Mûr gibi pâymâl etdirme gel miskinleri
Saltanat geçer Süleymân dahi olsan hemçü bâd
Gözü yaşın her fakîrin zulm ile bahr eyleme
Pâdişâh-ı dehr olmakdansa yegdir yahşi ad
Dehr elinden ey gönül gam çekdigime gam yeme
Bunu fikr eyle kim almışdır bu dünyâdan murâd
Ey Muhibbî etme dünyâ fikrini an âhirin
Kande gitdi Husrev ü Cemşîd ü Dârâ Keykubâd (Yavuz ve Yavuz 2016: 298)
ŞEHZADE BAYEZİD’E CEVAP
I
Ey dem-â-dem mazhar-ı tugyân u isyânım oğul
Takmayan boynuna hergiz tavk-ı fermânım oğul
Ben kıyar mıydım sana ey Bâyezîd Hân’ım oğul
Bî-günâhım deme bâri tevbe kıl cânım oğul
II
Enbiyâ vü evliyâ ervâh-ı â’zam hakkı’çün
Nûh u İbrâhim ü Mûsâ İbni Meryem hakkı’çün
Hâtem-âsâr-ı nübüvvet Fahr-i Âlem hakkı’çün
Bî-günâhım deme bâri tevbe kıl cânım oğul
III
Âdem adın etmeyen Mecnûn’a sahrâlar durak
Kurb-i tâ’atden kaçanlar dâ’imâ düşer ırak
Ta’n değildir der isen Vâ hasretâ dârü’l-firâk
Bî-günâhım deme bâri tevbe kıl cânım oğul
IV
Neş’et-i Hakdır nübüvvet râm olan olur kerîm
Lâ-tekul üf kavlini inkâr eden kalır yetîm
Tâ’ate isyâna alîmdür Hudâvend-i Kerîm
Bî-günâhım deme bâri tevbe kıl cânım oğul
V
Rahm ü şefkat zîb-i îmân olduğun bilmez misin
Ya dem-i ma’sûmu dökmeden hazer kılmaz mısın
Abd-i âzâd ile Hak dergâhına varmaz mısın
Bî-günâhım deme bâri tevbe kıl cânım oğul
VI
Hak reâyâ-yı mutî’e râ’î etmişdir beni
İsterim mağlûb edem ağnâma zîb-i düşmeni
Hâşeli’llâh öldürürsem bî-günâh nâgâh seni
Bî-günâhım deme bâri tevbe kıl cânım oğul
VII
Tutalım iki elin başdan başa kanda ola
Çünki istigfâr edersin biz de afv etsek n’ola
Bâyezîd’im suçunu bağışlarım gelsen yola
Bî-günâhım deme bâri tevbe kıl cânım oğul
Kaynakça
Ak, Coşkun (1987). Muhibbî Divânı. Ankara: KTB Yay.
Ak, Coşkun (2006). Muhibbî Dîvânı, Kanunî Sultan Süleyman. 2 cilt. Trabzon: Trabzon Valiliği Yay.
Ali Nûreddîn (1946). Kelâmü’l-Mülûk Mülûkü’l-Kelâm. İstanbul.
Atasoy, Nurhan (2016). Muhibbî Dîvânı / Süleyman I. İstanbul: Masa Yay.
Beyazıt, İsmail (2005). Dîvân-ı Muhibbî / Süleyman I. Zonguldak: Ereğli Demir Çelik Fabrikası T.A.Ş.
Bilmen, Saffet Sıdkı (1942). Şair Osmanlı Padişahları. İstanbul: Aydınlık Basımevi.
Çabuk, Vahit (1980). Dîvân-ı Muhibbî (Kanunî Sultan Süleyman’ın Şiirleri). 3 cilt. İstanbul: Tercüman 1001 Temel Eser Yay.
Deniz Sabahat (2021). Muhibbî, Kanuni Sultan Süleyman. İstanbul: İdeal Yay.
Durmuş, Tuba Işınsu (2021). Şair ve Sultan. İstanbul: Muhit Kitap.
İnalcık, Halil (2003). Şâir ve Patron (Patrimonyal Devlet ve Sanat Üzerinde Sosyolojik Bir İnceleme). Ankara: Doğu Batı Yay.
İsen, Mustafa ve Tuba Işınsu Durmuş (2021). Kılıcın ve Kalemin Sultanları. İstanbul: Muhit Kitap.
Kaplan, Sadettin (2005). Sultanların Şiirleri, Şiirin Sultanları. İstanbul: Saka Yay.
Kut, Günay (2000). “Payitaht İstanbul’un Sultan Şairleri (Seyf Ve’l Kalem Şairleri)”. İlmi Araştırmalar 9: 161-178.
Kut, Günay (2001). Muhibbî Divanı. İstanbul: KB Yay.
Kutlu, Şemsettin (1948). “Sultan Şairler ve Saltanatlı Şiirler”. Salon Mecmuası (11): 163.
Öztoprak, Nihat vd. (2021). Osmanlı Hanedan Şairleri, Osman Bey’den Sultan Vahdeddin’e. İstanbul: İdeal Yay.
Pala, İskender (2018). Muhteşem Şair Muhibbi. İstanbul: Kapı Yay.
Şardağ, Rüştü (1982). Şair Sultanlar. Ankara: Türkiye İş Bankası Kültür Yay.
Yavuz, Kemal ve Orhan Yavuz (2016). Muhibbî Divanı Bütün Şiirleri. İstanbul: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Yay.
Yavuz, Orhan (2014). Muhibbî Divanı –Kendi Hattıyla-. İstanbul: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Yay.
Yavuz, Orhan vd. (2014). Muhibbî Divanı, Bölge Yazma Eserler Nüshası. Konya: Palet Yay.
Yorgancı, Orhan (2013). Şair Padişahlar. İstanbul: Anonim Yay.
Yücebaş, Hilmi (1960). Şair Padişahlar. İstanbul: Yeni Matbaa Yay.
Modaressi, Fatemeh ve Vahid Rezaei Hamzekandi (2014). Muhibbî Mahlaslı Kanunî Sultan Süleyman’ın Dîvân Külliyatı: Farsça ve Türkçe Dîvânı. Urumiye: Buta Yay.
Atıf Bilgileri
Benzer Eserler
| # | Madde | Yazar | Madde Yazarı | İşlem | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | FARSÇA DÎVANÇE (MUHİBBÎ) | Muhibbî | Prof. Dr. Mustafa İsen |
Görüntüle | ||
| 2 | DÎVÂN (CA’FER) | Ca’fer, Tâcî-zâde Ca’fer Çelebi | Dr. Fatma Meliha Şen |
Görüntüle | ||
| 3 | MÜNŞE’ÂT (CA’FER) | Ca’fer, Tâcî-zâde Ca’fer Çelebi | Dr. Fatma Meliha Şen |
Görüntüle | ||
| 4 | TERCEME-İ CÂMEŞÛY-NÂME (FİRDEVSÎ) | Firdevsî, Şerefeddîn Mûsâ, Uzun Firdevsî, Firdevsî-i Rûmî, Firdevsî-i Tavîl, Türk Firdevsî | Dr. Öğr. Üyesi Ozan Kolbaş |
Görüntüle | ||
| 5 | KİTÂB-I TÂLİ'-İ MEVLÛD / TÂLİ’-İ MEVLÛD-İ KEBÎR (FİRDEVSÎ) | Firdevsî, Şerefeddîn Mûsâ, Uzun Firdevsî, Firdevsî-i Rûmî, Firdevsî-i Tavîl, Türk Firdevsî | Doç. Dr. Himmet BÜKE |
Görüntüle | ||
| 6 | HEŞT BİHİŞT / KİTÂBÜ’S-SIFÂTİ’S-SEMÂNİYYE FÎ ZİKRİ’L-KAYÂSIRETİ’L-OSMÂNİYYE (İDRÎS) | İdrîs, İdrîs-i Bitlîsî | Doç. Dr. ADNAN OKTAY |
Görüntüle | ||
| 7 | ŞERH-İ MESNEVÎ-İ MA’NEVÎ (İDRÎS) | İdrîs, İdrîs-i Bitlisî | Doç. Dr. ADNAN OKTAY |
Görüntüle | ||
| 8 | ŞEHRENGÎZ DER-MEDH-İ CÜVÂNÂN-I EDİRNE / ŞEHRENGÎZ-İ EDİRNE (MESÎHÎ) | Mesîhî, Îsâ | Prof. Dr. Yunus KAPLAN |
Görüntüle | ||
| 9 | DÎVÂN (ŞÂMÎ) | Şâmî, Şâmlıoğlu Mustafâ Bey | Prof. Dr. Yunus KAPLAN |
Görüntüle | ||
| 10 | HEFT PEYKER (ABDÎ) | Abdî | Dr. Öğr. Üyesi ASLI AYTAÇ |
Görüntüle | ||
| 11 | CEMŞÎD Ü HURŞÎD (ABDÎ) | Abdî | Prof. Dr. Adnan Ince |
Görüntüle |