ÇARH-NÂME (AHMED FAKÎH)
dinî-ahlaki öğütler verilen manzume
Ahmed Fakîh (d. ? - ö. ?)

ISBN: 978-9944-237-87-1


Ahmed Fakîh’in dinî-ahlâki mahiyette kaleme aldığı manzum eser. Eğirdirli Hâcı Kemâl’in Câmi’ü’n-Nezâ’ir’in adlı nazire mecmuasında eser, “Ahmed Fakîh der Bî-vefâî-i Rûzgâr” başlığıyla yer almaktadır. Aruzun hezec bahrinin “mefâ’îlün mefâ’îlün fe’ûlün” kalıbı kullanılarak kaside nazım şekliyle yazılan metin 83 beyittir. Ancak M. Fuad Köprülü (1926: 289-295), Câmi’ü’n-Nezâ’ir’in sonundaki cetvelde Çarh-nâme’nin 100 beyit gösterildiğini, 17 beyitlik kısmının kayıp olduğunu ifade etmektedir. Araştırmalarda bu kasidenin 8. yüzyılda yazıldığı görüşü hâkimse de Semih Tezcan (1994: 86-87), Doerfer ve Adamovic'in Çarh-nâme'de dil bakımından yeterince eski özellik bulunmayışı sebebiyle Ahmed Fakîh'i 13. yüzyıl değil 14-15. yüzyıl yazarı olarak gösterdiğini aktarır. Yanı sıra metinde birçok insanın veba sebebiyle ölümünden bahsedildiği beyte dikkat çekerek 13 ve 14. yüzyıllarda bilinen başka bir veba salgını olmadığını, bunun 1346-1353 yılları arasında yayılan “Kara Veba” salgını olduğunu belirtir. Bu bilgiyi kanıt olarak değerlendirerek eserin en erken 1350’lerde veya daha sonra yazılmış olduğunu söyler. Didaktik bir dille kaleme alınan metinde dünyanın faniliğinden ve geçici zevklerine kapılmamak gerektiğinden, kabir azabından, mahşerden, feleğin acımasızlığından ve ahiret yurdu için hazırlanmanın lüzumundan bahisle sabır, ibadet ve tevazu gibi konularda öğütler verilmektedir (Mazıoğlu 1974: 11-12). Halkın faydası gözetilerek yazılmış olup nazım tekniği bakımından kimi kusurlar barındırsa da Çarh-nâme, Eski Anadolu Türkçesinin en eski örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Kaside ilk olarak Köprülü (1926) tarafından bulunmuş ve yazarı hakkındaki bilgilerle 82 beyit olarak yayımlanmıştır. Daha sonra Mecdut Mansuroğlu (1956), dil hususiyetleri açısından incelediği eseri transkripsiyon harfleriyle Latin alfabesine aktarmış, lügat ve dizinle birlikte tıpkı basım olarak yayımlamıştır. Bu çalışmada yanlış görülen kimi okumalar Günay Kut ve Fahir İz (1985) tarafından düzeltilmiş, metnin ait olduğu dönemin dil özellikleri gözetilerek eser yeniden yayımlanmıştır (Sertkaya 1989: 67).

Şairin biyografisi için bk. “Ahmed Fakîh”. Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü. http://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/ahmed-fakih   

Eserden Örnekler


Çarh-nâme

...

Bu dünyâ lezzetine mağrûr olma

Bu nefsi beslemegil hem çü hayvân


Sini ger bir nefes güldürdi dünyâ

Son uçı bin gezin kıldurdı efgân


Bu dünyâ bil ki sana bâkî kalmaz

Eğer milkün ola Şâm u Horâsân


Vefâ umma ki yokdur hîç vefâsı

Ve lîkin işidür her lahzâ noksân


Esirgemez bu halkı çarh-ı zâlim

Mecâl vermez sürer âdemi bundan


Ne yoksulı esirger ne ho bayı

Ne ak sakallu pîr kor ne ho oğlan


Gözünle neçe gördün e uslu

Ki ma’sûmlar kırılmışdur vebâdan


Selâtînler zebûn olur ecelden

Ecel erişmeden sana nâgehân


Ecel câmı şarâbın çün içe sen

Düşe sen ayru kamu dostlarından (Mansuroğlu 1956: 6-7)

Kaynakça


İz, Fahir ve G. Kut (1985). “Ahmed Fakîh”. Büyük Türk Klâsikleri. C. 1. İstanbul: Ötüken-Söğüt Yay. 264-268.

Köprülü, M. Fuad (1926). “Selçuklular Devrinde Anadolu Şairleri. II. Ahmed Fakîh ve Çarh-nâmesi”. Türk Yurdu, (IV): 289-295.

Mansuroğlu, Mecdut (1956). Ahmed Fakîh, Çarh-nâme. İstanbul: İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yay.

Mazıoğlu, Hasibe (1974). Ahmed Fakih, Kitâbu Evsâfı Mesâcidi’ş-Şerîfe. Ankara: TDK Yay.

Sertkaya, O. Fikri (1989). “Ahmed Fakîh”. İslâm Ansiklopedisi. C. 2. Ankara: TDV Yay. 65-67.

Tezcan, Semih (1994). “Anadolu Türk Yazınının Başlangıç Döneminde Bir Yazar ve Çarh-nâme’nin Tarihlendirilmesi Üzerine”. Türk Dilleri Araştırmaları, (4): 75-88.

Atıf Bilgileri


Eren, Hulusi. "ÇARH-NÂME (AHMED FAKÎH)". Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü, http://tees.yesevi.edu.tr/madde-detay/carh-name-ahmed-fakih. [Erişim Tarihi: 04 Nisan 2025].


Benzer Eserler

# Madde Yazar Madde Yazarı İşlem
1 KİTÂBU EVSÂFİ'L-MESÂCİDİ’Ş-ŞERÎFE (AHMED FAKÎH) Ahmed Fakîh Dr. Öğr. Üyesi Ozan Kolbaş
Görüntüle
2 CÂMASB-NÂME (ABDÎ) Abdî, Mûsâ Prof. Dr. Müjgân Çakır
Görüntüle
3 TERCÜME-İ KASÎDE-İ BÜRDE (ABDURRAHÎM) Abdurrahîm, Abdurrahîm Karahisârî, Şeyh Abdurrahîm Karahisârî, Abdurrahîmu’l-Karahisârî, Abdurrahîm Sultân, Abdurrahîm Mısırlı-zâde, Mısırlı-zâde, Mısrîoğlu, Mısrî Sultân Doç. Dr. Bünyamin Ayçiçeği
Görüntüle
4 RİSÂLE Fİ’L-MEBDE’İ VE’L-MA’ÂD (ABDURRAHÎM) Abdurrahîm, Abdurrahîm Karahisârî, Şeyh Abdurrahîm Karahisârî, Abdurrahîmu’l-Karahisârî, Abdurrahîm Sultân, Abdurrahîm Mısırlı-zâde, Mısırlı-zâde, Mısrîoğlu, Mısrî Sultân Öğretmen Ece Ceylan
Görüntüle
5 NEKÂVETÜ’L-EDVÂR (HÂCE ABDÜLAZÎZ) Abdülazîz, Abdülkâdir-zâde, Hâce Abdülazîz, Usta Abdülazîz Doç. Dr. Recep Uslu
Görüntüle
6 DÎVÂN (ADLÎ) Adlî, Sultân Bâyezîd-i Velî bin Fâtih Sultân Mehmed Prof. Dr. YAVUZ BAYRAM
Görüntüle
7 DÎVÂN-I TÜRKÎ (ADNÎ) Adnî, Mahmûd Paşa Dr. Öğr. Üyesi Hulusi Eren
Görüntüle
8 DÎVÂN-I FÂRİSÎ (ADNÎ) Adnî, Mahmûd Paşa Dr. Öğr. Üyesi Hulusi Eren
Görüntüle
9 DÎVÂN (ÂFİTÂBÎ) Âfitâbî Prof. Dr. Yunus KAPLAN
Görüntüle
10 DÎVÂN (ÂHÎ) Âhî, Benli Hasan, Dilsiz Dânişmend Doç. Dr. Osman Kufacı
Görüntüle
11 HÜSREV Ü ŞÎRÎN (ÂHÎ) Âhî, Benli Hasan, Dilsiz Dânişmend Prof. Dr. Mehmet Fatih Köksal
Görüntüle