RİYÂZ-I BELDE-İ EDİRNE (BÂDÎ)
Edirne tarihi
Bâdî, Ahmed (d. 1255/1839 - ö. 1325/1908)

ISBN: 978-9944-237-87-1


Ahmed Bâdî Efendi tarafından kaleme alınan en geniş Edirne tarihi. Ahmed Bâdî Efendi, çok yönlü bir kişiliğe sahiptir. Divan sahibi bir şair, iyi bir hattat ve ayrıca yazmış olduğu bu şehir tarihiyle de tarihçi yönünü ortaya koyan önemli bir şahsiyettir. Yazar eserini meydana getirirken kendisinden önce yazılmış olan tarih ve biyografik eserlerin hemen hemen tamamını incelemiştir. Bunlar arasında tarihî kaynaklar olarak başta Hibrî’nin Enîsü’l-Musâmirîn’i olmak üzere Tâcü’t-Tevârîh, Künhü’l-Ahbâr, Nâimâ Tarihi, Râşid Tarihi ve Lutfî Tarihi; biyografik kaynak olarak da Sehî Bey Tezkiresi, Âşık Çelebi Tezkiresi, Latîfî Tezkiresi, Hasan Çelebi Tezkiresi, Güftî Tezkiresi ve Riyâzî Tezkiresi gibi önemli tezkireleri saymak mümkündür. Bâdî, incelemiş olduğu tarih ve edebiyatla ilgili eserleri ve yararlandığı kaynakları kitabının başında liste halinde vermiştir. Bu listede toplam 98 adet kaynak eser mevcuttur. Bu kaynak eserlerden yararlanmakla birlikte en önemli kaynağının Enisü'l-Müsâmirîn olduğunu özellikle vurgulamaktadır. Ahmed Bâdî Efendi 17. yüzyıl tarihçilerinden Abdurrahman Hibrî'nin Edirne’nin 1359-1633 yılları arasını anlattığı bu eserini yer yer düzelterek ayrıca 1633’ten itibaren 1900 yılına kadar olan 267 yıllık dönemi de ekleyerek Riyâz-ı Belde-i Edirne'yi meydana getirmiştir. 541 yıllık bir tarihi kapsayan bu eser, Osmanlı dönemi Edirne Sancağını ve bugünkü Trakya bölgesini kapsayan önemli bir kaynak eserdir. Bugün ülkemiz sınırları dışında kalan birçok Balkan şehirlerinin de anlatıldığı bu şehir tarihinde; bu bölgelerde yetişmiş ve görev yapmış olan devlet görevlileri, âlimler şeyhler ve şairler hakkında bilgiler verilmiş, bunun yanı sıra tarihî eserler, hanlar, hamamlar, çeşmeler, köprüler vs. gibi yapılar kitabelerine varıncaya kadar ayrıntılı olarak tanıtılmıştır.

Eser üç cilt halinde tertip edilmiştir. 1. ciltte Edirne'nin fethiyle başlayıp sırasıyla Edirne’de bulunan camiler, mescitler, tekkeler, medreseler, imaretler, mektepler, çarşılar, hanlar, hamamlar, çeşmeler, kilise ve havralar ve köprüler tanıtılmıştır. Devamında Edirne'de gerçekleşen bazı tarihî hadiseler, Edirne'nin cadde, sokak, meydan ve köy isimleri listeler halinde verilmiştir. 2. cilt bu eserin en önemli bölümünü oluşturur. Bu bölümde başta padişahlar olmak üzere Edirne'de görev yapmış olan valiler, bir şekilde Edirne'yle irtibatlı olan vezirler, şeyhülislamlar, kadılar, âlimler, Edirneli mutasavvıflar, yeniçeri ağaları, hattatlar, şairler, musiki üstatları, defterdarlar ve vergi müdürlerinin hayat hikâyeleri geniş bir şekilde yer alır. Ahmed Bâdî Efendi, kendisi de Edirne'de vergi müdürü olarak görev yaptığı için kendi hayat hikâyesini vergi müdürleri kısmında ayrıntılı olarak anlatmaktadır. 3. ciltte idarî sınırları Selanik ve Çatalca arasında bulunan ve Edirne’ye bağlı olan Tekirdağ, Kırklareli, Dedeağaç ve Gümülcine gibi idari birimler hakkında bilgi verilmekte ve buralarda yetişen şairler, âlimler ve şeyhler anlatılmaktadır. Bu bölümün ismi Devâyih-i Mülhakât-ı Vilâyet-i Edirne’dir. Bu cildin sonuna Edirne’nin bu bağlantılarıyla beraber 74 merkez ve bu merkezlere bağlı 4474 köyünün adları da listeler halinde eklenmiştir. Ahmet Bâdî Efendi memuriyetinin ilk yıllarında arazi yazım memurluğu görevi yapmıştır. Dolayısıyla bu görev ona yerleşim birimlerini sağlıklı olarak ve ayrıntılarıyla tespit etme olanağı sunmuştur. 16 yıl boyunca çalışarak müsveddelerini oluşturduğu bu eserini nihayet 1322/1904-05 senesinde temize çekerek 1 ve 2. ciltlerine Riyâz-ı Belde-i Edirne, 3. cildine ise Devâyih-ı Mülhakât-ı Vilâyet-i Edirne ismini vererek tarihe armağan etmiştir.

Ahmed Bâdî Efendi, eserini oluştururken kaynaklardan yararlanmış ve aldığı kaynağı da belirtmekten imtina etmemiştir. Ayrıca kaynak olarak arşiv belgelerini ve mezar taşlarını da kullanmıştır. Anlattığı olayların hemen sonunda kaynağını zikretmesi ilmî metotlara gerçekten uyduğunun bir göstergesidir. Ayrıca biyografisini verdiği kişi hakkında gerektiğinde gidip o kişinin yakınlarıyla görüşmüş ve varsa mezar taşını görüp oradaki bilgileri aktarmıştır. Kimi zaman özellikle bölge ile ilgili garip olaylar anlatan gazete haberlerini, kimi zaman da halk arasında dedikodu şeklinde yayılan haberleri de kitabına almıştır. Edirne’de meydana gelen yangın, zelzele, sel gibi doğal afetlerin kronolojik olarak anlatıldığı kitapta burada meydana gelmiş ihtilal ve halk hareketlerine de yer verilmiştir. Edirne’de yapılan sultan düğünlerinin en ince ayrıntılarına kadar anlatılması, komşu ülkelerin idarecilerine gönderilen ve onlardan gelen yazışmaların aynen kitaba konulması, Bektaşi tekkelerinin kapatılması ile ilgili emirnamelerin yayınlanması, belge neşirleri, sultanın katıldığı av partileri vb. hususlar sanki kitabın biraz şişirildiği hissini uyandırmakla beraber eserin geneline bakıldığında konuların bir bütün olarak ele alınması açısından dikkate değer bir görünüm arz etmektedir(Adıgüzel ve Gündoğdu: 2014).

Bâdî eserini yazarken yeri geldikçe ayet, hadis, şiir ve kelâm-ı kibarlardan iktibaslar yapmıştır. Arapça ve Farsçaya vâkıf olan yazarın eserinde bazen çok sade, bazen de oldukça sanatlı bir dil kullanması onun üslup bakımından devrinin diğer tarihçilerinden pek farklı olmadığını göstermektedir. Riyâz-ı Belde-i Edirne’nin ikinci cildinde bulunan şairler kısmıyla ilgili bir yüksek lisans tezi hazırlanmıştır (Adıgüzel: 2008). Ayrıca mimari yapılarla ilgili bir yüksek lisans tezi (Küçük:1995) ve 1.cildinin çevirisini içeren (Kazancıgil:2000) bir yayın daha mevcuttur. Üç ciltten oluşan bu hacimli eser Niyazi Adıgüzel ve Raşit Gündoğdu tarafından "Yirminci Yüzyıla Kadar Osmanlı Edirne'si Riyâz-ı Belde-i Edirne" ismiyle 3 cilt 5 kitap halinde yayımlanmıştır (2014)

Yazarın biyografisi için bk. "Bâdî, Râcih, Ahmed“. Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü. http://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/badi-ahmed 

Eserden Örnekler


Edirne Saraçhâne Kasrıyla Saray Akpınar Karyesi Kasrının Binâsına Mübâşeret Olunduğu

Edirne sarây-ı hümâyûnu pîş-gâhında vâki Saraçhâne Köprüsü tarafında (Feshâne denilen mahalde) bir kasr-ı âlî bünyâd olunması için 1083 senesi Şevvâlinde irâde-i seniyye taalluk etmiş ve Akpınar nâm mahalde bünyâdı musammem olan sarây-ı âlînin binâsına dahi vaz‘-ı esâsı olunmuştur. Akpınar Kasrı'na Rüşdî Efendi bu kıtayı söylemiştir. Kıta:

Habbezâ hoş kasr-ı şâh-ı bî-adîl

Âbıdır gûyâ ki ayn-ı selsebîl

Eylemiş deryâ-yı lutf-ı şeh gibi

Teşne-gâna kendüsin bezl ü sebîl

Görmemişdir dîde-i çarh-ı kühen

Böyle nev kâşâne-i tarh-ı cemîl

Hakk bu kasrı dâimâ ma‘mûr edip

Vere şâh-ı âleme ömr-i tavîl

Bâis oldu çün bu câ-yı dil-keşe

Ola yâ rabb nâil-i ecr-i cezîl (Adıgüzel ve Gündoğdu 2014: 479).


Necîb

Ravzatü’l-Ulema ve’l-Meşayih’te Sultân Mustafa Hân-ı Sanî devri uleması sırasında tercemesi mezkûr ve Dâmâdzâde demekle meşhûr Müderris Mehmed Necîb Efendi’dir. Emîniye müderrisi iken Kavak kazâsına nakl olunup bin yüz on dört senesi Şevvâlinde vefat eyledi. Necîb mahlasıyla müretteb dîvânı vardır. Bu eş‘ar onundur.

Gazel

Ne bu bîgâne nigeh germi-i sıhhat bu mudur

Söyle kurbânın olam gâyet-i ülfet bu mudur


Varıp ağyâr ile şeb-tâ-be-seher nûş idesin

Hâtır-ı âşık-ı mahzûna ri‘âyet bu mudur


Yüz çevirdin ser-i kûyunda bir âh etmekle

Hemân ey şûh-ı cefa-pîşe kabâhat bu mudur


Seyr eden der ruh-ı gül-gûnunu tâb-ı meyden

Nev-şüküfte gül-i hod-rû-yı melâhat bu mudur


Olmadı çünki nigeh-i lutfuna şâyeste Necîb

Sen de insâf ede ey şûh mürüvvet bu mudur   (Adıgüzel ve Gündoğdu 2014: 1862-1863).

Kaynakça


Adıgüzel, Niyazi (2008). Edirneli Ahmed Bâdî’nin “Riyâz-ı Belde-i Edirne” Adlı Eserinin Tezkire Kısmı. Doktora Tezi. Edirne: Trakya Üniversitesi.

Adıgüzel, Niyazi-Gündoğdu, Raşit (2014) Yirminci Yüzyıla Kadar Osmanlı Edirne'si RİYAZ-I BELDE-İ EDİRNE. İstanbul: Trakya Üniversitesi Yayını.

Bâdî, Ahmed (1322 h./1905). Riyâz-ı Belde-i Edirne. İstanbul Bayezid Devlet Kütüphanesi TY Nr. 10391.

Beyzadeoğlu, Süreyya, Müberra gürgendereli, Fatih Günay (hzl.) (2004). Ahmed Bâdî Efendi, Armağan. Harvard Üniversitesi Yay.

Canım, Rıdvan (1995). Edirne Şâirleri. Ankara: Akçağ Yay.

Çelikkol, Ender (1976). Tekirdağ’ın Tarihi Eserleri ve Bugünkü Durumları; Bâdî Ahmed Efendi’nin Tekirdağ Notları, Riyâz-ı Belde-i Edirne C. III, 46-55). İstanbul. İstanbul Üniversitesi.

Gökbilgin, Tayyib (1964). Edirne Hakkında Yazılmış Tarihler ve Enîsü’l-Müsâmirîn, Ankara: TTK Yay.

Kazancıgil, Ratip (2000) Ahmed Bâdî Efendi, Riyâz-ı Belde-i Edirne = Edirne Şehri Bahçeleri: (Edirne Şehri Tarihi). Edirne: Edirne Valiliği Yay.

Küçük, Serap (1995) Ahmed Bâdî Efendi ve Edirne Yapıları. Yüksek Lisans Tezi. Edirne: Trakya Üniversitesi.

Okmak, Özgür.(2008) Ahmed Bâdî Divanı (İnceleme-Metin).Yüksek Lisans Tezi. Edirne: Trakya Üniversitesi.

Somar, Ziya (1940). Ahmed Bâdî Efendi ve Edirne Tarihi. Edirne: Halkevi Mecmuası.

Atıf Bilgileri


ADIGÜZEL, Niyazi. "RİYÂZ-I BELDE-İ EDİRNE (BÂDÎ)". Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü, http://tees.yesevi.edu.tr/madde-detay/riyaz-i-belde-i-edirne-badi. [Erişim Tarihi: 24 Mayıs 2026].


Benzer Eserler

# Madde Yazar Madde Yazarı İşlem
1 ARMAĞAN (BÂDÎ) Bâdî, Râcih, Ahmed Prof. Dr. Müberra Gürgendereli
Görüntüle
2 DÎVÂN (BÂDÎ, RÂCİH) Bâdî, Râcih, Ahmed Dr. Öğr. Üyesi Şermin BAKA TELLİ
Görüntüle
3 DİVANÇE (VÂZIH) Mustafâ Vâzıh Araş. Gör. Giyasi BABAARSLAN
Görüntüle
4 MEVRİDÜ’L-VÜSÛL FÎ MEVLİDİ’R-RESÛL (İBRÂHÎM ZİKRÎ) İbrâhîm Zikrî Prof. Dr. Mehmet Fatih Köksal
Görüntüle
5 ED-DÜRERÜ'L-MÜNTAHABÂTÜ'L-MENSÛRE FÎ ISLÂHİ'L-GALATÂTİ'L-MEŞHÛRE / GALATÂT-I HAFÎD EFENDİ Hafîd, Mehmed Hafîd Efendi Doç. Dr. Ramazan Ekinci
Görüntüle
6 TARÎKÜ'L-İHTİSÂR Nûrî, Osman Hanyevî Prof. Dr. Orhan Kurtoğlu
Görüntüle
7 TUHFETU SABRÎ AN-LİSÂNİ BULGARÎ Mehmed Sabrî Dr. Öğr. Üyesi Özkan Uz
Görüntüle
8 RAVZ-I VERD Şâkir, Ahmed Paşa Prof. Dr. Ramazan Sarıçiçek
Görüntüle
9 KENZ-İ FUSAHÂ (ABBAS KEMÂL EFENDİ) Abbas Kemâl Efendi, Kerküklü Diğer Öznur ÖZER
Görüntüle
10 DÎVÂN (ABDÎ) Abdî, Abdülkerîm Abdî Efendi Prof. Dr. Beyhan KESİK
Görüntüle
11 MEVLİD (ABDÎ) Abdî Doç. Dr. Hasan Kaya
Görüntüle
12 DÎVÂN (ABDÎ) Abdî, Şarkîkarahisarlı Dr. Hacer SAĞLAM
Görüntüle