- Yazar Biyografisi (TEİS)
Turâbî, Yanbolulu Ali - Madde Yazarı: Araş. Gör. Riza Tuncel
- Eser Yazılış Tarihi:h. 1257/m. 1841
- Yazıldığı Saha:Anadolu-Osmanlı
- Edebiyat Alanı:Tekke Edebiyatı
- Dönemi:19. Yüzyıl
- Dili:Türkçe
- Alfabesi:Arap
- Yapısı:Manzum
- Niteliği:Telif
- Türü/Formu:Divan
- Yayın Tarihi:01/11/2021
DÎVÂN (TURÂBÎ)
şiirlerTurâbî, Yanbolulu Ali (d. 1201/1786 - ö. 1258/1868)
ISBN: 978-9944-237-87-1
Hacı Bektaş Dergâhında 19 yıl (1849-1868) dedebabalık yapmış olan Ali Turâbî’nin (Azar 2005: XIII) sanatını yansıtan eseridir. Eser hakkında doktora tezi yapan Azar, Dîvân’ın müellif hattının Bedri Noyan dedebaba tarafından Amerika Birleşik Devletleri’ne götürüldüğünü tespit ettikten sonra, eserin Türkiye’deki nüshalarını da belirlemiştir (Azar 2005: XIII). Dîvân üzerine çalışması bulunan Altınok’un incelemesinde kullandığı nüshanın müstensihi Ali Baki Gül olup eser 1897 Harız/24 Aralık 1956’da düzenlenmiştir. Nüshada, Turâbî Dîvânı toplam 145 sayfa olup, Turâbî Dîvânı’nın bitiminden itibaren Ali Baki Gül’ün kendi dîvânı toplam 51 sayfa olarak yer almaktadır (Altınok, 2006: 20). Altınok’un incelediği bu nüshada 1 münâcât, 324 gazel, 2 tarih, 1 naat, 2 mersiye, 1 hatime şiiri, 1 sakînâme, 1 muaşşer, 1 mütesebbi’, 6 müseddes, 2 tahmis, 1 muhammes, 20 murabba, 2 müfred gazel ve hurûf-i hece ile 28 müfred bulunmaktadır (Altınok, 2006: 20). Altınok, Dîvân’ın ‘bu tab-ı şi’rime bâis benim bir nevcivan oldu’ dizesiyle başlayan şiirinin taç beyitinin son mısraındaki noktalı harflerinin ebced hesabına dayanarak, eserin h. 1257/m. 1841 yılında tamamlandığını belirtmektedir (Altınok 2006: 19). Turâbî’nin nefesleri Bektaşî dergâhlarında âyin-i cem törenlerinde en çok okunan şiirlerden olmuş ve böylelikle sözlü kültürün de bir parçası hâline gelerek, yeniden yaratılma aşamasında birtakım değişikliklere uğramıştır. Bu durum da eserde kafiye, vezin ve ölçü bakımından eksiklikler oluşmasına sebep olmuştur (Azar 2005: 7). Altınok, Turâbî’nin Dîvânında yalnızca aruz ölçüsü kullandığını belirtmektedir (Altınok 2006: 19). Dîvân’da Bektaşiliğin felsefesini açıklayan şiirler çoğunlukta olmakla birlikte, tasavvuf ilkeleri de sıklıkla rastlanan konulardandır (Azar 2005: 88). Turâbî, Dîvân’da en çok aşıkâne tarz şiirlere yer vermiş olup bu şiirlerinde Fuzûlî etkisi gözlemlenmektedir (Azar 2005: 95). Azar doktora çalışmasında Turâbî Dîvânı’nın sekiz nüshasını tespit etmiş, çalışmasında esas nüsha olarak Millî Kütüphanede 4802 numarada da kayıtlı olan, Millet Kütüphanesi Ali Emiri Bölümü 68 numaraya kayıtlı nüshayı kullanmıştır. Bu nüshanın istinsah tarihi 1876 olup müstensihi Timur Saafi Selaaniki’dir. Eser serlevha tezhipli olup kırmızı cetvel içinde 17 satır bulunmaktadır. Mahlaslar, Hurufi simgesi olan işaretler ve özel isimler kırmızı, geri kalan kelimeler siyah mürekkeple yazılmıştır. Dîvân’ın genelinde rik’a hattı kullanılmasına karşın, başındaki münâcâat ve sonundaki ketebe kaydı ta’lik hattı ile yazılmıştır (Azar 2005: 103). Dîvân’ın diğer nüshaları Türk Tarih Kurumu Kütüphanesi Nüshası, İstanbul Belediyesi Atatürk Kitaplığı Nüshası, üç tane Millî Kütüphane Nüshası, Ankara İl Kütüphanesi Nüshası ve Ankara İl Halk Kütüphanesi Nüshası’dır (Azar 2005: 338-341).
Dîvân’da saz şiiri ve klasik şiir nazım şekilleri kullanılmış olup en çok kullanılan nazım şekli gazeldir (toplam 407 gazel). Gazellerin beyit sayıları farklılık gösterse de en çok yedi beyitli gazeller diğerlerinden daha fazladır. Dîvân’da bulunan âşık tarzındaki şiirler ise 11’li hece ölçülü şarkı ve destandır (Azar 2005: 105). Azar’ın belirttiği üzere, Turâbî Dîvânı’nda aruz vezinli şiirler fazla olmakla birlikte hece vezinli şiirler de vardır. Ancak şiirlerde aruz hataları fazlaca bulunmakta, hatta bazı durumlarda şiirler ne aruz veznine ne hece veznine uymaktadır. Dîvân’da en çok kullanılan aruz vezni Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilün olup şiirlerin kafiyelerinde bir bütünlük görülmemektedir (Azar 2005: 107-109).
Eser ‘Yeni Türk Dili’ dönemine dâhil olan XIX. yüzyılın ikinci yarısında yazıldığı için, dil özellikleri açısından günümüz Türkçesi ile çok az farklılık göstermektedir (Azar 2005: 110). Bunun yanında eser Eski Anadolu Türkçesinden kaynaklanan bazı özel kullanımlara da sahiptir (Savran 2010: 339). Üslup olarak ise, Alevî-Bektaşî Edebiyatı geleneğine bağlı olan eser içten, samimi ve sade bir görünüm sergilemektedir (Azar 2005: 110). Dolayısıyla eserdeki şiirler didaktik bir şekilde yazılmıştır. Hurufilikle ilgili imgelerin bulunduğu az sayıda şiir ise daha güç anlaşılır bir görünüm sergilemektedir (Azar 2005: 115). Turâbî Dîvânı’nda, diğer Bektaşi şairlerden farklı olarak, Hacı Bektaş ve Fazl-ı Hurufî kültleri pek ön planda değildir. Dîvân’da kullanılan kelimelerin büyük çoğunluğu Arapça ve Farsçadır. Bunun yanında Eski Türkçe kaynaklı kelimeler ve Eski Anadolu Türkçesi yazımına uygun kullanımlar da söz konusudur (Savran 2010: 339).
Eser ile ilgili Birol Azar, Turâbî Dîvânı (İnceleme-Metin) isimli bir doktora tezi hazırlamıştır (Azar 2005). Eserin tenkitli metni Baki Yaşar Altınok tarafından Turâbî Dîvanı Yanbolulu Ali Turâbî Baba ismiyle yayımlanmıştır (Altınok, 2006). Eser ile ilgili Birol Azar’ın (Azar 2015) ve Hülya Savran’ın (Savran 2010) makaleleri bulunmaktadır.
Şairin biyografisi için bk. ‘‘Turâbî, Yanbolulu Ali’’. Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü.. http://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/turabi-yanbolulu-ali
Eserden Örnekler
Gazel
Râh-i aşka bâ-i Bismillâh ile kıl iptidâ
İsm-i Hak’tan feth olur her kâr-i müşkil dâimâ.
Nâm-ı er-Rahmân’ı dil levhinde tahrîr eylegil
Lutf eder şol bâb-ı aşkı er-Râhîm eyler küşâ.
Sâniyen hamd eyle ihsân ettiği nîmetlere
Zî-keremdir bizlere bahş eylemiştir hoş atâ.
Pür kusûrum cürm ile âlûdeyim Perverdigâr
Sen mürüvvet eyle yâ Râb bî-şümâr ettim hatâ.
Rahmetin erzânı kıl bu abd-i âsî âcize
Rû siyâhım yâ ilâhî derdime eyle devâ.
Zîr-i pâlarda bugün bir mûr-veşi üftâdeyim
Destigîrim yokdürür bildim ki senden mâadâ.
Dâne tek san düşmüşem dest-i felekten hâke ben
Vâlih ü hayretteyim feyzin eriştir rehnümâ.
Aşkını hemrâh edip mihrine gûya et beni
Eyle bu dehrde nutkum zâhir ü bâtın ü sezâ.
Bu Turâbî âşıkın didârını arzû kılar
Sâilim hâk-i derinde olmuşam şâhım gedâ (Altınok 2006: 30)
Kaynakça
Altınok, Baki Yaşar (2006). Turâbî Dîvanı Yanbolulu Ali Turâbî Baba. İstanbul: Horasan Yay.
Azar, Birol (2005). Türabî Divânı (İnceleme-Metin). Doktora Tezi. Elazığ: Fırat Üniversitesi.
Azar, Birol (2015). ‘‘Türâbî Dedebaba Divanı’nda İktibaslar’’. Journal of Turkish Language and Literature. 1 (2): 1-10.
Savran, Hülya (2010). ‘‘Türabî Divanı ve Dil Özellikleri’’. Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Dergisi. 55: 325-340.
Atıf Bilgileri
Benzer Eserler
| # | Madde | Yazar | Madde Yazarı | İşlem | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | RİSÂLET-İ TURÂBÎ BABA | Turâbî, Yanbolulu Ali | Diğer Meryem Özdemir |
Görüntüle | ||
| 2 | MİFTÂHÜ'L-KULÛB (AZMÎ) | Azmî, Hüseyin Azmî Dede | Dr. Öğr. Üyesi Ayşegül Mete |
Görüntüle | ||
| 3 | NUHBETÜ'L-ÂDÂB (AZMÎ) | Azmî, Hüseyin Azmî Dede | Dr. Öğr. Üyesi Ayşegül Mete |
Görüntüle | ||
| 4 | KENZÜ'L-FEYZ Fİ'S-SÜLÛK VE ÂDÂBİ'T-TARÎKİ'L-HALVETİYYE (HARÎRÎZÂDE) | Mehmed Kemâleddîn, Harîrî-zâde | Araş. Gör. Ayşenur Aydınlı |
Görüntüle | ||
| 5 | MEDÂR-I VÂHİDİYYET VE MERKEZ-İ AHADİYYET (HARÎRÎZÂDE) | Mehmed Kemâleddîn, Harîrîzâde | Dr. Öğr. Üyesi Betül Saylan |
Görüntüle | ||
| 6 | RAVZATÜ'L-ALİYYE FÎ TARÎKATİ'Ş-ŞÂZELİYYE (HARÎRÎZÂDE) | Mehmed Kemâleddîn, Harîrîzâde | Dr. Öğr. Üyesi Betül Saylan |
Görüntüle | ||
| 7 | SEYRÜ'L-ESMÂ VE SIRRU'L-MÜSEMMÂ FÎ ŞERHİ'L-ESMÂ'İ'L-İSNÂ AŞERE ER-RUFÂ'İYYE (HARÎRÎZÂDE) | Mehmed Kemâleddîn, Harîrîzâde | Dr. Öğr. Üyesi Betül Saylan |
Görüntüle | ||
| 8 | ŞERH-İ TUHFETÜ'L-MÜRSELE (HARÎRÎZÂDE) | Mehmed Kemâleddîn, Harîrîzâde | Dr. Öğr. Üyesi Betül Saylan |
Görüntüle | ||
| 9 | TİBYÂNU VESÂ'İLÜ'L-HAKÂYIK FÎ BEYÂNİ SELÂSİLİ'T-TARÂ'İK (HARÎRÎZÂDE) | Mehmed Kemâleddîn, Harîrîzâde | Dr. Öğr. Üyesi Betül Saylan |
Görüntüle | ||
| 10 | DÎVÂN (SERMEST) | Abdullah Sermest, Kilisli | Doç. Dr. Osman Kufacı |
Görüntüle | ||
| 11 | ÂDÂBÜ’Z-ZÂKİRÎN VE NECÂTÜ’S SÂLİKÎN | Fuhûlî, Karamollazâde Şeyh Abdülhamîd | Dr. Öğr. Üyesi Betül Saylan |
Görüntüle |