ŞEM' Ü PERVÂNE (FEYZÎ ÇELEBİ)
mesnevi
Feyzî Çelebi (d. ?/? - ö. ?/?)

ISBN: 978-9944-237-87-1


Şem‘ ü Pervâne, Feyzî Çelebi tarafından hece ölçüsüyle yazılmış bir mesnevidir. I. Ahmed’in tahta cülusu sırasında veya hemen sonrasında, 1603 yılında Niğbolu Mutasarrıfı Tiryakî Mehmed Paşa’nın adına kaleme alınmıştır (Tekin 1991: 1-2).

Eser iç (batın) ve dış (zahir) olmak üzere iki anlam katmanına sahiptir. Dış anlamında gerçek manasıyla mum ve onun etrafında dönerek yorgun düşüp ölen pervanenin realist hikâyesiyle karşılaşılır. Eser, Zatî’nin masalımsı Şem‘ ü Pervâne’si ve Lamiî’nin tasavvufî yapı arz eden; ancak daha çok aşk macerasını konu edinen aynı adlı eserinden ayrılır. Bu eserlerdeki alegorik yapıdan farklı olarak Feyzî’nin eserinde Şem‘ ve Pervâne birer kavramı sembolize eden gerçek Şem‘ ve Pervâne olup ikisinin arasındaki ilişki gerçek manasıyla mum ile pervanenin ilişkisidir. (Tekin 1991: 4-5). Eser, iç anlamıyla tasavvufî/mistik bir metin özelliği gösterir. Feyzî’nin, eserini kaleme alırken Necmeddin Dâye’nin tasavvufî konularda kaleme aldığı Mirsâdü’l-‘İbâd Mine’l-Mebde’ İlâ’l-Me‘âd adlı eserinden fazlasıyla yararlandığı, eserdeki “sembolik imajları ve motifleri” daha iyi anlamak için bu esere başvurulması gerektiği ortaya koyulmuştur (Tekin 1991: 5). Eserde, Allah’ın birliğine dair beyitlerin ardından tevhid, na‘t ve Hz. Muhammed’in miracı ile şakku’l-kamer mucizesine, Vâmık ile Azrâ hikayesine, dört halifeye ve Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin’e dair na‘tlara, I. Ahmed övgüsüne, padişaha dua edilen bir bölüme, Tiryakî Mehmed Paşa’nın methine, “Der münâcât ilâ Kâziya’l-hâcât-i Feyzî-i bî-çâre” başlıklı kısma ve sebeb-i telif bölümüne geçilir. Bunlardan sonraki bölüm aşka ve aşk vesilesiyle insan-ı kâmil olmaya dairdir. Sonrasında asıl konunun başladığı “Mebde-i Dâsitân” bölümü gelir. Şair bundan sonra Şem‘ ve Pervâne’nin hikâyesini anlatmaya başlar. Mesnevi metninin aralarında gazel nazım şekliyle yazılmış şiirlere de yer verilmiştir.  Feyzî, 386-387. beyitlerinde eserinin tercüme değil, orijinal bir eser olduğunu söylemiştir.

Eser, Gelibolulu Mustafa Âlî’nin Mihr ü Mâh mesnevisi ile benzerlikler taşımaktadır. Kişi adlarının, kimi başlıkların, konunun işlenişinin yanında söyleyiş ve dil bakımından da beyitler arası benzerliklerin yanında Feyzî’nin, Mihr ü Mâh’taki birinci mısralara yoğunlaştığını ve aynı veya eşanlamlı sözcüklerle manayı muhafaza edip tek bir beyit oluşturduğunu, bu “ekonomik” söyleyiş tarzını özellikle eserin ilk bölümlerinde, Mihr ü Mâh ile konu birlikteliğinin bulunduğu bablarda sıklıkla kullanmıştır (Sabuncu 2005: 146-152). Buna göre; Feyzî'nin aynı veya eşanlamlı kelimelerle kurduğu farklı cümle yapıları, anlatımını Âlî’nin mesnevisine göre biraz daha ağdalı bir dil kullanarak oluşturması, gerek motif gerekse konu gelişimindeki bazı eklemelerle eserine tasavvufî bir hava katması mesnevisini Mihr ü Mâh’a bir nazire olarak yazdığını söylemeye imkan verir.  (Sabuncu 2005: 159).

Şem‘ ü Pervâne, Gönül Alpay-Tekin tarafından yayımlanmıştır (1991).

Şairin biyografisi için bk. “Feyzî Çelebi”. Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü. http://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/madde-feyzi-celebi

Eserden Örnekler


Fânûs Nâmında Bir Rakîb Şem‘in Hem ‘Âşıkı ve Hem Hâfızı Olup Şem‘-i Dil-ârâyı Cümle Şeylerden Hıfz İtdügidür.

Ne denlü eylese kul re’y-i tedbîr

Sanma ki bozmaya tedbîri takdîr


Cümle eşyâlarda emir Hudânın

Zîrâ ki el-mukaddir


Gûşiş <ü> sa‘y ile hîç hâsıl olmaz

İş Allâhundur kul didügi olmaz


Ol zamân ki Hudâ Şem‘i halk itdi

Cümle esbâbını bile yaratdı


Çünki hüsn ile mümtâz itdi Hudâ

Bir kimseyi hâfız etmişdi ana


Hıfz iderdi televvün-i rûzgârdan

Şem‘i saklar idi cümle agyârdan


Lîk kendi gâyetile hâ’in idi

Bu husûsda bir büyük hâ’in idi


Asılurdı ol nigârun boynına

Alurdı her gice anı koynına


Her gice lutf ile olurdı pür-şevk

Vuslatile her zamân sorardı zevk


Severdi cân ile Şem‘i ol efsûs

Nâmına san ile dirleri Fânûs


Yârın dünyâya bakdugın istemez

Yüzini kimseye aslâ göstermez


Rûz u şeb vaslile kendüsi handân

Bu gûne sürerken ‘âlemde devrân


Gördi kim ırakdan gelür bir ‘ayyâr

Yanında gayri bir kimse dahi var


Birden itdiler şebistâna duhûl

Şem‘ün hisârına itdiler nuzûl


Gördiler ol zamân bir dîv rakîb

Kimseyi ugratmaz yârına karîb


O güli hıfz ider nite ki hâr

İnledür her ‘uşşâkı bülbül-vâr


Ne denlü olunursa fikr ü hayâl

Hareme girmek muhâl ender muhâl


Çok cidd <ü> sa‘y eyledi bâd-ı sarsar

Bulmadı hîç bûy-ı vuslatdan eser   (Tekin 1991: 72-73)  

Kaynakça


A. Tekin, Gönül (1991). Feyzî Çelebi, Şem‘ ü Pervâne (A Seventeenth Century Ottoman Mesnevî in Syllabic Meter – Text, Interpretation and Facsimile). Sources of Oriental Languages and Literatures 14, Cambridge, Mass: Harvard University, The Department of Near Eastern Languages and Literatures.

Sabuncu, Zeynep (2005). “Âlî’nin Mihr ü Mâh’ı ile Feyzî’nin Şem ü Pervâne’si Arasındaki Benzerlikler: İntihal mi Gelenek mi?”. Türk Kültürü İncelemeleri Dergisi (13): 129-166.

Atıf Bilgileri


Kolbaş, Ozan. "ŞEM' Ü PERVÂNE (FEYZÎ ÇELEBİ)". Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü, http://tees.yesevi.edu.tr/madde-detay/sem-u-pervane-feyzi-celebi. [Erişim Tarihi: 04 Nisan 2026].


Benzer Eserler

# Madde Yazar Madde Yazarı İşlem
1 LEMEZÂT-I HULVİYYE EZ LEMEÂT-I ULVİYYE (MAHMUD CEMALEDDİN HULVÎ) Mahmud Cemaleddin el-Hulvî Diğer Özlem Şamlı
Görüntüle
2 AHBÂRÜ’L-'İBER (ZA’ÎFÎ, MUHAMMED) Za'îfî, Muhammed Doç. Dr. Necmiye Özbek Arslan
Görüntüle
3 KIRK HADİS TERCÜMESİ (FEYZÎ-İ KEFEVÎ) Feyzî-i Kefevî Prof. Dr. Adem Ceyhan
Görüntüle
4 ZÜBDETÜ'N-NESÂYİH VE UMDETÜ'T-TEVÂRÎH (IYÂNÎ) Iyânî, Cafer Iyânî Bey Prof. Dr. Osman Ünlü
Görüntüle
5 RÂZ-NÂME FÎ MENÂKIBİ'L-ULEMÂ VE'L-MEŞÂYİH VE'L-FUZELÂ (KEFEVÎ HÜSEYİN) Kefevî, Hüseyin ismail Aksoyak
Görüntüle
6 ES-SEYFÜ'L-MESLÛLÜ FÎ ŞERHİ'R-RESÛLİ (MUSTAFA b. BÂLÎ) Mustafa b. Bâlî Araş. Gör. Oğuzhan Et
Görüntüle
7 HADÎS-İ ŞERÎFLER MECMUASI (MUSTAFÂ b. BÂLÎ) Mustafâ b. Bâlî Araş. Gör. Oğuzhan Et
Görüntüle
8 HÂŞİYE ALÂ ŞERHİ MİFTÂH (MUSTAFA b. BÂLÎ) Mustafâ bin Bâlî Araş. Gör. Oğuzhan Et
Görüntüle
9 TUHFE-İ ŞEMSÎ (ŞEMSÎ) Şemsî, İsfendiyar-zâde Şemsî Ahmed Paşa Prof. Dr. Yunus KAPLAN
Görüntüle
10 KARAMAN-NÂME (ŞİKÂRÎ) Şikârî Araş. Gör. Mizan Coşkun Özgür
Görüntüle