- Yazar Biyografisi (TEİS)
Ubeydullâh Dede - Madde Yazarı: Doç. Dr. Cemal Bayak
- Eser Yazılış Tarihi:995/1586-87'den önce.
- Yazıldığı Saha:Anadolu-Osmanlı
- Edebiyat Alanı:Yazılı Edebiyat / Divan Edebiyatı
- Dönemi:16. Yüzyıl
- Dili:Türkçe
- Alfabesi:Arap
- Yapısı:Manzum
- Niteliği:Telif
- Türü/Formu:Mevlid
- Yayın Tarihi:10/11/2022
EVSÂF VE MU‘CİZÂT-I NEBÎ/ MEVLİD (UBEYDULLÂH DEDE)
mevlidUbeydullâh Dede (d. ?/? - ö. 995/1596)
ISBN: 978-9944-237-87-1
Ubeydullah Dede'nin, Hz. Muhammed’in doğum ve İslam’ı tebliğini anlattığı mesnevisi. Eser 730 beyit uzunluğundadır. İçerisinde toplam 29 beyit uzunluğunda 3 gazel bulunmaktadır. Eserdeki kalan 701 beyit mesnevi tarzındadır. Eserin başlık konulmamış olan ilk dokuz beytinin beş beyti tevhîd, diğerleri naattır. Eserde iki tane münacat ve iki tane daha naat bulunmaktadır. Bunlardan ilki mesnevi şekli ile diğeri gazel formundadır. Eserdeki diğer iki gazelde ise aşk tasvir edilmektedir. Eserde ayrıca mesnevi tarzında Mevlânâ medhiyesi bulunmaktadır.
Eserde tevhid, tahmid, münâcât, naat ve mu‘cizât bölümlerinin ardından "Mukaddime-i Mevlid” başlığı ile asıl konun işlendiği bölüme geçilir. Yaratılış öncesinden başlanarak, Hz. Peygamber’in ruhu daha sonra bu ruhtan bütün kâinatı yaratılması ve onun nurunun önce Âdem peygamberin vücûduna tevdi edilişi, ve Hz. Peygamber’in nurunun nesilden nesile geçerek dünyaya gelmesi anlatılmakta, sonrasında onun “rûhânî” mevlidi ile “cismânî” mevlidinin tenasübü ele alınmaktadır. Burada Hz. Peygamber’in dünyaya gelişi esnasında olan olağanüstü olaylara değinilmektedir. Bu bölümü Hz. Peygamber’in doğumundan vefatına kadar Allah’a teveccühünün ifadesi takip etmektedir. Şair burada mevlid konusunu keserek ilmin faydası konusuna geçmekte ve ilmin aşkın da doğumuna sebep olduğunu dile getirmekte ve gerçek ilmin insanı Allah’a yaklaştırması gerektiğini ifade etmektedir. Bunu tasavvufta seyr ü sülûk adı verilen nefsin terbiyesinin aşk ateşi ile geçilen aşamalarının tasviri takip etmektedir. Bu konudan sonra şair tekrar Hz. Peygamber’e dönmekte ve onun İslam’ı tebliğ etmesi, ona tâbi olan sahabenin vasıfları ile muhalefet edenlerin kötü yaklaşımları ifade edilip Hz. Peygamber’in mucizeleri, ümmetine şefkati ve mirâcının anlatılmasına geçilmektedir. Sonrasında Kur’an’ın vasıflarının tasviri, Hz. Peygamber’in hastalanması ve dünyadan ayrılma vaktinin geldiğini görmesi üzerine ashabına hitap etmesi ve vefatı üzerinde durulmaktadır. Daha sonra Hz. Peygamber’in risaletinin izlerinin vefatından sonra da sürdüğü anlatılmaktadır. Hz. Peygamber’i konu alan bu kısımdan sonra şair tekrar tasavvufla ilgili hususlara yönelmektedir. Şair biri gazel olan iki manzume ile Hz. Peygamber’e seslendikten sonra “Tetimme-i Kitâb” ve “Münâcât” ile eserini tamamlamaktadır.
Arapça dini, tasavvufi kelimelerin çok yoğun olarak kullanıldığı eserin dili ağır denilebilecek yoğunluktadır. Bundan dolayı eserdeki Türkçe kelime haznesi çok fakirdir. Kur’an ve hadislerden yapılan iktibasların çokluğunun da eserin dilini ağırlaştıran ögelerdendir. Şairin vezin ve kafiyeyi başarıyla kullandığı, zaman zaman imale ve zihaflarla karşılaşılsa da bunların dikkati çekecek kadar çok olmadığı ve mısraların vezninde fazla bir zorlamanın bulunmadığı görülmektedir.
Veled Çelebi, matbu neşir için yaptığı incelemesinde Ubeydullah Dede’nin mevlidini Süleyman Çelebi’ninki ile kıyaslayarak “nefâsette ona ikinci olabilir” demekte; şairin kendisini de 16. yy.daki diğer şairler arasında “Usûlî mertebesinde” bulmaktadır (Ahmed Cevdet 1313/1895: 45-46). Vasfi Mahir Kocatürk ise eseri “vak‘alarda daha muhtasar, fakat fikrî bütünde daha geniş ve şahsî tertipli” bulmakta, onu “nazım dili ve şekil bakımından Süleyman Çelebi mevlidinin daha mükemmel”i olarak görmektedir (Kocatürk 1970: 404).
Eserin matbu neşrinin bir yılda (Ahmed Cevdet 1313/1895) iki defa yapılması, bu dönemde eserin değerini fark edebilecek eğitim seviyesi yüksek bir okuyucu kitlesinin varlığı ile ilgili olmalıdır.
Eserde şairin duygu ve düşüncelerini rahatlıkla anlaşılabilecek bir yapıda beyitlere yansıttığı görülmektedir. Şairin tahkiyede bir kopukluk olmadan konuları rahatlıkla birbirine bağladığı ve esere uyumlu bir kurgu verme donanımına sahip olduğu görülmektedir. Bununla beraber Ubeydullah Dede’nin eserinde heyecan unsurlarından çok öğretme kaygı ve amacının öne çıktığı görülmektedir. Eserin büyük bir kısmında dini-tasavvufi unsurlara telmih ve onların telkini yer almaktadır. Eserde konunun tahkiyesinin dışındaki bölümlerde ve öğreticilikten uzaklaşıldığı durumlarda şairin duygularının dizginlerini serbest bıraktığı görülmektedir. Bu tür durumlarda metindeki akıcılık ve heyecanın arttığı rahatlıkla fark edilmektedir. Eserdeki münacat ve naatların bulunduğu metinler ve aşkı tasvir eden gazellerin heyecan ve akıcılık açısından tahkiyeli bölümlerden kolayca ayrıştığı görülmektedir. Ubeydullah Dede’nin yer yer eserin konusundan uzaklaşarak okuyucuya tasavvufi düşünceyi telkin etmeye yönelmesi göz önüne alındığında onun sanat yönü yüksek bir eser ortaya koymadan çok, okuyucuyu eğitme, ona yararlı olma amacı taşıdığı söylenilebilir. Ubeydullah Dede ile Süleyman Çelebi’nin konuyu işlemedeki tutum farkı eserlerinin beğenilmesinde belirleyici olmuştur. Süleyman Çelebi’nin konuyu işlerken, kendi hissiyatını konunun tahkiyesine feda etmediği, aksine konuyu kendi hissiyatını yansıtabileceği bir zemin olarak kullanmaya yöneldiği, duygularını yalın, sıcak ve yüksek bir heyecan içinde yoğurmayı başarabildiği görülmektedir. Duygularını coşkuyla ifade edilmesi Süleyman Çelebi’nin mevlid türündeki bütün eserleri gölgede bırakmasında en önemli unsur olduğu görülmekte, onun eserinin başarısını burada aramak gerekmektedir. Ubeydullah Dede’nin eseri, Vasfi Mahir’in ifadesiyle “fikrî bütünde daha geniş ve şahsî tertipli” olması yönüyle okuyucuyu fikir yönünden doyuruculuğu ile öne çıkmakta ise de duygu ve heyecan yönüyle Süleyman Çelebi’yi yakalayamamaktadır. Bu iki eserin okuyucuda gördüğü kabul farkı, bir edebi eserin kaderini taşıdığı özgün duygu ve heyecanın belirlediğini göstermektedir.
İlhan Yıldız tarafından yüksek lisans tez çalışması yapılan (2016) eser üzerine Cemal Bayak'ın da kitap çalışması bulunmaktadır (2016).
Şairin biyografisi için bk. "Ubeydullâh Dede". Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü. http://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/ubeydullah-dede
Eserden Örnekler
Hitâb be-Hazret-i Seyyidi’l-Enbiyâ’i Muhammed'ini’l-Mustafâ ‘Aleyhi Efdalu’s-Salavât ve Ekmelü’t-Tahiyyât Der kemâl-i İstignâ-yı û ve ‘Acz ü kusûr-ı Meddâh
İy nebîler zümresinüñ zübdesi
‘Âlemüñ fahri cihânuñ ‘uhdesi
Hâsıl-ı kevn ü murâd-ı emr-i kün
Mahzen-i esrâr-ı ‘ilm-i min ledün
Tâc-ı fark-ı ‘Arş u kürsî vü semâ
Nûr u berk-i mâh u hûrşîd ü sühâ
‘Âlemüñ cânı vü cânuñ ‘âlemi
Mahremüñ şâhı vü şâhuñ mahremi
Mazhar-ı kudret menât-ı nasr u ‘avn
Merkez-i ‘âlem medâr-ı her dü kevn
Leyl-i dünyâda yüzüñ “bedrü’d-dücâ”
Rûz-i mahşer tal‘atuñ “şemsü’d-duhâ”
Hüsnünüñ âşüftesidür cân u dil
Toludur ‘ışkuñ hevâsı âb u kil
648 Râyetüñ “nasrun min Allâh”dur senüñ
Vasf-ı hâlüñ “lî-ma‘allâh”dur senüñ
Cân ki mişkât-ı tende nûr-ı zeyt
Zav’-ı Hak'dur “mâ rameyte iz rameyt”
Mebde-i ‘âlem vücûduñdur senüñ
Cümle varlık feyz ü cûduñdur senüñ
Enbiyâ dîvânınuñ muhtârısın
Evliyânuñ kâfile-sâlârısın
Kavl ü fi‘lüñ cümle mu‘cizdür senüñ
İns ü cin medhüñde ‘âcizdür senüñ
Çünkü “Levlâk” oldı midhat şânuña
Kim bula yol vasf-ı bî-pâyânuña
And içerken ‘ömrüñe Hâlık senüñ
Vasfuñı kim eyleye lâyık senüñ
Ol ki mebde’ hem me’âb itmiş seni
Bir münevver âfitâb itmiş seni
Tolmış anuñ şu‘lesi şîb ü firâz
Medh ü vasfından cihânuñ bî-niyâz
[...]
Nice kılsun vasfuñ iy şâh-ı bülend
Bu ‘Ubeyd-i derd-mend ü müste-mend
Agzumı biñ kez gül-âb-ile yusam
Lâyık olmaz medhüñe iy pür-kerem
Bu tekellüfden murâdı bendenüñ
Mübtelâ vü bî-dil ü efkendenüñ
Zerre vasf-ı âfitâb itmek diler
Aña ya‘nî intisâb itmek diler (Bayak 2016: 114-119)
Kaynakça
Ahmed Cevdet (Haz.) (1313/1895). Ubeydî, Evsâf ve Mu‘cizât-ı Nebî. İstanbul: İkdam Matbaası.
Arslan, Ömer (2013). Ubeydî Dîvânı (Metin ve İnceleme). Yüksek Lisans Tezi. İstanbul: İstanbul Üniversitesi.
Bakırcı, Selami (2003). Mevlid: Doğuşu ve Gelişimi. İstanbul: Akademik Araştırmalar Yay.
Bayak, Cemal (2016). Ubeydullah Dede Mevlid Risâle fî Evsâfi’n-Nebî. İstanbul: Kriter Yay.
Bayak, Cemal (2006). “Ubeydullâh Dede ve Mevlidi: Risâle fî Evsâfi'n-Nebiyy”. TDED. C. 35. 1-15.
Çağmar, Edip (2004). Edebi Açıdan Arapça Mevlidler. Ankara: İlâhiyât Yay.
Çelebioğlu, Amil (1998). "Türk Edebiyatında Manzum Dini Eserler". Eski Türk Edebiyatı Araştırmaları. Haz. Nihat Öztoprak-Sebahat Deniz. İstanbul: MEB Yay. 348-365.
Kocatürk, Vasfi Mahir (1970). Türk Edebiyatı Tarihi. Ankara: Edebiyat Yay.
Köksal, Fatih (2011). Mevlid-nâme. Ankara: TDV Yay.
Mazıoğlu, Hasibe (1974). “Türk Edebiyatında Mevlid Yazan Şairler”. Türkoloji Dergisi 6 (1): 31-62.
Özege, M. Seyfettin (1971). Eski Harflerle Basılmış Türkçe Eserler Kataloğu. C. 1. İstanbul: Fatih Yayınevi Matbaası.
Rossi, Ettore (1953). Elenco dei manoscritti Turchi Della Biblioteca Vaticana : Vaticani, Barberiniani, Borgiani, Rossiani, Chigiani. Roma : Citta Del Vaticano.
Sahîh Ahmed Dede (2003). Mevlevilerin Tarihi (Mecmûatü't-Tevârihi'l-Mevleviyye). Haz. Cem Zorlu. İstanbul: İnsan Yay.
Sakıb Dede (1283/1866). Sefîne-i Mevleviyye. Kahire. 3 C.
Süleyman Çelebi (1980). Mevlid (Vesîletü’n-Necât). Hzl. Neclâ Pekolcay. İstanbul: Dergah Yay.
Süleyman Çelebi (1980). Mevlid. Haz. Faruk Timurtaş. İstanbul: KB Yay.
Süleyman Çelebi (1954). Vesîletü’n-Necât, Mevlid. Haz. Ahmet Ateş. Ankara: TTK Yay.
Uzun, Mustafa (2005). “Muhammed: Türk Edebiyatı”. İslam Ansiklopedisi. C. 30. İstanbul: TDV Yay. 457-459.
Ünlü, M. Şahabettin (1991). Ubeydi, Hayatı-Edebi Kişiliği ve Divanının Tenkitli Metni. Doktora Tezi. İstanbul: Mimar Sinan Üniversitesi.
Yeniterzi, Emine (2003). “On Altıncı Yüzyıl Klasik Türk Şiirinin Konyalı Temsilcileri”. Tarih ve Kültür Başkenti Konya. Konya: Konya Büyükşehir Belediyesi Yay. 147-153.
Yıldız, İlhan (2016). Ubeydullah Dede’nin Evsâf u Mucizât-I Nebî Adlı Eseri [İnceleme-Metin]. Yüksek Lisans Tezi. Samsun: Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi.
Atıf Bilgileri
Benzer Eserler
| # | Madde | Yazar | Madde Yazarı | İşlem | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | DÎVÂN (CA’FER) | Ca’fer, Tâcî-zâde Ca’fer Çelebi | Dr. Fatma Meliha Şen |
Görüntüle | ||
| 2 | MÜNŞE’ÂT (CA’FER) | Ca’fer, Tâcî-zâde Ca’fer Çelebi | Dr. Fatma Meliha Şen |
Görüntüle | ||
| 3 | TERCEME-İ CÂMEŞÛY-NÂME (FİRDEVSÎ) | Firdevsî, Şerefeddîn Mûsâ, Uzun Firdevsî, Firdevsî-i Rûmî, Firdevsî-i Tavîl, Türk Firdevsî | Dr. Öğr. Üyesi Ozan Kolbaş |
Görüntüle | ||
| 4 | KİTÂB-I TÂLİ'-İ MEVLÛD / TÂLİ’-İ MEVLÛD-İ KEBÎR (FİRDEVSÎ) | Firdevsî, Şerefeddîn Mûsâ, Uzun Firdevsî, Firdevsî-i Rûmî, Firdevsî-i Tavîl, Türk Firdevsî | Doç. Dr. Himmet BÜKE |
Görüntüle | ||
| 5 | HEŞT BİHİŞT / KİTÂBÜ’S-SIFÂTİ’S-SEMÂNİYYE FÎ ZİKRİ’L-KAYÂSIRETİ’L-OSMÂNİYYE (İDRÎS) | İdrîs, İdrîs-i Bitlîsî | Doç. Dr. ADNAN OKTAY |
Görüntüle | ||
| 6 | ŞERH-İ MESNEVÎ-İ MA’NEVÎ (İDRÎS) | İdrîs, İdrîs-i Bitlisî | Doç. Dr. ADNAN OKTAY |
Görüntüle | ||
| 7 | ŞEHRENGÎZ DER-MEDH-İ CÜVÂNÂN-I EDİRNE / ŞEHRENGÎZ-İ EDİRNE (MESÎHÎ) | Mesîhî, Îsâ | Prof. Dr. Yunus KAPLAN |
Görüntüle | ||
| 8 | DÎVÂN (ŞÂMÎ) | Şâmî, Şâmlıoğlu Mustafâ Bey | Prof. Dr. Yunus KAPLAN |
Görüntüle | ||
| 9 | HEFT PEYKER (ABDÎ) | Abdî | Dr. Öğr. Üyesi ASLI AYTAÇ |
Görüntüle | ||
| 10 | CEMŞÎD Ü HURŞÎD (ABDÎ) | Abdî | Prof. Dr. Adnan Ince |
Görüntüle |