EVSÂF VE MU‘CİZÂT-I NEBÎ/ MEVLİD (UBEYDULLÂH DEDE)
mevlid
Ubeydullâh Dede (d. ?/? - ö. 995/1596)

ISBN: 978-9944-237-87-1


Ubeydullah Dede'nin, Hz. Muhammed’in doğum ve İslam’ı tebliğini anlattığı mesnevisi. Eser 730 beyit uzunluğundadır. İçerisinde toplam 29 beyit uzunluğunda 3 gazel bulunmaktadır. Eserdeki kalan 701 beyit mesnevi tarzındadır. Eserin başlık konulmamış olan ilk dokuz beytinin beş beyti tevhîd, diğerleri naattır. Eserde iki tane münacat ve iki tane daha naat bulunmaktadır. Bunlardan ilki mesnevi şekli ile diğeri gazel formundadır. Eserdeki diğer iki gazelde ise aşk tasvir edilmektedir. Eserde ayrıca mesnevi tarzında Mevlânâ medhiyesi bulunmaktadır.

Eserde tevhid, tahmid, münâcât, naat ve mu‘cizât bölümlerinin ardından "Mukaddime-i Mevlid” başlığı ile asıl konun işlendiği bölüme geçilir. Yaratılış öncesinden başlanarak, Hz. Peygamber’in ruhu daha sonra bu ruhtan bütün kâinatı yaratılması ve onun nurunun önce Âdem peygamberin vücûduna tevdi edilişi, ve Hz. Peygamber’in nurunun nesilden nesile geçerek dünyaya gelmesi anlatılmakta, sonrasında onun “rûhânî” mevlidi ile “cismânî” mevlidinin tenasübü ele alınmaktadır. Burada Hz. Peygamber’in dünyaya gelişi esnasında olan olağanüstü olaylara değinilmektedir. Bu bölümü Hz. Peygamber’in doğumundan vefatına kadar Allah’a teveccühünün ifadesi takip etmektedir. Şair burada mevlid konusunu keserek ilmin faydası konusuna geçmekte ve ilmin aşkın da doğumuna sebep olduğunu dile getirmekte ve gerçek ilmin insanı Allah’a yaklaştırması gerektiğini ifade etmektedir. Bunu tasavvufta seyr ü sülûk adı verilen nefsin terbiyesinin aşk ateşi ile geçilen aşamalarının tasviri takip etmektedir. Bu konudan sonra şair tekrar Hz. Peygamber’e dönmekte ve onun İslam’ı tebliğ etmesi, ona tâbi olan sahabenin vasıfları ile muhalefet edenlerin kötü yaklaşımları ifade edilip Hz. Peygamber’in mucizeleri, ümmetine şefkati ve mirâcının anlatılmasına geçilmektedir. Sonrasında Kur’an’ın vasıflarının tasviri, Hz. Peygamber’in hastalanması ve dünyadan ayrılma vaktinin geldiğini görmesi üzerine ashabına hitap etmesi ve vefatı üzerinde durulmaktadır. Daha sonra Hz. Peygamber’in risaletinin izlerinin  vefatından sonra da sürdüğü anlatılmaktadır. Hz. Peygamber’i konu alan bu kısımdan sonra şair tekrar tasavvufla ilgili hususlara yönelmektedir. Şair biri gazel olan iki manzume ile Hz. Peygamber’e seslendikten sonra “Tetimme-i Kitâb” ve “Münâcât” ile eserini tamamlamaktadır. 

Arapça dini, tasavvufi kelimelerin çok yoğun olarak kullanıldığı eserin dili ağır denilebilecek yoğunluktadır. Bundan dolayı eserdeki Türkçe kelime haznesi çok fakirdir. Kur’an ve hadislerden yapılan iktibasların çokluğunun da eserin dilini ağırlaştıran ögelerdendir. Şairin vezin ve kafiyeyi başarıyla kullandığı, zaman zaman imale ve zihaflarla karşılaşılsa da bunların dikkati çekecek kadar çok olmadığı ve mısraların vezninde fazla bir zorlamanın bulunmadığı görülmektedir. 

Veled Çelebi, matbu neşir için yaptığı incelemesinde Ubeydullah Dede’nin mevlidini Süleyman Çelebi’ninki ile kıyaslayarak “nefâsette ona ikinci olabilir” demekte; şairin kendisini de 16. yy.daki diğer şairler arasında “Usûlî mertebesinde” bulmaktadır (Ahmed Cevdet 1313/1895: 45-46). Vasfi Mahir Kocatürk ise eseri “vak‘alarda daha muhtasar, fakat fikrî bütünde daha geniş ve şahsî tertipli” bulmakta, onu “nazım dili ve şekil bakımından Süleyman Çelebi mevlidinin daha mükemmel”i olarak görmektedir (Kocatürk 1970: 404).

Eserin matbu neşrinin bir yılda (Ahmed Cevdet 1313/1895) iki defa yapılması, bu dönemde eserin değerini fark edebilecek eğitim seviyesi yüksek bir okuyucu kitlesinin varlığı ile ilgili olmalıdır.

Eserde şairin duygu ve düşüncelerini rahatlıkla anlaşılabilecek bir yapıda beyitlere yansıttığı görülmektedir. Şairin tahkiyede bir kopukluk olmadan konuları rahatlıkla birbirine bağladığı ve esere uyumlu bir kurgu verme donanımına sahip olduğu görülmektedir. Bununla beraber Ubeydullah Dede’nin eserinde heyecan unsurlarından çok öğretme kaygı ve amacının öne çıktığı görülmektedir. Eserin büyük bir kısmında dini-tasavvufi unsurlara telmih ve onların telkini yer almaktadır. Eserde konunun tahkiyesinin dışındaki bölümlerde ve öğreticilikten uzaklaşıldığı durumlarda şairin duygularının dizginlerini serbest bıraktığı görülmektedir. Bu tür durumlarda metindeki akıcılık ve heyecanın arttığı rahatlıkla fark edilmektedir. Eserdeki münacat ve naatların bulunduğu metinler ve aşkı tasvir eden gazellerin heyecan ve akıcılık açısından tahkiyeli bölümlerden kolayca ayrıştığı görülmektedir. Ubeydullah Dede’nin yer yer eserin konusundan uzaklaşarak okuyucuya tasavvufi düşünceyi telkin etmeye yönelmesi göz önüne alındığında onun sanat yönü yüksek bir eser ortaya koymadan çok, okuyucuyu eğitme, ona yararlı olma amacı taşıdığı söylenilebilir. Ubeydullah Dede ile Süleyman Çelebi’nin konuyu işlemedeki tutum farkı eserlerinin beğenilmesinde belirleyici olmuştur. Süleyman Çelebi’nin konuyu işlerken, kendi hissiyatını konunun tahkiyesine feda etmediği, aksine konuyu kendi hissiyatını yansıtabileceği bir zemin olarak kullanmaya yöneldiği, duygularını yalın, sıcak ve yüksek bir heyecan içinde yoğurmayı başarabildiği görülmektedir. Duygularını coşkuyla ifade edilmesi Süleyman Çelebi’nin mevlid türündeki bütün eserleri gölgede bırakmasında en önemli unsur olduğu görülmekte, onun eserinin başarısını burada aramak gerekmektedir. Ubeydullah Dede’nin eseri, Vasfi Mahir’in ifadesiyle “fikrî bütünde daha geniş ve şahsî tertipli” olması yönüyle okuyucuyu fikir yönünden doyuruculuğu ile öne çıkmakta ise de duygu ve heyecan yönüyle Süleyman Çelebi’yi yakalayamamaktadır.  Bu iki eserin okuyucuda gördüğü kabul farkı, bir edebi eserin kaderini taşıdığı özgün duygu ve heyecanın belirlediğini göstermektedir.

İlhan Yıldız tarafından yüksek lisans tez çalışması yapılan (2016) eser üzerine  Cemal Bayak'ın da kitap çalışması bulunmaktadır (2016).

Şairin biyografisi için bk. "Ubeydullâh Dede". Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğühttp://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/ubeydullah-dede 

Eserden Örnekler


Hitâb be-Hazret-i Seyyidi’l-Enbiyâ’i Muhammed'ini’l-Mustafâ ‘Aleyhi Efdalu’s-Salavât ve Ekmelü’t-Tahiyyât Der kemâl-i İstignâ-yı û ve ‘Acz ü kusûr-ı Meddâh


 İy nebîler zümresinüñ zübdesi

‘Âlemüñ fahri cihânuñ ‘uhdesi


Hâsıl-ı kevn ü murâd-ı emr-i kün

Mahzen-i esrâr-ı ‘ilm-i min ledün


Tâc-ı fark-ı ‘Arş u kürsî vü semâ

Nûr u berk-i mâh u hûrşîd ü sühâ


‘Âlemüñ cânı vü cânuñ ‘âlemi

Mahremüñ şâhı vü şâhuñ mahremi


Mazhar-ı kudret menât-ı nasr u ‘avn

Merkez-i ‘âlem medâr-ı her dü kevn


Leyl-i dünyâda yüzüñ “bedrü’d-dücâ”

Rûz-i mahşer tal‘atuñ “şemsü’d-duhâ”


Hüsnünüñ âşüftesidür cân u dil

Toludur ‘ışkuñ hevâsı âb u kil


648 Râyetüñ “nasrun min Allâh”dur senüñ

Vasf-ı hâlüñ “lî-ma‘allâh”dur senüñ


Cân ki mişkât-ı tende nûr-ı zeyt

Zav’-ı Hak'dur “mâ rameyte iz rameyt”


Mebde-i ‘âlem vücûduñdur senüñ

Cümle varlık feyz ü cûduñdur senüñ


Enbiyâ dîvânınuñ muhtârısın

Evliyânuñ kâfile-sâlârısın


Kavl ü fi‘lüñ cümle mu‘cizdür senüñ

İns ü cin medhüñde ‘âcizdür senüñ


Çünkü “Levlâk” oldı midhat şânuña

Kim bula yol vasf-ı bî-pâyânuña


And içerken ‘ömrüñe Hâlık senüñ

Vasfuñı kim eyleye lâyık senüñ


Ol ki mebde’ hem me’âb itmiş seni

Bir münevver âfitâb itmiş seni


Tolmış anuñ şu‘lesi şîb ü firâz

Medh ü vasfından cihânuñ bî-niyâz

[...]

Nice kılsun vasfuñ iy şâh-ı bülend

Bu ‘Ubeyd-i derd-mend ü müste-mend


Agzumı biñ kez gül-âb-ile yusam

Lâyık olmaz medhüñe iy pür-kerem


Bu tekellüfden murâdı bendenüñ

Mübtelâ vü bî-dil ü efkendenüñ


Zerre vasf-ı âfitâb itmek diler

Aña ya‘nî intisâb itmek diler (Bayak 2016: 114-119)

Kaynakça


Ahmed Cevdet (Haz.) (1313/1895). Ubeydî, Evsâf ve Mu‘cizât-ı Nebî. İstanbul: İkdam Matbaası.

Arslan, Ömer (2013). Ubeydî Dîvânı (Metin ve İnceleme). Yüksek Lisans Tezi. İstanbul: İstanbul Üniversitesi.

Bakırcı, Selami (2003). Mevlid: Doğuşu ve Gelişimi. İstanbul: Akademik Araştırmalar Yay.

Bayak, Cemal (2016). Ubeydullah Dede Mevlid Risâle fî Evsâfi’n-Nebî. İstanbul: Kriter Yay.

Bayak, Cemal (2006). “Ubeydullâh Dede ve Mevlidi: Risâle fî Evsâfi'n-Nebiyy”. TDED. C. 35. 1-15.

Çağmar, Edip (2004). Edebi Açıdan Arapça Mevlidler. Ankara: İlâhiyât Yay.

Çelebioğlu, Amil (1998). "Türk Edebiyatında Manzum Dini Eserler". Eski Türk Edebiyatı Araştırmaları. Haz. Nihat Öztoprak-Sebahat Deniz. İstanbul: MEB Yay. 348-365.

Kocatürk, Vasfi Mahir (1970). Türk Edebiyatı Tarihi. Ankara: Edebiyat Yay.

Köksal, Fatih (2011). Mevlid-nâme. Ankara: TDV Yay.

Mazıoğlu, Hasibe (1974). “Türk Edebiyatında Mevlid Yazan Şairler”. Türkoloji Dergisi 6 (1): 31-62.

Özege, M. Seyfettin (1971). Eski Harflerle Basılmış Türkçe Eserler Kataloğu. C. 1. İstanbul: Fatih Yayınevi Matbaası.

Rossi, Ettore (1953). Elenco dei manoscritti Turchi Della Biblioteca Vaticana : Vaticani, Barberiniani, Borgiani, Rossiani, Chigiani. Roma : Citta Del Vaticano.

Sahîh Ahmed Dede (2003). Mevlevilerin Tarihi (Mecmûatü't-Tevârihi'l-Mevleviyye). Haz. Cem Zorlu. İstanbul: İnsan Yay.

Sakıb Dede (1283/1866). Sefîne-i Mevleviyye. Kahire. 3 C.

Süleyman Çelebi (1980). Mevlid (Vesîletü’n-Necât). Hzl. Neclâ Pekolcay. İstanbul: Dergah Yay.

Süleyman Çelebi (1980). Mevlid. Haz. Faruk Timurtaş. İstanbul: KB Yay.

Süleyman Çelebi (1954). Vesîletü’n-Necât, Mevlid. Haz. Ahmet Ateş. Ankara: TTK Yay.

Uzun, Mustafa (2005). “Muhammed: Türk Edebiyatı”. İslam Ansiklopedisi. C. 30. İstanbul: TDV Yay. 457-459.

Ünlü, M. Şahabettin (1991). Ubeydi, Hayatı-Edebi Kişiliği ve Divanının Tenkitli Metni. Doktora Tezi. İstanbul: Mimar Sinan Üniversitesi.

Yeniterzi, Emine (2003). “On Altıncı Yüzyıl Klasik Türk Şiirinin Konyalı Temsilcileri”. Tarih ve Kültür Başkenti Konya. Konya: Konya Büyükşehir Belediyesi Yay. 147-153.

Yıldız, İlhan (2016). Ubeydullah Dede’nin Evsâf u Mucizât-I Nebî Adlı Eseri [İnceleme-Metin]. Yüksek Lisans Tezi. Samsun: Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi.

Atıf Bilgileri


Bayak, Cemal. "EVSÂF VE MU‘CİZÂT-I NEBÎ/ MEVLİD (UBEYDULLÂH DEDE)". Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü, http://tees.yesevi.edu.tr/madde-detay/evsaf-ve-mu-cizat-i-nebi-mevlid-ubeydullah-dede. [Erişim Tarihi: 16 Mayıs 2026].


Benzer Eserler

# Madde Yazar Madde Yazarı İşlem
1 DÎVÂN (CA’FER) Ca’fer, Tâcî-zâde Ca’fer Çelebi Dr. Fatma Meliha Şen
Görüntüle
2 MÜNŞE’ÂT (CA’FER) Ca’fer, Tâcî-zâde Ca’fer Çelebi Dr. Fatma Meliha Şen
Görüntüle
3 TERCEME-İ CÂMEŞÛY-NÂME (FİRDEVSÎ) Firdevsî, Şerefeddîn Mûsâ, Uzun Firdevsî, Firdevsî-i Rûmî, Firdevsî-i Tavîl, Türk Firdevsî Dr. Öğr. Üyesi Ozan Kolbaş
Görüntüle
4 KİTÂB-I TÂLİ'-İ MEVLÛD / TÂLİ’-İ MEVLÛD-İ KEBÎR (FİRDEVSÎ) Firdevsî, Şerefeddîn Mûsâ, Uzun Firdevsî, Firdevsî-i Rûmî, Firdevsî-i Tavîl, Türk Firdevsî Doç. Dr. Himmet BÜKE
Görüntüle
5 HEŞT BİHİŞT / KİTÂBÜ’S-SIFÂTİ’S-SEMÂNİYYE FÎ ZİKRİ’L-KAYÂSIRETİ’L-OSMÂNİYYE (İDRÎS) İdrîs, İdrîs-i Bitlîsî Doç. Dr. ADNAN OKTAY
Görüntüle
6 ŞERH-İ MESNEVÎ-İ MA’NEVÎ (İDRÎS) İdrîs, İdrîs-i Bitlisî Doç. Dr. ADNAN OKTAY
Görüntüle
7 ŞEHRENGÎZ DER-MEDH-İ CÜVÂNÂN-I EDİRNE / ŞEHRENGÎZ-İ EDİRNE (MESÎHÎ) Mesîhî, Îsâ Prof. Dr. Yunus KAPLAN
Görüntüle
8 DÎVÂN (ŞÂMÎ) Şâmî, Şâmlıoğlu Mustafâ Bey Prof. Dr. Yunus KAPLAN
Görüntüle
9 HEFT PEYKER (ABDÎ) Abdî Dr. Öğr. Üyesi ASLI AYTAÇ
Görüntüle
10 CEMŞÎD Ü HURŞÎD (ABDÎ) Abdî Prof. Dr. Adnan Ince
Görüntüle